Davalı şirketin ticaret unvanı ve adresinin yanlış belirlenmesiyle usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle hükmün bozulması gerekliliği.
Özet: Yargıtay incelemesinde, davalı şirkete yapılan tebligatın şirket unvanındaki farklılık ve 7201 sayılı kanunun 12, 13. maddeleri ile Tebligat Nizamnamesinin 18. maddesinde belirtilen hükümlere uygun yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğu saptanmıştır; bu sebeple, dosya, davalıya usulüne uygun gerekçeli karar tebliği yapılarak temyiz süresi geçtikten sonra Yargıtaya yeniden gönderilmek ve davalı kurum avukatının temyiz itirazlarının bu eksiklik giderildikten sonra değerlendirilmek üzere ilk mahkemeye geri çevrilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    ... adına Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-... Mad. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki dava hakkında Elazığ İş Mahkemesinden verilen 21.03.2012 günlü ve ███████ sayılı hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    Aleyhine hüküm kurulan davalı ... Mad. San. Tic. Ltd. Şirketine, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılarak yargılama bitirilmiş ise de, Ticaret Sicil Memurluğundan sorulan adreste davalının unvanı, ... Madencilik Ltd. Şti. olarak belirtildiği, dava dilekçesindeki unvan ile arada farklılık bulunduğu, Ticaret Sicil Memurluğundan gelen adrese 35. madde kapsamında usulünce tebligat bulunmadığı anlaşılmaktadır.
    Davalının ticaret unvanı ve adresi tam belirlenmelidir. Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Nizamnamesinin 18. maddesinde de; selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır. Tebligat hususu, açıklanan yasa maddeleri çerçevesinde irdelendiğinde; esasen davalı işveren şirkete baştan itibaren geçerli bir tebligat yapılmadığı sonucuna varılmaktadır.
    Mahkemece, adı geçen davalıya, yöntemince gerekçeli karar tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten sonra, gerekirse Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davalı Kurum avukatının temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!