İtirazın iptali davasında ticari cari hesap alacağı, ayıplı mal iddiası, şirket yetkilisine yapılan ödemeler ve temyiz kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Bir ticari cari hesap ilişkisinden doğan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacının alacağının bir kısmını kabul ederek davalının borcunun 105.886,75 TL olduğuna hükmetmiş, davalının ayıplı mal ve şirket yetkilisine yapılan ödeme savunmalarını reddetmiş; bölge adliye mahkemesi bu kararı esastan reddetmiştir. Yargıtay ise davalı vekilinin temyiz talebini kesinlik sınırı altında kaldığı için reddederken, davacı vekilinin temyiz dilekçesini kabul ederek, şirket yetkilisine yapılan kişisel ödemelerin şirket borcuna mahsuben yapılıp yapılmadığı yönündeki alt derece mahkeme kararının incelenmesine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde gösterilen dava değeri 324.883,02 TL olup İlk Derece Mahkemesince kabul edilen tutar 105.886,75 TL'dir. Davalı yönünden kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 105.886,75 TL olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekmiştir.
    Gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bu ticaret kapsamında devam eden cari hesap ilişkisi olduğunu, müvekkilinin cari hesaptan kalan alacağı bulunduğunu, cari hesap bakiyesinin ödenmesi için borçluya ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 324.883,02 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa işleyecek faizi ile devamına ve davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu takibin mükerrer bir takip olduğunu, zira takip konusu alacak ile ilgili olarak daha sonra tekrar takip yapıldığını, davacının müvekkiline sattığı makinenin ayıplı olması nedeniyle davacı tarafın makine bedeline hak kazanamayacağını, öncelikle bu bedelin toplam alacaktan indirilmesi gerektiğini, davacının cari hesap kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilince yapılan bir kısım ödemelerin cari hesaba işlenmediğinin görüldüğünü, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, fazladan dahi ödeme yaptığını belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya makine sattığı, taraflar aralarında bu şekilde ticari ilişki bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında takip ve davaya konu faturaların davalı kayıtlarında ve davacı kayıtlarında yer aldığının, BA (büyük alış) ve BS (büyük satış) belgelerinin birbirini doğruladığının tespit edildiği, davalının fatura ve içeriğinin teslimine dönük herhangi bir itirazının olmadığı, davalı tarafın faturalarda satıma konu edilen makinenin sözleşme ile kararlaştırılan niteliklere uygun olmadığını savunduğu, fakat davalının bu iddiasıyla ilgili yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı gibi, faturasını da ticari defterlerine kaydettiği, iade faturası düzenlemediği, davacının yaptığı tahsilatların ve yasal kayıtlara işlenmeyen ödemelerin mahsup edilmesi ile davacının, davalıdan 105.886,75 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiği, davalının ödeme olarak dayandığı bir kısım dekontlarda bu ödemelerin davacı şirkete değil şirket yetkilisine yapıldığının görüldüğü, davalının ödeme savunmasına dayanak oluşturan dekontlarda davalının bu ödemeleri davacı şirket yetkilisi Tuncay Yüksel adına yaptığı ve belirtilen havale dekontlarında davacı şirket hesabına ödemede bulunulduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı, anılan ödeme belgelerinin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, kural olarak havale mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik işlem olarak kabul edildiğinden, davalının bu dekontlarla ancak dekontlarda adı yazılı Tuncay Yüksel'e olan şahsi borcunu ödemiş sayılacağı, Tuncay Yüksel hesabına davacı tarafından yapılan havale işlemlerinin davacı Yüksel Otomasyon Endüstriyel Mak. Metal ... Ltd. Şti.'ne olan borca mahsuben yapıldığı konusunda davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğinin ihtar edildiği, davalı tarafça kesin süre içinde yemin metni sunulmadığından yemin deliline dayanmaktan ve yemin teklif etmekten vazgeçmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 105.886,75 TL asıl alacak üzerinden icra takibinin ödeme emrinde yazılı koşullarla devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 105.886,75 TL asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usulüne uygun tutulduğu ispat edilmeyen davalı ticari defterlerinin sahibi aleyhine delil teşkil ettiğini, davalının makinenin teslimi üzerinden 519 gün sonra ayıp bildiriminde bulunduğunu, davalının ödeme yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla hiçbir dayanağı olmayan ayıp iddiasında bulunduğunu, sosyal medya paylaşımları ile makinenin tesliminden sonra sorunsuz bir şekilde kullanıldığının ortada olduğunu, davalı tanığının beyanlarının ayıp bildiriminin süresinde yapıldığına dair olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
    2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince itiraz edilen hususun davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak imal edip montajını yapmayı taahhüt ettiği makinenin sözleşmeye uygun olarak teslim ve montajının yapılmaması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarının saklık kalmak kaydıyla toplam bedelden indirim yapılması gereken miktara ilişkin olduğunu, mahkemece makinedeki eksik ve ayıbın tespiti bakımından mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin ayıp ihbarının süresinde yapıldığına ilişkin olarak yazılı delil sunulmadığından bahisle reddedildiğini, kararın açıkça kanuna aykırı olduğunu, mahkeme kararında belirtilenin aksine ayıp ihbarının noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmasının zorunlu olmadığını, davacı tarafça sözleşmeye uygun olarak imal edilerek kurulum yapılmasının taahhüt edilen makinenin sözleşmeye uygun olarak kurulumunun yapılmadığının dinlenen tanık anlatımlarıyla sabit olduğunu, davacının kendi defter kayıtlarına göre dahi takip talebi ile talep ettiği tutarda müvekkili şirketten alacaklı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında davalı tarafından müvekkil şirket yetkilisi Tuncay Yüksel'in şahsi hesabına gönderilen toplam 87.500,00 TL'nin müvekkil şirketin alacağından mahsup edilemeyeceği belirtilmesine rağmen maddi hata ile mahsup edilerek hüküm kurulduğunu, mahkemenin bu gerekçesine göre 200.291,00 TL yönünden davanın kabulü gerektiğini, sehven de olsa işbu havalelerin müvekkili alacağından mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının davaya konu tüm faturaları defterlerine işlediğini, faturalara itiraz etmeyip, iade faturası düzenlemediğini, vergi dairesine BA formu ile faturaları bildirmiş olup, borcu ödediğini de ispat edememiş olduğundan davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, aksi kanaatte olunması halinde ise bilirkişi incelemesi ile yasal defterlere göre tespit edilen 200.291,00 TL yönünden maddi hatanın düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, usulüne uygun tutulmayan defterlerin sahibi aleyhine delil teşkil edeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    A. Davalı Temyizi Yönünden
    Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
    B. Davacı Temyizi Yönünden
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!