Danıştayda Rekabet Kurulunun Sisal Şansa bildirim yükümlülüğü ihlali ve yanıltıcı belge sunma iddialarıyla idari para cezası uygulanması talebinin reddine ilişkin kararının temyiz incelemesi.
Özet: Dava, şans oyunları alanında faaliyet gösteren bir şirketin yönetim kontrolü ve kuruluş bildirimine ilişkin Rekabet Kurumuna yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiği iddiasıyla idari para cezası uygulanması talebinin reddi kararının iptali istemiyle açılmıştır; davacı taraf şirketin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olması gerektiğini savunurken, Rekabet Kurumu ve müdahil şirket faaliyetlerin özellikle 6741 sayılı Kanun ve ilgili yüklenicilik sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, rekabet hukuku eşiklerinin aşılmadığını ve yanlış bilgi verildiğine dair somut delil bulunmadığını belirtmiş olup, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri Rekabet Kurumunun kararını hukuka uygun bularak davanın reddine hükmetmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... İnteraktif Hizmetler A.Ş.
VEKİLLERİ
: Av. ... , Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
: ... İnteraktif Hizmetler ve Şans Oyunları Yatırımları A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... İnteraktif Hizmetler ve Şans Oyunları Yatırımları Anonim Şirketi'nin (... ) Rekabet Kurulu’nun (Kurul) ... tarih ve... sayılı kararının alınması sırasında yönetim kontrolü ile ilgili olarak yanlış veya yanıltıcı belge sunduğu ve ... ’ın kuruluş aşamasında Kurul’a bildirimde bulunması gerekirken bildirimde bulunulmadığından bahisle idarî para cezası uygulanması gerektiği iddiasıyla █████/2021 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; Kurul’un, başvurularla ilgili olarak ne tür işlemler yapıldığı konusunda ihbar ya da şikâyet edenleri bilgilendirmesinin, süresi içinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı durumlarda şikâyetçinin talebinin reddedilmiş sayılacağı, bu durumda doğrudan ya da dolaylı menfaati olduğunu ispatlayan herkesin Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurabileceği;
... S.p.A.'nın 2018 ve 2019 yıllarına ait Türkiye cirosunun bulunmadığı, Sisal Şans'ın faaliyetlerine █████/2020 tarihinde başladığı, işlem taraflarının cirolarının 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'in 7. maddesinde belirtilen eşikleri aşmadığı, anılan tespitlerin aksini ortaya koyacak bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, Sisas Şans'ın menfi tespit/muafiyet başvurusunda yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiğini ortaya koyacak nitelikte somut bir tespitin veya delilin de bulunmadığı anlaşıldığından, Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, istinaf başvurusunun gerekçesiz reddedildiği, hak arama hürriyetinin ihlâl edildiği, İdare Mahkemesi kararının kendi içerisinde çeliştiği, Sisal Şans’ın 6741 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 6714 sayılı Kanun’un amacına aykırı yorumlandığı, Türkiye Varlık Fonu’nun uygulamalarının da bu yönde olmadığı, yasama organının iradesinin dışına çıkıldığı, Türk Hava Yolları A.O’nun sunmuş olduğu taahhüdün denetlendiği, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un uygulandığı, Kurul’un bu uygulamalarının çekiştiği, Türkiye Varlık Fonu kapsamında olan şirketlerin birçok başka şirketle sözleşme yaptığı, bu sözleşmeler sonucu uygulamalara 4054 sayılı Kanun’un uygulanmamasının eşyanın tabiatına aykırı olduğu, hukukî güvenlik ve istikrar ilkesinin ihlâl edildiği, toplum refahına aykırı karar verildiği, Türkiye Varlık Fonu’na devredilen şirketlerin ayrıcalıklardan yararlanmadığı, bizzat Türkiye Varlık Fonu’nun █████/2020 tarihli basın açıklamasında... ’a herhangi bir muafiyet sağlanmadığının belirtildiği, istisnaların dar yorumlanacağı, İdare Mahkemesi'nin istisna düzenlemesini genişletici şekilde yorumladığı, 6741 sayılı Kanun’un 8. maddesinin geniş yorumlanması hâlinde düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olacağı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, davacının yapmış olduğu başvuru sonucunda şikâyet edilen hususların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına karar verildiği, Sisal Şans’ın Yüklenicilik Sözleşmesi kapsamındaki uygulamalarının 6741 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında olduğu, şikâyet konusu uygulamaların Yüklenicilik Sözleşmesinde verilen hakkın hayata geçirilmesi olduğu, uygulamaların Yüklenicilik Sözleşmesinin kapsamını aşıp aşmadığının incelendiği, 6741 sayılı Kanun’un kapsamının genişletilmediği, dava dilekçesinde yer verilmeyen yeni iddialarda bulunulduğu, Anayasa’ya aykırılık iddiasına dava dilekçesinde yer verilmediği, Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi olarak kabul edilemeyeceği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare yanında müdahiller tarafından, davacının yapmış olduğu başvurunun konusunu oluşturan uygulamaların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, Yüklenicilik Sözleşmesinde tanınan hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, menfi tespit ve muafiyet başvurusu sonucunda idare tarafından bu sonuca varıldığı, Yüklenicilik Sözleşmesinin verdiği yetkileri aşan bir uygulama yapılmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!