Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, dava dışı şirketten davacıya temlik edilen alacağın tahsili isteminde, temlik tarihinde davalının borcu olmadığından davanın reddini onadı.
Özet: Davacı vekilinin, dava dışı bir şirketten temlik aldığı 485.000,00 TL tutarındaki alacağın davalı şirketten tahsilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesi, bilirkişi raporlarıyla temlik tarihinde davalının temlik edene borcunun bulunmadığı ve davalının ödemeleri kendisine ulaşan bildirim sırasına göre yapmasında hukuka aykırılık olmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar vermiş; temyiz incelemesinde Yargıtay da bu kararı usul ve yasaya uygun bularak davacının temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı kesin olarak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ile davalı vekili Avukat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Tekstil A.Ş.'nin 23.01.2012 tarihli temliknamesi ile davalı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarının 485.000,00 TL'lik kısmını müvekkili şirkete temlik ettiğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen ihtarnameye verilen cevapta kendilerine tebliğ edilen haciz ihbarnamelerini ve temliknameleri tebliğ tarihlerine göre sıraya aldıklarını, müvekkili şirketin alacağının listede 15. sıraya işlendiğini ancak davalıya gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını belirterek hali hazırda miktarı belirsiz olan ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebilir hale gelecek olan alacağın 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın davalının dava dışı şirketten olan ve davacıya temlik edilen borcun ödenmediği iddiasına dayandığı, yapılan bilirkişi incelemesinde temlik tarihi itibariyle davalının dava dışı temlik eden firmaya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davalının dava dışı şirkete olan borçlarını temliknamelerin kendisine tebliğ tarihine göre sıraya koyarak ödeme yapmasında hukuka aykırı bir hal bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi kök ve ek raporunda, temlik tarihi itibariyle davalının temlik edene borcunun bulunmadığı, davalının temliğin davalıya bildirildiği tarihten sonra temlik edenin alacağına ilişkin herhangi bir üçüncü kişiye ödeme yapmadığı, temlik edenin cari hesabının kapatıldığının tespit edildiği, kök ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİA.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, dava dışı şirketten temlik alınan edilen alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.