Tanınmış marka ihlali ve kötü niyet iddialarına dayalı, "Türk" ibaresi içeren markanın hükümsüzlüğü ile YIDK kararının iptali davası temyiz incelemesinde.
Özet: Tanınmış "..." markalarının sahibi davacının, davalı tarafından tescil başvurusu yapılan "şekil+... ses işik sahne sistemleri" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali talebiyle açtığı hukuki süreçte; davacı, davalı markasındaki "..." unsurunun kendi tescilli ve tanınmış markalarıyla karıştırılacak derecede benzer olduğunu, kötü niyetli bir başvuru olduğunu ve Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalı markasının ayırt edici niteliğe sahip olduğuna, tarafların markaları arasında iltibas yaratacak görsel, sesçil veya anlamsal bir benzerlik bulunmadığına ve tanınmış markadan kaynaklanan bir tescil engelinin olmadığına hükmederek davayı reddetmiş; bu kararlar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20 Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılında özel bir kanunla haberleşme ve iletişim alt yapısını kurmak, işletmek ve ticari faaliyette bulunmak amaçlarıyla kurulduğunu, ilerleyen yıllarda müvekkilinin faaliyet alanına kablo operatörlüğü, kablo alt yapısı ve bu alt yapı üzerinden yürütülen hizmetlerin eklendiğini, müvekkili adına tescilli "..." ibareli pek çok markanın bulunduğunu, bu markaların neredeyse tamamının kapsamında 41. sınıftaki hizmetlerin yer aldığını, bu markaların yıllardır müvekkili tarafından yoğun bir biçimde ve Türkiye çapında kullanılarak tanınmış marka haline getirildiğini, müvekkilinin ilgili mevzuatta öngörülen izinleri almak suretiyle "TÜRK" ibaresini markasında kullandığını, davalı şahsın ise bu izinleri almadan ██████████ sayılı "... SES IŞIK SAHNE SİSTEMLERİ+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuruda "TÜRK" ibaresinin kullanılması nedeniyle öncelikle başvurunun, mutlak ret nedenleri kapsamında reddedilmesinin gerektiğini, davalının markasında esas unsur olarak yer alan "..." ibaresinin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarında geçen "..." ibaresi ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının başvurusunda yer verilen şekil unsurunun tali unsur niteliğinde bulunduğunu, "SES IŞIK SAHNE SİSTEMLERİ" ibarelerinin de tamamlayıcı nitelikte olduğunu ve ayırt edici nitelikten yoksun bulunduğunu, davalının "..." esas unsurlu markasının, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını, çok küçük farklılıklarla neredeyse birebir içerdiğini, markaların işitsel ve anlamsal açıdan da benzer bulunduğunu, davalının markasının, müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının bir devamı olarak algılanabileceğini, taraf markalarının birebir aynı hizmetler üzerinde kullanılacağını, davalının başvurusunun tescil edilmesi halinde müvekkilinin tanınmış markalarından haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici niteliğinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle davalının dava konusu markasının tescilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne de aykırı bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edici nitelik taşıdığı, aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, davalının "Şekil+... SES IŞIK SAHNE SİSTEMLERİ" ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden anılan Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığı, başvuru markası olan "Şekil+... SES IŞIK SAHNE SİSTEMLERİ" ibaresi üzerinde davacının önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden tanınmışlıktan kaynaklanan bir tescil engelinin olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında bir hak sahipliği ve dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b-c-g) bentleri kapsamında marka olarak tescil edilemeyeceğini, başvuruda yer alan "SES IŞIK SAHNE SİSTEMLERİ" ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğunu, başvurudaki "TÜRK" ibaresinin, anılan Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında tescilinin mümkün olmadığını, ayrıca ayırt ediciliğinin de bulunmadığını, coğrafi kaynak belirteceği için de tanımlayıcı olduğunu, başvuruda yer verilen "SES" kelimesinin de kapsamındaki hizmetler yönünden somut ayırt ediciliğinin bulunmaması ve tanımlayıcı olması karşısında "..." ibaresinin, somut ayırt edicilik taşıdığından bahsedilemeyeceğini, müvekkiline ait "..." markaları ile dava konusu "..." esas unsurlu marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının ayırt ediciliğinin, uzun yıllar süren yoğun kullanım sonucu arttığını, bu hususun hükme esas alınan bilirkişi raporunda gözetilmediğini, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin tanınmış markalarının sulanacağını ve ayırt ediciliklerinin zarar göreceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun tek başına "TÜRK" ibaresinden oluşmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvurunun ayırt ediciliğinin bulunduğu ve tanımlayıcı nitelik taşımadığı, somut olayda herhangi bir mutlak tescil engelinden söz edilemeyeceği, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalarda "TÜRK" ibaresinin ortak olarak yer almasının karıştırılmaya yol açmayacağı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklanan bir tescil engelinin de olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 ve 6 ncı maddesi3. Değerlendirme1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.