Sigorta Tahkim Komisyonunda trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, zamanaşımı süresinin kaza mı yoksa maluliyetin öğrenildiği tarihten mi başlayacağı yönündeki itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı yolcunun trafik kazası sonucu kalıcı maluliyet yaşaması nedeniyle davalı sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin uyuşmazlıkta, ilk hakem heyeti talebi zamanaşımından reddederken, itiraz hakem heyeti zamanaşımı süresinin maluliyet raporunun alındığı tarihten başlayacağını kabul ederek henüz dolmadığını belirtmiş ve davacının itirazını kabul ederek 53.329,73 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir; davalı vekili ise bu kararı zamanaşımı, kusur indirimleri, hesaplama hataları ve başvuru şartının gerçekleşmemesi gibi gerekçelerle temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ Değişik İş-███████ Karar
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
    SAYISI : İHK-██████████
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
    SAYISI
    : K-███████████
    İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücücünün 15.08.2013 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada müvekkilinin malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 16.12.2022 tarihli dilekçesi ile talebini 53.329,73 TL olarak artırmıştır.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davanın kısmi dava olduğunu, miktar artırımına muvafakat vermediklerini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müterafık kusur ve hatır taşıması yapıldığından bu hususlarda indirim yapılmasını talep ettiklerini, davalı tarafından yapılan ödemenin tenzili gerektiğini, yasal faiz işletilmesi ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın 15.08.2013 tarihinde gerçekleştiği, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği ceza zamanaışımı süresinin haksız fiil tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulü gerektiği ve tahkime başvuru tarihi olan 14.04.2022 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile tazminat talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
    IV. İTİRAZ
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımı süresinin kaza tarihi değil zararın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, davacının maluliyet raporunu aldığı tarih olan 04.10.2021 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı ve bu tarihten itibaren 2 yıl geçmeden davacının başvuru yapmış olması nedeni ile taleplerin zamanaşımına uğramadığı kabulü ile davacının itirazının kabulüne karar verildiği, alınan aktüer rapor ile davacının 53.329,73 TL tazminat alacağının mevcut olduğu gerekçesi ile itiraz eden başvuru sahibi vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararına yönelik itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, başvuru sahibinin başvurusunun kabulü ile 53.329,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta kuruluşundan alınıp başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, faiz talebini kabul etmediklerini, maluliyet raporunun ve hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, başvuru şartının gerçekleşmediğini, kusur oranına itiraz ettiklerini, müterafık kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davanın kısmi dava olduğu ve ıslah edilen tutar üzerinden karar verilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Gerekçe
    Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.08.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
    1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72 nci maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.
    2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca da motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
    Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir.
    Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı ve maluliyetinin oluştuğu, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 15.08.2013 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna 14.04.2022 tarihinde başvurulduğu, davalı tarafından davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunulduğu, davacının yaralanması sebebiyle kaza tarihinden itibaren gelişen maluliyet durumunun söz konusu olmadığı ve davacının kaza nedeniyle süregelen bir tedavisinin bulunduğunun da iddia edilmediği anlaşılmaktadır.
    Şu durumda; davacının yaralanmasının mahiyeti de dikkate alınmak suretiyle eldeki davanın, kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
    2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
    VI. KARAR
    1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
    2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
    Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
    29.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!