Kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında, çeklerdeki imza inkarının bilirkişi raporuyla sahteliğinin tespiti ve zorunlu arabuluculuk itirazının mahkemece reddi.
Özet: Davacı, icra takibine dayanak gösterilen çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptalini ve borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği menfi tespit davasında; davalı, davacının ticari ilişkisini ve arabuluculuk şartının yerine getirilmemesini savunmuş, ancak üst mahkemenin menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı yönündeki kararı üzerine dosya bilirkişiye sevk edilmiş, bilirkişi raporunda ise inceleme konusu çeklerdeki imzaların davacının karşılaştırma imzalarıyla grafolojik farklılıklar gösterdiği ve serbest taklit yöntemiyle oluşturulduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, aradan geçen üçbuçuk yıl süre zarfında dosya hakkında işlem yapılmayarak icra takip dosyası yenilenerek ----------- Esas sayılı dosya ile takibin yeniden başlatıldığını, icra takip dosyasında dayanak yapılmış olan iki adet çekteki imzaların davacı müvekkiline ait olmadığını, davacı müvekkiline ait olmayan imza ve çeklerin gerekçe gösterilerek başlatılmış olan icra takibine itirazları ile takibin iptalini talep ettiklerini, imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle takip dayanağı yapılmış olan çeklere ilişkin borca da itiraz ettiklerini, müvekkilini borçlandırmak maksadı ile başlatılan bu takibin de alacaklı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, 2016 yılında başlatılmış olan icra takibinde davalı tarafın haricen müvekkiline ulaştığını, davacı müvekkilinin kendisinin böyle bir çek keşide etmediğini, imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi ve emsal imza örneklerini göstermesi ve hatta gerekirse dava açacağını söylemesi üzerine icra takip dosyasının alacaklı tarafça 3,5 yıl sonra atıl ve işlemsiz bırakılarak dosyanın düştüğünü, fakat davalı tarafın işlemden kaldırılmış olan dosyanın yenileme işlemini yaparak davacı müvekkili hakkında yeniden icra işlemi başlattığını, bu nedenlerle tedbiren dava sonuna kadar icra takip dosyanın durdurulmasına, imzaya ilişkin itirazların dikkate alınarak imza incelemesinin yaptırılmasına, davanın öncelikle imzaya ilişkin itirazlar sebebiyle kabul edilmesini aksi halde esasa ilişkin inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini, takip dosyasının iptalini, davalıya borçlu olunmadığının tespitine, kötüniyetli davalının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine açılan huzurdaki davada davacı taraf, takibe konu çeklerin ve üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, davalıyı tanımadığını ve herhangi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, bu sebeple herhangi bir borcunun da bulunmadığını ileri sürdüğünü, daha önce ----------- E. sayısında kayıtlı davada, 08.08.2019 tarihli tensip zaptının 11 numaralı kararında, davacı tarafa arabulucuya gidilip gidilmediği, gidilmiş ise arabuluculuk tutanağının bir hafta içerisinde sunmasını, aksi halde davanın usulden red edileceğini belirtilmiş ve davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadığı için dava red edildiğini, Yargıtay ve diğer Bölge Adliye Mahkemeleri menfi tespit davalarını arabuluculuk kapsamında değerlendirdiğini, daha önce aynı hususta verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının, davalıyı tanımadığı ve herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığına yönelik iddialarının doğru olmadığı belgelerle sabit olduğunu, bu sebeplerle de davalıya borcu olmadığını iddia eden davacının, garantörlük yazısı, faturalar, tapu kaydı, bankanın gönderdiği ihtar, müvekkilimizin davacı adına yaptığı ödemeye ilişkin dekont, bankanın davalının davacıya garantör olduğu ve herhangi bir borcun kalmadığına dair yazısından davacının iddialarının doğru olmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. ---------- sayılı ilamında; "...Eldeki dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; İnceleme konusu çeklerde ...'a atfen atılmış imzalar ile ...'ın mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde farklılıklar, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarında kısmi benzerlikler görülmektedir. Bunun yanı sıra imza boyut ve kısımları arasındaki oran, istif, işleklik. doğrultu. baskı derecesi ve kalem yürütme alışkanlıkları yönünden de önemli grafolojik farklılıklar bulunmaktadır. İmzalar serbesi taklit yöntemi ile oluşturulmuştur.
