Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabulle, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin içtihadı.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasında, son usuli işlem olan mahkumiyet kararından itibaren sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle daha önce verilen bozma kararına yaptığı itiraz kabul edilerek, Dairenin önceki bozma ilamı kaldırılmış ve zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıHÜKÜM
: MahkumiyetİTİRAZA KONU KARAR
: BozmaİTİRAZ EDEN
: Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2024 tarihli ve 14-██████████ sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİSanığa atılı sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunun hapis cezasının üst sınırı nazara alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca sekiz yıllık asli, on iki yıllık kesintili dava zamanaşımı süresine tabi olduğuna, bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında, dava zamanaşımı süresini kesen en son usuli işlem olan 24.03.2015 tarihli mahkumiyet kararı üzerinden temyiz inceleme tarihine kadar asli zamanaşımı süresinin dolduğuna, bu nedenle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/2-d maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, temyiz incelemesi sonucunda bozma hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.II. GEREKÇE1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 102/1-2. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.03.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.III. KARAR1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Foça Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, İtiraza uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.01.2025 tarihinde karar verildi.