Yargıtay 9. Ceza Dairesi, nitelikli cinsel saldırı mahkumiyetinin temyizinde duruşmalı inceleme ve Bakanlık itirazlarını reddederek, sanıkların iddialarını hukuka uygun bulmayıp verilen hükmü onamıştır.
Özet: Nitelikli cinsel saldırı suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının sanık müdafileri tarafından eksik araştırma, savunma hakkı kısıtlaması, delil yetersizliği ve çelişkili beyanlar ileri sürülerek temyiz edilmesi üzerine, Yüksek Mahkeme duruşmalı inceleme talebini savunma hakkının kısıtlanmadığı gerekçesiyle, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz itirazını ise kanun yolu muhakemesinde katılma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiş; sanıkların tüm itirazlarını yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğu, toplanan delillerle eylemlerin sabit görüldüğü ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle esastan reddederek mahkûmiyet hükümlerini oybirliğiyle onamıştır.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
    Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların müsnet suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi
    Özetle, tanık Kübra dinlenmeden eksik araştırma ile karar verildiğine, cinsel saldırı eyleminde bulunmadığına, katılan ile tanık anlatımlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, katılan ile tanık arasındaki mesajlaşmanın ve muayene raporlarının bu hususu doğruladığına, olayda ortak hakimiyet ile birlikte hareket etme kastının bulunmadığına, gerekçenin yetersiz olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
    B. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri
    Özetle, tanık Kübra dinlenmeden eksik araştırma ile savunma hakkı kısıtlanarak karar verildiğine, organ sokma boyutuna ulaşmayan yakınlaşmada mağdurenin rızasının bulunduğuna, muayene raporlarında zor iddiasının doğrulanmadığına, mağdurenin zor iddiasının çevreden gelebilecek tepkileri ortadan kaldırmaya yönelik olduğuna, mağdurenin ilk beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, sanık savunmalarının istikrarlı olduğuna, mağduredeki izlerin diğer sanıktan ve düşmesinden kaynaklandığına, muayene raporlarında sanığın DNA örneğinin bulunmadığına, teşdit uygulamasının hatalı olduğuna ve dilekçelerinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
    6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu'nun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
    B. Sanıklar Müdafileri ile Sanık ...'in Temyiz İstemleri Yönünden
    5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    IV. KARAR
    A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
    Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    B. Sanıklar Müdafileri ile Sanık ...'in Temyiz İstemleri Yönünden
    Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    19.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!