8. Ceza Dairesi, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan verilen hükmü, eylemin silahla tehdit niteliğinde olması ve HAGB değerlendirilmemesi gerekçesiyle bozdu.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan aldığı mahkumiyet onanırken; sanıkların aralarındaki husumet nedeniyle şikayetçinin evine ele geçirilemeyen tabanca ile ateş etme eyleminin, belirsiz sayıda kişiyi hedef alan genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu yerine, belirli bir kişiye yönelik 5237 sayılı Kanunun 106/2 maddesindeki silahla tehdit suçunu oluşturduğu ve ayrıca sanıklardan biri hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının değerlendirilmediği gerekçeleriyle, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan verilen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
    HÜKÜM
    : Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçlarından hükümlülüğüne,
    Sanık ...'ın genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan hükümlülüğüne,
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün temyizinde;
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin (ONANMASINA),
    II- Sanıklar hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
    1- TCK.nun 170/1 maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu, belli bir kişiye yönelik olmayıp belirsiz sayıdaki kişilerin hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda işlenen kasıtlı bir suç olup, sanıkların olay günü aralarındaki husumet nedeniyle şikayetçinin evine ele geçirilmeyen tabanca ile ateş etmek şeklinde iddia ve kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 106/2. maddesinde yazılı silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    2- Kabule göre; sanık ...'ın adli sicil kaydının 4616 sayılı Yasaya göre davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin olup mahkumiyet hükmü bulunmadığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümleye göre, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususlarının irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde bir değerlendirme yapılmaması,
    Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!