Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davası ertelenmesi kararının tebliğ eksikliği nedeniyle verilen mahkumiyetin kanun yararına bozulması.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeyen, itiraz yolu gösterilmeyen ve bu nedenle kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri kararının hukuken geçersiz olduğu ve kovuşturma şartı oluşmadan yargılama yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep edilen bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaKARAR
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-2.,54. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2018 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilerek 09.10.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2017 tarihli ve ██████████ sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmediği gibi anılan kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hâkkı tanınmadığı bu hâli ile şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararına karşı şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hâkkı bulunduğuna ilişkin, tebligat evrakına şerh yazılmak suretiyle usulüne uygun bir şekilde kararının tebliğ edilerek kesinleştirme işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. "Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 16.11.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2017 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2017 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,C. İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2018 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilerek 09.10.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmediği gibi kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı, müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.