Yargıtay, taksirle öldürme suçunda 0.77 promil alkol tespitine rağmen bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar vermiştir.
Özet: Yargıtay, taksirle öldürme suçundan mahkum edilen sanık hakkında, kaza sonrası 0.77 promil alkollü olmasına rağmen, yerleşik içtihatlara göre bilinçli taksirin uygulanması için gereken 1.00 promil alkol sınırının altında kaldığı dikkate alınmaksızın bilinçli taksir hükümleri uygulanarak ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bularak bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E. ████████ K.
    SUÇ
    : Taksirle öldürme
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1.maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubana dair kararın sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi hükmünün katılanlar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin kısmının düzeltilmesi suretiyle sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Sunulan deliler değerlendirilmeden savunma hakkının kısıtlanması suretiyle ve eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayinine dayanarak kurulan sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün, fazla ceza tayininin ve koşulları bulunmasına rağmen lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında Balıkesir-Bursa karayolu üzerinde bulunan ... Dinlenme Tesisi ve Opet Akaryakıt istasyonuna çıkış kısmından girdiği ve market yönünden restoran yönüne doğru seyri sırasında oto yıkamaya girmek üzere sola ani manevra ile dönüş yaptığı esnada önünde yaya olarak bulunan ...'ya çarpması sonucu yayanın ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
    dosya içeriğinde mevcut bulunan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin █████/2017 tarihli raporu doğrultusunda, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
    2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği yalnızca hükmün vekil ile temsil edilen katılanlar lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin 4.fıkrasında hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'de Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen miktardan az olmasının kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından istinaf taleplerinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 1.00 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği somut olayda sanığın kazadan yaklaşık olarak 20 dakika kadar sonra kolluk ekibince alkolmetre ile yapılan alkol ölçümü sonucu 0.77 promil alkollü olduğunun ve kazanın olduğu yerin, sanığın dinlenme tesisi ile akaryakıt istasyonuna çıkış bölümünden girdiği noktaya uzak olduğu gözetildiğinde ters yönden tesise giriş yapmasının meydana gelen kazada etkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2.maddesinin (b) bendi uyarınca takdîren Balıkesir 2.Asliye Ceza Mahkmesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    26.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!