İnceleme konusu çeklerde ...'a atfen atılmış imzalar ile ...'ın mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaşlırmada; başlangıç hareketlerinde farklılıklar, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarında kısmi benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu. seyir. hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çeklerdeki imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı, takliden atılmış imza niteliğinde olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Mahkememizce alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişi; İnceleme konusu olan 31.01.2016 keşide tarihli 125.000 TL bedelli bir adet çek ve 28.02.2016 keşide tarihli 125.000 TL bedelli bir adet çek üzerindeki keşideci imzalarla ödenmiş olan 30.12.2015 keşide tarihli 150.000 TL bedelli bir adet çek üzerindeki keşideci imza arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda benzerlikler, bitiş hareketlerinde farklılıklar görülmektedir. Bunun yanı sıra istif, işleklik, doğrultu, baskı derecesi ve kalem yürütme alışkanlıkları yönünden grafolojik benzerlikler bulunmaktadır. İnceleme konusu 31.01.2016 keşide tarihli 125.000 TL bedelli bir adet çek ve 28.02.2016 keşide tarihli 125.000 TL bedelli bir adet çek üzerindeki keşideci imzalarla ödenmiş olan 30.12.2015 keşide tarihli 150.000 TL bedelli bir adet çek üzerindeki keşideci imza arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda benzerlikler, bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; imzalar arasında benzerlikler saptanması nedeni ile 31.01.2016 keşide tarihli 125.000 TL bedelli bir adet çek ve 28.02.2016 keşide tarihli 125.000 TL bedelli bir adet çek üzerindeki keşideci imzalar ile ödenmiş olan 30.12.2015 keşide tarihli 150.000 TL bedelli bir adet çek üzerindeki keşideci imzanın muhtemel aynı kişinin eli ürünü olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Eldeki dava, kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.Mahkememizden verilen --------- Esas, ---------- Karar sayılı, █████/2019 tarihli ilam,------------ sayılı, █████/2020 tarihli ilamı ile kaldırılarak mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.
İşbu davanın konusu ------------ İcra Müdürlüğü''nün ----------- esas sayılı icra takibine konu edilen --------- ait ------------ seri 28.02.2016 tarihli 125.000,00 TL bedelli ve --------- seri numaralı 30.01.2016 tarihli 125.000,00 TL bedelli çeklerdir.Davacı tarafça, yukarıda belirtilen çeke istinaden davacı hakkında kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı iddia edilmiştir. Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkememizce imza incelemesinin yapılması amacıyla davacının samimi imza örnekleri dosya arasına alınmış ve dosya grafolog bilirkişiye tevdii edilmiştir. 01.11.2021 tarihli usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporunda davaya konu çeklerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.Somut olayda davaya konu çeklerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Ancak davalı tarafından davacının başkalarına imza attırmak suretiyle piyasaya çekler verdiği savunulmuştur. Bu hususta ----------- esas sayılı dosyasında davacı sanık sıfatıyla yargılanmakta iken davacı hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
----------- esas sayılı dosya yargılamasında alınan bilirkişi raporunda davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkememizce daha önceden davacı tarafından ödenen çekler araştırılmış ve davacıya ait ve ödenmiş olan muhatabı -----------Ş. Olan ------------ seri numaralı 150.000,00 TL bedelli, █████/2015 tarihli çek dosya arasına alınmıştır. Akabinde davaya konu çekler ile davacıya ait ve ödenmiş olan muhatabı ---------Ş. Olan --------- seri numaralı 150.000,00 TL bedelli, █████/2015 tarihli çekte bulunan imzaların aynı kişiye ait olup olmadığı hususunun belirlenmesi amacıyla dosya grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş ve usulüne uygun alınan bilirkişi raporunda çekler üzerindeki imzaların aynı kişinin eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davaya konu çekler üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmış ise de davacıya ait ve ödenmiş olan davacıya ait ve ödenmiş olan muhatabı -----------Ş. Olan -------------- seri numaralı 150.000,00 TL bedelli, █████/2015 tarihli çek üzerindeki imza ile davaya konu çekler üzerindeki imzanın aynı kişiye ait olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle davacının başkalarına imza attırmak suretiyle çekleri kullandığı, yani TMK'nin 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.115,83-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf olunan 4.023,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 44.327,12-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!