Minibüsün tutma demirine takılan yüzükle parmak kopması sonucu açılan maddi ve manevi tazminat davasında, davacının tam kusurlu bulunarak davanın reddedilmesi kararına karşı temyiz başvurusu.
Özet: Bu hukuki evrak, bir minibüsten inerken tutma demirinin çıkıntılı yapısı nedeniyle parmağının kopması sonucu yaralanan davacının, araç sahibi ve sigorta şirketinden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak kazada tüm kusurun davacıda olduğuna hükmedip davayı reddetmiş, davacı ise eksik inceleme yapıldığı ve kusur tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E. ████████ K.
    HÜKÜM/KARAR
    : Esastan Red/ Davanın Reddi
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
    SAYISI
    : 2021/5 Esas - ███████ Karar
    Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastane reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.05.2014 tarihinde, davacının minibüs ile yolculuğu sonrası durağa gelindiğinde inmek için kapıya yöneldiğini ve kapı kısmında bulunan tutma demirinden tutunarak inmek istediğini, fakat tutma demirinin çıkıntılı olması nedeniyle parmağında olan yüzüğün çıkıntılı olan yere iliştiğini ve müvekkilinin basamaktan ineceği anda sırt üzeri yere düştüğünü, ayağa kalktığında parmağının olmadığını fark ettiğini, başka bir yolcu tarafından kopan parmağın kendisine verildiğini, müvekkilinin olayın şok hali ile en yakın hastaneye gittiğini, oradan üniversite hastanesine sevk edildiğini, yapılan tüm müdahalelere rağmen sol el 4. parmağının (yüzük parmağı) tutmadığını ve tek parmak travmatik amputasyon (parmak kopması) meydana geldiğini; kaza nedeniyle hastaneden engelli sağlık kurulu raporu verildiğini, engel oranının %5 olarak belirlendiğini, işgücü kaybı ve sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi sorumluluğunun tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, taleplerinin reddedildiğini; kazanın oluşmasına ve davacının maluliyetine neden olan davalı ... adına kayıtlı aracın, davalı şirket tarafından Zourunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı ... şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu nedeniyle kaza ve yaralanmadan kaynaklı zararların tazmininden sorumlu olduğunu, yine araç sahibi ...'in ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, maddi tazminat bakımından tüm davalılar için müşterek ve müteselsilen, manevi tazminat bakımından davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın ZMSS poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, poliçede şahıs başı azami teminat tutarının 250.000,00 TL olduğunu, poliçede teminat limitinin gösterilmesinin bu rakamın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, sigortacının sigortalısının kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu olduğundan kusur oranının tespiti gerektiğini, savcılık aşamasında davacı tarafın uzlaştırma formuna imza attığını, uzlaşan tarafın dava açma hakkından feragat ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiğini, davacının ilk ifadelerinde kusurun kimsede olmadığını ve uzlaşmak isediğini belirttiğini, müvekkilinin ve araç içerisindeki yolcuların kasıt ve kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanmakta olup alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, meydana gelen olayda tüm kusurun davacıda olduğunun belirlendiği, davalıların sorumluluğunun kusurları oranında olduğu alınan Adli Tıp Kurumu raporunun da dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada müvekkilinin sol el yüzük parmağının koptuğunu, araç sahibinin kusurunun bariz iken eksik inceleme ile davacının tam kusurlu bulunduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, yeni rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, ilk derece mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın birebir aynısının verdiğini, sunmuş oldukları beyanların değerlendirilmeye tabi tutulmadığını, hakimin dosyayı aydınlatma görevine aykırılık teşkil ettiğini, eksik inceleme ile hazırlanan raporu kabul etmediklerini, davacının şikayetten vazgeçmeye ilişkin açıklamasının sadece cezai yönden olduğunu, hukuki alacaklarından vazgeçtiği ya da feragat ettiği yönünde hiçbir beyanının olmadığını, yetki sahibinin gerekli özeni göstermemiş olmasından dolayı gerçekleşen yaralanma olayında aleyhe verilmiş olan kusur raporunu kabul etmediklerini, minibüs içini her türlü tehlikeye karşı sağlam ve dolayısıyla güvenilir bir şekilde bulundurmakla yükümlü işletenin kusurundan bahsetmemenin hukukla ve hakkaniyetle örtüşmediğini, minibüsten inmek isteyen bir kişinin yüzüğünü sağlam, tehlike arz etmeyen bir tutma demirine geçirebileceğini anlamadıklarını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu trafik kazası nedeni ile davalılara kusur izafe edilmediği, bilirkişi raporunun somut olaya uygun ve yeterli değerlendirme içerdiği anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
    3. Değerlendirme
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun Adli Tıp Kurumu raporları ile sabit olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!