10. Ceza Dairesi, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyet hükmünü, cezanın orantılılığı ve takdiri indirim uygulanmamasının yerindeliği gerekçesiyle tebliğnameye aykırı olarak onadı.
Özet: Bu karar, uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet alan bir sanığın temyiz başvurusunu değerlendirmektedir; yüksek mahkeme, savcılık tarafından belirtilen bozma görüşüne katılmayarak, sanığa verilen temel cezanın ele geçirilen uyuşturucu miktarına ve orantılılık ilkesine uygun olduğunu, ayrıca ilk derece mahkemesinin sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranış eksikliği nedeniyle takdiri indirim uygulamama kararının yerinde olduğunu belirterek, sanık müdafiinin itirazlarını reddedip mahkumiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında hükmedilen temel cezanın, adı geçen sanıkta ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesinde yer alan "orantılılık" ilkesine uygun şekilde belirlendiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışlarının takdiri indirim uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde göz önüne alınabileceğinin anlaşılması karşısında, sanığın olumlu tavır sergilemediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim sebeplerini uygulamama yönündeki takdiri ve buna ilişkin gerekçenin yeterli ve yerinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, tebliğnameye aykırı olarak hükmün ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.