1994 yılında yaşanan olayın iş kazası tespiti ve sürekli iş göremezlik ödeneği talebiyle açılan davada, bozmaya uygun ilk derece mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacının 1994 yılında bir işyerinde geçirdiği olayın iş kazası olarak tespit edilmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uygun şekilde verdiği iş kazası tespiti kararını onamıştır. Davalı kurumun tanık ifadelerine güvenilmemesi ve davanın reddedilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları, bozma kararıyla oluşan kazanılmış hak ve kararın hukuka uygunluğu nedeniyle reddedilmiş, böylece yıllar sonra dahi olayın iş kazası niteliği kesinleşmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken 09.07.1994 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile sürekli iş göremezlik oranının belirlenerek sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanmasını talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı ... vekili; işyeri kaza tarihinde müvekkili adına kayıtlı ise de sorumlu müdürün davacının babası... olduğunu, kaza tarihinde davacının 13 yaşında olduğunu ve işyerinde çalışmadığını, davacının 1998 yılında çalışmaya başladığını ve sigortalı olarak gösterildiğini, olayın vuku bulduğu tarih itibariyle davanın öncelikle zamanaşımına uğradığını, işyerinin sorumlu müdürünün davacının babası olması ve çocuğunun mağazaya gelmesine müsaade etmesi ve geldiğinde gözetim altında tutmamasından kaynaklanan kazada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
    2.Davalı Kurum vekili; davacının 09.07.1994 tarihinde diğer davalıya ait işyerinde iş kazası geçirdiğini belirttiğini, bu talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, yaklaşık 26 yıl sonra bu davayı açmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; ...dinlenen bordro tanık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere davacının davalı işveren yanındaki çalışmasının yardımı aşan nitelikle çalışma olduğu, davacı ve davalı işveren ... arasında hizmet akdinin unsurlarının oluştuğu gözetilip, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti yönünde davanın kabulüne karar verilmelidir, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...’nın, Eğitim Mah. .... .... Sok. No:24/D ..../İzmir adresinde kurulu bulunan ...’ya ait işyerinde çalışırken, 09.07.1994 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine, davacının iş göremezlik oranının tespitine ilişkin istemine yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili
    Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!