İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde toplu taşıma otobüsü trafik kazası sebebiyle açılan ölüm ve cismani zarar tazminatı davasının beyan özetleri.
Özet: Bu hukuki evrak, toplu taşıma otobüsünün karıştığı trafik kazasında yaralanan davacıların, uğradıkları geçici/sürekli iş göremezlik, geçici bakım ve tedavi giderleri ile manevi zararlarının tazmini amacıyla otobüs işletmecisi, sigorta şirketi ve şoföre karşı açtığı davayı özetlemektedir; davalılar ise belirsiz alacak davasında hukuki yarar eksikliği, sigorta başvuru şartlarının ihlali, tazminat hesaplama yöntemlerine itiraz, müterafik kusur indirimi ve kazanın dış etkenlerden kaynaklandığı gibi savunmalarla davanın reddini talep etmektedirler.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin içinde bulunduğu davalılardan ----------Ş.'ye ait, davalılardan ----------- tarafından sigortalı bulunan ve davalılardan ---------- tarafından kullanılan ---------- plakalı toplu taşıma otobüsü 19.04.2023 günü saat 13:20 sıralarında ----------- da bulunan ---------- Sokak üzerinde kaza yaptığını, araç içinde yolcu bulunan müvekkiller yaralandığını, davalı ----------- kusurlu olarak neden olduğu ----------- Şirketine ---------- Poliçe Numarasıyla Sigortalı ---------Ş'ye ait -------- Plaka sayılı toplu taşıma aracının 19.04.2023 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle müvekkillerin yaralanması nedeniyle; fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Geçici iş göremezlik için: 100.00 TL, Sürekli İş göremezlik -Sakatlık (Maluliyet) için 100,00 TL, Geçici Bakım giderleri için 100,00 TL ve Tedavi giderleri için 100,00 TL TOPLAM 400,00 TL Maddi tazminatın, 100.000,00'ER TL (Yüzer Bin Türk Lirası) manevi tazminatın haksız fiil teşkil eden kaza tarihinden itibaren işleyecek Yasada Öngörülen En Yüksek (Avans) faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve bu miktarların davacı müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının olmadığını, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında ---------- tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak Trh-2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep etiklerini, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespitinin gerekli olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı -----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar müvekkil şirket personeli olan diğer davalı ------------ ile birlikte 12.02.2020 tarihinde yaşadıkları trafik kazası neticesinde müvekkil şirkete işbu davayı ikame ettiklerini, öncelikle davacının böylesine talihsiz bir olay yaşamış olmasından dolayı üzgün olduklarını, davacının acısı ve üzüntüsü neticesinde böyle bir davayı açtığının bilincinde olmamızın yanı sıra, müvekkil şirketin böyle bir olaydan sorumlu tutulmasını kesinlikle kabul etmediklerini, zira müvekkil şirket işbu olayın yaşanmaması için gerekli tüm özeni göstermiş olup, müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, işbu davanın müvekkil şirket yönünden reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil -----------, █████/2023 tarihinde 13:00 sıralarında sevk ve idaresinde olan ----------- plaka sayılı ---------- hat numaralı otobüs ile uygun hızda seyir hâlinde iken sağa dönüş yapmak istediği esnada olumsuz hava koşullarından kaynaklı zeminini ıslak ve rampa olmasından kaynaklı kullandığı otobüs kaymaya başlamış, kontrolünden çıkmış ve ancak kaldırıma çarparak durabildiğini, bu sırada ---------- şoförlüğünü yaptığı ------------ plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkil, bahsedilen aracın hatalı dönüş yapması, uygun hızda seyir halinde olmaması, hava şartları sebebiyle kaygan ve rampa zeminde otobüsün kontrolden çıkıp kayması neticesinde söz konusu kazaya karıştığını, davalı güzergahını izlemekte iken havanın yağmurlu olması, zeminin ıslak ve rampa olması sebebiyle her ne kadar sürücü olduğu otobüsü