Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçundan bozma sonrası verilen mahkumiyet kararını, sanık ve katılanların tüm temyiz itirazlarını reddederek oybirliğiyle onamıştır.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, iddia ve savunmaların delillerle birlikte değerlendirilip sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin saptandığı, suç vasfı ve yaptırımın doğru belirlendiği gerekçesiyle, katılan mağdur ve bakanlık vekillerinin cezanın alt sınırdan verilmesi ve vekalet ücreti talepleri ile sanık müdafiinin yeni delil olmaksızın ve fazla ceza verilmesi yönündeki itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve ilk derece mahkemesinin hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM
: MahkumiyetTEMYİZ EDENLER
: Katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde mahkumiyetine dair verilen kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemesince sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteğiÖzetle, sanığa alt sınırdan ceza verilmesinin ve taktiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, katılan lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin yasal olmadığına ilişkindir.B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğiÖzetle, sanığa alt sınırdan ceza verilmesinin yasal olmadığına ve katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, önceki mahkumiyet kararının bozulmasından sonra, hiçbir araştırma yapılmadan ve dosyaya yeni delil girmeden sanık aleyhine cebir kullandığı kabul edilerek fazla ceza verilmesinin yasal olmadığına, bozmadan sonra katılana şikayetinin devam edip etmediği sorulmadan mahkumiyet kararı verildiğine, bu nedenle kararın yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇE1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) gereğince görevlendirilen vekili bulunan katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle genelge ile ücreti vekâletin belirlenemeyeceği hususu ile 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alındığında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdur vekili ve Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.02.2025 tarihinde karar verildi.