Tanınmış "V" ibareli seri markalara sahip davacının, "V-Plan" markasının benzerliği ve karıştırılma ihtimali nedeniyle tescilini kabul eden kurum kararının iptali ve hükümsüzlük talebi Yargıtayda inceleniyor.
Özet: Türkiyenin lider elektronik üreticisi konumundaki davacının, "V" ibareli tanınmış marka serilerinin taklit edildiği ve haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle, davalı şirketin "V-PLAN" ibareli marka başvurusunun tesciline ilişkin kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talebiyle açtığı dava, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilmiş olup, karıştırma ihtimali ve markaların ayırt edici gücünün istismarı iddiaları Yargıtayın temyiz incelemesindedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ Sayılı ve ,,,,.....", "...,", " ... ....", "... .....", "... v-brunch" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “V-Plan” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, ███████████ kod numarasını alan başvuruya müvekkilince itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kısmen yerinde görüldüğünü ve başvuru kapsamından bir kısım emtianın çıkarıldığını, bu karara karşı hem müvekkilinin hem de başvuru sahibi davalı Şirketin itiraz ettiğini, itirazları inceleyen YİDK'in müvekkili itirazını reddedip, davalı Şirket itirazını ise kabul ederek Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen kısmi red kararının kaldırılmasına karar verdiğini, oysa müvekkilinin Türkiye'nin lider elektronik eşya üreticisi olduğunu, gerçekleştirdiği büyük atılım sonucunda Türkiye'nin en büyük özel sanayi kuruluşlarından biri haline geldiğini, başarısını Türkiye sınırlarının dışına taşıyarak Avrupa'nın en büyük televizyon üreticisi unvanını kazandığını, 127 ülkeyi kapsayan geniş bir ihracat haritasına sahip olduğunu ve dünya genelinde söz sahibi ve güçlü bir oyuncu konumunda bulunduğunu, “...” ibaresinin, uzun yıllardır hem ticaret unvanın esaslı unsuru olarak hem de markasal anlamda nizasız ve fasılasız bir şekilde kullanıldığını ve bu surette tanınmış bir marka haline getirildiğini, müvekkilinin “v” ibaresini içeren marka başvurularını ilk olarak 1988 yılında tescil ettirdiğini ve “v” harfinden oluşan seri markalarının sayısını da yıllar itibariyle arttırdığını, müvekkilinin “V” ibaresini de aktif olarak kullandığını, tescilden bu yana tüketici nezdinde “V” harfi ile bilinir hale geldiğini, davalı tarafından tescili istenen “v-plan” ibaresinin müvekkilinin “v” esas unsurlu seri markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, markaların tescil sınıflarının aynı bulunduğunu, müvekkilinin çok eski tarihli markalarında dahi “V” ibaresini esas unsur şeklinde kullandığını, ilgili sektörde sürekli olarak müvekkiline ait “V” ibareli seri markalarla karşılaşan tüketicinin artık bu markaya da aşina olduğunu, markaların seri marka olarak algılanacağını, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, markalar arasındaki asıl benzerliğin, V harfinin sağ kısmına “-“işareti getirilerek, diğer kelimenin bu işaretten sonra eklenmesi olduğunu, müvekkiline ait markaların tamamına yakınının bu şekilde oluşturulduğunu, dava konusu marka başvurusu kabul edildiği takdirde müvekkiline ait markaların tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını, “V” ibareli markaların ayırt edici gücünün istismar edileceğini ve markanın itibarının zarar göreceğini, bu sebeple davaya konu marka başvurusunun 6769 sayılı SMK’nın m. 6/5 gereğince reddedilmesinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nin 2020-M-624 sayılı kararın iptaline, dava konusu ███████████ başvuru numaralı “V-Plan” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait dava konusu başvuru ile davacı markalarının görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları genel intiba itibariyle benzer olmadıklarını, markalarda yer alan "V" harfinin tamamen farklı olduğunu, markalar benzer olmadığından karıştırma ihtimali veya tanınmışlıktan haksız yarar sağlama ve haksız rekabet ile kötü niyet iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktıkları genel intiba itibariyle benzer olmadıkları, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmışlığının da sonuca etkisinin olmayacağı, davalı Şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararında ve karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında hata yapıldığını, yerel mahkeme kararında, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönden yapılan benzerlik incelemesi sonucunda benzer olmadığı, aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönünde hüküm kurulduğunu, bu değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin “...” ve “V” esas unsurlarını kullanmak suretiyle marka serisi yarattığını, dava konusu “V” ibareli marka başvurusunun tescili halinde, tüketiciler nezdinde bu markanın müvekkil firmaya ait esas unsuru “...” ve “V” ibareleri olan seri markaların devamı olduğu yönünde intiba oluşabileceğini, müvekkili firmaya ait “v” esas unsurlu seri markaların, tanınmışlığa ilişkin tüm kriterlere sahip olduğunu ve dava konusu marka başvurunun reddedilmesi gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "V-Plan" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "V" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira harflerin tek başına ayırt edicilikleri olmadığı gibi kimsenin tekeline de bırakılamayacakları, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin marka olarak tescil edilebileceği ve marka korumasının da bu unsurlarla sınırlı olacağı, somut olayda taraf markalarında bulunan "V" harflerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.