Mardin Nusaybinde Hazinenin kadastro tespitine itiraz davasında davalılar lehine zilyetlikle kazanım ve hazine adına tescil taleplerinin temyiz incelemesi.
Özet: Mardinde kadastro tespiti sırasında senetsizden davalılar adına tescil edilen tarla vasfındaki parsellerin Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazların bir kısmının zilyetlikle kazanılabilir olduğuna hükmederek, dava konusu parsellerin kadastro tespitlerini iptal etmiş; belirli kısımlarını hali arazi vasfıyla Hazine adına tesciline, kalan kısımlarını ise tespit gibi davalılar adına tesciline karar vermiştir. Davacı Hazinenin bu karara karşı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır. Hazine vekili, bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Mardin Kadastro MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RMardin ili Nusaybin ilçesi Kayadibi Mahallesi çalışma alanında 2017 yılında 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar, 55 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 94.338,67 metrekare, 56 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 24.098,96 metrekare, 59 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 66.124,13 metrekare, 60 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 22.342,57 metrekare, 61 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 27.927,66 metrekare, 62 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 22.150,18 metrekare olarak davalılar adına tespit edilmiştir.Davacı Hazine vekili 16.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Mardin ili Nusaybin ilçesi Kayadibi Mahallesi 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61 ve 62 numaralı parseller hakkında 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerindeki koşulların gerçekleşmediğini belirterek, tespitlerinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 57 ve 58 parsellere ilişkin dava, eldeki dosyadan tefrik edilmiştir.Davalılar vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazların belli kısımlarının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; 55 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 20.10.2020 tarihli fen ek rapora ekli krokide (B5) harfiyle gösterilen 54,527,21 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (B6) harfiyle gösterilen 5383,20 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (A6) harfiyle gösterilen 34,428,26 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 56 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli fen ek rapora ekli krokide (B7) harfiyle gösterilen 5698,06 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (A7) harfiyle gösterilen 18.400,90 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 59 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli fen ek rapora ekli krokide (B4) harfiyle gösterilen 38.274,11 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (A5) harfiyle gösterilen 27.850,02 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 60 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli fen ek rapora ekli krokide (B3) harfiyle gösterilen 20.506,97 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (A4) harfiyle gösterilen 1835,60 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 61 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli fen ek rapora ekli krokide (B2) harfiyle gösterilen 18.539,34 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (A2) harfiyle gösterilen 2.281,47 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla tespitteki hisse oranlarıyla (davalılar ..., ..., ..., ...,..., ...) adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (A3) harfiyle gösterilen 7.106,78 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 62 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli fen ek rapora ekli krokide (B1) harfiyle gösterilen 18.705,43 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (A1) harfiyle gösterilen 2.544,75 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dava konusu 55 parsel sayılı taşınmazın █████/2020 tarihli fen raporunda (A6) harfiyle gösterilen 34,428,26 m2, 56 parsel sayılı taşınmazın █████/2019 tarihli fen ek raporunda (A7) harfiyle gösterilen 18.400,90 m2, 59 parsel sayılı taşınmazın █████/2019 tarihli fen ek raporunda (A5) harfiyle gösterilen 27.850,02 m2, 60 parsel sayılı taşınmazın █████/2019 tarihli fen ek raporunda (A4) harfiyle gösterilen 1.835,60 m2, 61 parsel sayılı taşınmazın █████/2019 tarihli fen ek raporunda (A2) harfiyle gösterilen 2.281,47m2 ve (A3) harfiyle gösterilen 7.106,78 m2, 62 parsel sayılı taşınmazın █████/2019 tarihli fen ek raporunda (A1) harfiyle gösterilen 2.544,75 m2'lik alanlarının ziraat bilirkişi raporlarına göre imar ve ihyası yapılmış işlemeli tarıma uygun 3. ve 4. sınıf kuru tarım arazileri vasfında oldukları, jeodezi bilirkişi raporlarına göre de dava konusu taşınmazların bu kısımları üzerinde 1973 ve 1984 yıllarında ekili-sürülü vaziyette tarımsal faaliyet yürütülmüş olduğu tespitlerinin yapıldığı, dava konusu taşınmaz parçalarının senetsizden kişiler adına tescil edilebilmeleri için 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde sayılı "imar ihya edilme" ve "zilyetlik" koşullarının değerlendirilmesinde, ziraat ve jeodezi bilirkişi raporları ile tanık beyanları karşısında taşınmazların bu kısımları açısından imar ihya edilme ve tespit tarihinden geriye en az 20 yıl süresiyle çekişmesiz aralıksız malik sıfatıyla ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyet yapılma koşullarının birlikte gerçekleştiği, dava konusu taşınmaz parçalarının tarımsal amaçlı kullanımına 1990 lı yıllarda yaşanan terör olayları nedeniyle ara verilmiş olmasının zoraki terk olarak kabul edilmesi gerektiği, zoraki terk olgusunun varlığı ve jeodezi raporunda taşınmazların bu kısımlarının 1973 ve 1984 yıllarında ekili-sürülü vaziyette kullanılmış olduklarının tespit edilmiş olması karşısında, dava konusu taşınmazların kullanımına 1990lı yıllarda ara verilmiş olmasının davalılar aleyhine yorumlanmaması gerektiği, sonuç olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre istinafa getirilen çekişmeli taşınmaz parçaları bakımından davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 inci maddesi uyarınca 2016 yılında yapılmıştır. Arazi kadastrosu 1969 yılında kesinleşmiş ve dava konusu yerler orman olarak tapulama harici bırakılmıştır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.