Danıştay, akaryakıt şirketinin ihtirazi kayıtla ödediği gelir payının yasal faiziyle iadesi talebiyle açtığı tam yargı davasında süre aşımı nedeniyle verilen ret kararının temyiz incelemesini yapmaktadır.
Özet: Bir akaryakıt dağıtım şirketi, 2005-2009 ve 2016-2017 yıllarına ait eksik gelir payı olarak talep edilen 835.771,16 TLyi, ulusal marker alımına engel olunma tehdidiyle ihtirazi kayıtla ödedikten sonra iadesi için yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine tam yargı davası açmıştır. İlk derece ve bölge idare mahkemeleri, ödemenin asıl dava konusu işlem olduğunu ve yasal dava açma süresi içinde itiraz edilmediğini belirterek davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı şirket ise, yapılan ödemenin idari işlem niteliğinde olmadığını, davasının idari eylemden doğan tazminat davası olduğunu ve kanunda belirtilen sürede açıldığını, ayrıca gelir payı hesaplamalarının hatalı olduğunu ileri sürerek alt mahkeme kararlarının bozulmasını istemektedir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Enerji Akaryakıt A.Ş.
VEKİLLERİ
: Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, eksik ödendiği belirtilen 2005-2009 ve 2016-2017 yıllarına ilişkin gelir payı tutarına karşılık ihtirazi kayıtla rafinerici adına açılmış gelir payı hesabına ödenen 835.771,16-TL'nin iadesi istemiyle yapılan █████/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı davalı idare işleminin iptali ile 835.771,16-TL'nin ödemenin yapıldığı █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlığın idari işlemden kaynaklı bir tam yargı davası niteliğinde olduğu, davacının talebinin gelir payı tutarına karşılık fazladan ödendiği iddia edilen tutarın iadesine yönelik olduğu, davalı idarece gelir payı farkı adı altında borç çıkarılmasına ilişkin işlemin davacı tarafından dava konusu edilmediği, borcun █████/2021 tarihinde ödendiği, █████/2021 tarihinde idareye başvurulduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin davacıya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2021 tarihinde kayda alınan dilekçe ile bakılan davanın açıldığı, ödeme tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde ve bu sürenin son günü adli tatile denk geldiğinden en son █████/2021 tarihinde ödenen tutara ilişkin dava açılmadığı gibi yine aynı süre zarfında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında bir başvuru da yapılmadığı, bu durumda, davacının ödeme işlemini izleyen günden itibaren dava açma süresi içerisinde davayı açması ya da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde belirtilen usûlü izlemesi gerekirken bu süreler geçirildikten çok sonra █████/2021 tarihinde idareye başvurmak suretiyle █████/2021 tarihinde açılan bu davanın süre aşımı nedeniyle esasını incelenme olanağı bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından, davalı idareye ödenen tutarın iadesine ilişkin █████/2021 tarihli bir başvuru yapılmış ve bu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali dava konusu edilmiş ise de söz konusu davada iptali istenilen asıl işlemin █████/2021 tarihinde ihtirâzi kayıtla yapılan ödeme işlemi olduğu nazara alındığında, süresinde açılmayan bir davada idareye yapılan yeni bir başvuru ile dava açma süresinin ihya edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, davalı idarenin gelir payı borcu olan dağıtım şirketlerine ulusal marker alımı yapmama uygulaması ve cebri icra tehdidi nedeniyle ödemenin yapılmak zorunda kalındığı, ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin idari bir işlem olmadığı, ödemenin yapıldığı tarihten önce idari işlem niteliğinde hukuk aleminde sonuç doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemin bulunmadığı, açılan davanın idari eylemden doğan zararın tazmini nedeniyle açılmış bir tam yargı davası olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca davanın süresinde açıldığı, 2016-2017 yıllarına ilişkin etanol üzerinden gelir payı hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu, 2005 ve 2016 Ocak-Temmuz dönemine ilişkin hesaplamaların m³ miktarı ile ton başına belirlenen 1.50-TL'nin çarpılarak yapılmasının hatalı olduğu, gelir payı hesaplamaları teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: İdare Mahkemesi'nce davada iptali istenilen asıl işlemin █████/2021 tarihinde ihtirâzi kayıtla yapılan ödeme işlemi olduğu kabul edilerek bu tarihten itibaren süresinde açılmayan bir davada idareye yapılan yeni bir başvuru ile dava açma süresinin ihya edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmışsa ve ödeme işlemi 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında bir idari işlem olarak değerlendirilmişse de, dava konusu uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek idari işlem, davalı idarenin davacı şirkete ulusal marker teminini gelir payı borcunun ödenmesi şartına bağlaması şeklinde ortaya çıkacaktır. Davacı şirketi kamu gücü ayrıcalıkları kullanılarak ödeme yapmaya zorlayan böyle bir idari işlemin ödeme yapılan tarihten önce tesis edilip tebliğ edildiği ve bu işlemin davacı şirkete tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde bu işleme karşı dava açılmadığı ya da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında bir başvuruda bulunulmadığı anlaşıldığından davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonuç olarak hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!