idare etmeye çabalasa da kontrolünden çıkmış ve kaymaya başladığını, söz konusu olayda ------------ plaka sayılı araç sürücüsü ------------ emniyet ifadesinde de belirttiği üzere müvekkilin sevk ve idaresindeki otobüsün kaydığını görmüş fakat kazayı önleyici hiçbir davranış ve tutumda bulunmadığını, davalı yola uygun olarak düşük hızda ve takip mesafesini de koruyarak gitmesine rağmen hiçbir kusuru olmaksızın otobüsün hava şartlarından ve zeminin rampa olmasından kaynaklı otobüsün kontrolden çıkıp kayması sonrası söz konusu kazaya karışmış olup kazayı önlemek adına hamleler yapmış, yolcuları otobüsün hava şartlarından dolayı rampada kaydığına dair bilgilendirmiş ve büyük bir kaza faciasını önlemek amacıyla kaldırıma çarptığını, her ne kadar yolcuları yaralanmamaları adına uyarmış ve sıkı sıkı tutunmaları konusunda bilgilendirmişse de davacılar bu uyarıya uymamış telaşa kapıldığını, davacılar yaşları dolayısıyla korku ve telaşa kapılmış, müvekkilin ısrar ve uyarılarına itibar etmediklerini, pervasızca davranışta bulunduklarını, dava konusu yaralanma da bu sebeple kendi kusurlarından dolayı meydana geldiğini, davacı yanın manevi tazminat talebi haksız olmakla birlikte sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek miktarda fahiş olduğunu, davalı kusursuz olduğundan 100.000,00-TL manevi tazminat talebi haksız ve yersiz durum teşkil ettiğini, karşı tarafça istenen maddî zarar kaleminin ve tazminat talebinin ispatı yoktur ve açıklanmaya muhtaç bir konu olduğunu, maddi zarar, mal varlığına ve/veya şahıs varlığına yönelmiş haksız fiil sonucu kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Maddi zarar, elle tutulabilir, gözle görülebilirdir, bir diğer ifadeyle maddi zararın ispatı mümkündür. Bu nedenle ispat ve takdir de somut verilere dayanır . Bahis konusu olayda davacıların maddî hasara yönelik hiçbir ispat faaliyeti gerçekleşmediğini, talep edilen 400,00-TL maddî tazminat talebinin mesnedini teşkil eden herhangi bir delil, dilekçeye ve dava dosyasına sunulmamış olmakla birlikte buna yönelik somut delil olsa da neye göre hesaplandığı taraflarınca bilinmediğini, ------------, müvekkilin sevk ve idaresindeki otobüsün kaydığını görmüş fakat kazayı önleyici hiçbir davranış ve tutumda bulunmadığını, bu nedenle ------------- aslî kusurlu olduğunu, müvekkil ------------- olayda herhangi bir kusuru olmaması sebebiyle işbu maddî-manevî tazminat davasının reddi gerektiğini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Eldeki dava, trafik kazası sebebiyle bedensel zarara dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.08.10.2024 tarihli celsede her ne kadar tensip zaptı ile davacı vekiline talebini açıklaması için süre verilmiş ve davacı vekili tarafından beyanda bulunulmuş ise de davacı vekilinin hem dava dilekçesi hem de beyan dilekçesinde açık bir şekilde talebini belirtmediği, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu, bu sebeple talep edilen bedensel zararların hangi davacı yönünden talep edildiğinin ve talep edilen manevi tazminatın her bir davacı yönünden ne kadar talep edildiğinin anlaşılamadığı, dava dilekçesinde belirtilen tazminat kalemlerinin her bir davacı için ayrı ayrı açıklanması ve talebin belirli hale getirilebilmesi için davacı vekiline HMK'nin 119/1-ğ ve 119/2 maddesi gereğince 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin duruşmada hazır bulunduğu, ihtaratın usulüne uygun şekilde yapıldığı ancak davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile talebin belirli hale getirilemediği, bu sebeple HMK'nin 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Maddi tazminat yönünden;
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 300,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
Manevi tazminat yönünden;
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk dosyasında takdir olunan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!