Danıştay 8. Daire, maden işletme ruhsat bedelini süresinde yatırmayan şirketin ruhsat iptali kararını temyizen onayarak, işletme izni alınamamasının ruhsat bedeli ödeme yükümlülüğünü kaldırmayacağına karar verdi.
Özet: Bir maden şirketinin 2019 yılı işletme ruhsat bedelini yasal süresinde ödememesi üzerine ruhsatının iptal edilmesi işlemine karşı açtığı davada, şirket, işletme izni alamadığı için ödeme yapmadığını savunsa da, mahkemelerce işletme izninin olmamasının ruhsat bedeli ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı kabul edilerek, ruhsat iptali işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmış; ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin kararları Danıştay tarafından da onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVLI)
: ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Çanakkale ili, Ezine ilçesi hudutları dahilinde, S:... sayılı I(b) grubu işletme ruhsatını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13'üncü maddesi gereğince, 2019 yılı işletme ruhsat bedelinin tamamının süresi içerisinde yatırılmamış olması nedeniyle ruhsatın iptaline ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2019 yılına ilişkin ruhsat bedelini ocak ayının sonuna kadar yatırmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince herhangi bir bildirime veya tebligata gerek olmaksızın yatırılmayan ruhsat bedelinin iki katının haziran ayı sonuna kadar yatırılması gerektiği, aksi halde ruhsatın iptal edileceğinin düzenlenmesi karşısında haziran ayı sonu itibariyle de davacı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, buna karşın davalı idare tarafından davacı şirketin lehine olan eski mevzuat hükmü göz önüne alınarak davacı şirketin üç ay içerisinde ruhsat bedelini yatırması gerektiği aksi halde ruhsatın iptal edileceği hususlarının █████/2019 tarihli işlemle davacı şirkete bildirildiği, ancak ruhsat bedelinin bu süre içerisinde de yatırılmaması üzerine davacı şirkete ait maden ruhsatının iptal edildiği, bu durumda; davacı şirket tarafından sahibi olduğu maden ruhsatına ilişkin 2019 yılı ruhsat bedelinin yatırılmamış olduğu görüldüğünden, 3213 sayılı Maden Kanunu hükümleri uyarınca ruhsatın iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, dava konusu ruhsat sahasına ilişkin işletme izninin alınamadığından bahisle ruhsat bedelini ödemediği ileri sürülmüşse de, işletme izninin alınmamış olmasının ruhsat bedelinin ödenmesine engel olmadığı gibi işletme izninin bulunmamasının davacının ruhsat bedelini ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı da açık olduğundan, davacı tarafın bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, idari para cezasının uygulanmaması gerektiği, kendisinin kusuru olmadığı, işletme izni alınamadığı ve bu durumun değerlendirilmediği, eksik inceleme olduğu, hukuki ve fiili imkansızlık varken mevzuatta alınmayacağına dair hüküm olmasa da ruhsat bedeli alınmasının hakkaniyete uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!