İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, vinç hizmeti alacağından doğan ve ilk derece mahkemesince reddedilen ihtiyati haciz talebine yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının vinç hizmetinden kaynaklanan alacak iddiasıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı vekili, müvekkiline ait ödenmemiş faturaların davalı tarafından itirazsız kabul edildiğini ve muhtemel mal kaçırma riskini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini reddeden kararının kaldırılmasını talep etmiş, ancak mahkeme, alacağın varlığı ve kesin miktarının ancak yargılama sonucunda belirlenebileceği ve yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ Esas, Derdest, Ara KararARA KARAR TARİHİ
: █████/2025DAVA
: İhtiyati Haciz (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya vinç hizmeti verildiğini, ancak verilen hizmete ilişkin faturalara konu borcun davalı tarafından ödenmediğini, faturaya itiraz edilmediği gibi borcun da ödendiğine dair ödeme belgesinin de dosyaya sunulmadığını, sunulan cari hesap ekstresi gereğince alacaklarının sabit olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları ve vergi dairesine bildirilen BA-BS formları ile alacağın ispatlanacağını belirterek öncelikle İİK 257. Maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini daha sonra takibe karşı haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura içeriğinde belirtilen hizmetin verilmediğini, müvekkiline, fatura içeriğinde belirtilen hizmetin doğru ve tam bir şekilde verilmediğini, müvekkilinin davaya konu hizmetten de faturadan da haberinin bulunmadığını, alacaklının, faturadaki hizmetin verildiğini HMK 200. maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturaların tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davacı tarafın ticari ilişkiyi kanıtlmakla yükümlü olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebi ile davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; somut olayda, davacı vekilince her ne kadar davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de, alacağın varlığı, niteliği ve miktarı ancak yapılacak yargılama sırasında tarafların delillerinin toplanması ile belirlenebileceğinden, talep yargılamayı gerektirdiğinden ve İİK 257/1 md. yasal şartları taşımadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dosya kapsamında sunulan delillerden ve belgelerden muacceliyet şartlarının oluştuğunu ve yaklaşık ispat kuralının sağlandığını, davalı firmanın, mezkur faturaların kendisine tebliğinden itibaren sekiz gün içinde müvekkili firmaya herhangi bir itiraz bildirmediğini, dolayısıyla davalının işbu faturayı ve içeriğini kabul etmiş sayılacağını, davalı tarafın borcunu ödemekten kaçındığının çok açık şekilde ortada olduğunu, zira gerek icra takibi açılmadan önce şifahi şekilde verilen sürelerde gerekse de borca itiraz sonrasında yürütülen arabuluculuk faaliyetleri neticesinde davalı firmanın üzerine düşen edimleri ifa etmeyerek müvekkili firmayı maddi manevi ciddi zararlara uğrattığını, dosya arasına celbini talep ettikleri ilgili kurumlardan gelen cevaplardan olan BA-BS formlarından da görüldüğü üzere davalı şirketin dava dilekçesinde belirtilen delillerle birlikte sunulan hizmetleri müvekkili firmadan aldığını, ancak alınan hizmete ilişkin olarak hiçbir ödeme evrakının delil olarak dosyaya sunulamadığını, aksine kötü niyetli olarak itiraz edilerek aksi yönde açıklamalarda bulunulduğunu, bu tutumun dahi aslında davalı firmanın kötü niyetli olarak borca itiraz ederek haksız şekilde ödemeden imtina ettiğini ortaya koyduğunu, İİK 257. Maddede belirtilen şartların sağlandığını belirterek ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasını, müvekkilinin zarara uğramaması ve davalının mal kaçırma riskine karşılık öncelikli olarak teminatsız şekilde, aksi halde dairenin uygun göreceği teminat bedeli karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
: İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı tarafından davalı şirkete vinç hizmeti verildiği iddiasıyla düzenlenen cari hesaba dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı, 66.900,00 TL asıl alacak ile 583,31 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 67.483,31 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür. Derdest dava kapsamında ihtayati haciz talep edilmiş olup Mahkemece şartları bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Davacı ise kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf etmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Takip talebinde, borcun sebebi cari hesap alacağı olarak belirtilmiştir. Dava, takipte talep edilen 67.483,31 TL üzerinden açılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ekinde, █████/2023 tarihli 64.800,00 TL bedelli, █████/2023 tarihli 8.100,00 TL bedelli ve █████/2023 tarihli 24.000,00 TL bedelli "vinç hizmeti bedeli" açıklamalı 3 adet fatura ile davacının davalıdan 66.900,00 TL alacaklı olduğunu gösteren cari hesap ekstresi sunulmuştur. Davacının istinaf dilekçesinden bahsettiği BA formu, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen █████/2025 tarihli ara karar tarihinden sonra █████/2025 tarihinde dosyaya celp edilmiş olup BA formuna göre, 2023 yılında davalı şirketin davacı şirketten 4 adet e-faturaya dayalı 86.750,00 TL tutarında mal alımı yaptığı görülmüştür. Ancak BA formunda belirtilen faturaların davaya konu faturalar olup olmadığı anlaşılamamıştır. İcra dosyası incelendiğinde, davalı şirket tarafından █████/2023 tarihinde 30.000,00 TL tutarında harici ödemenin davacıya yapılarak tahsil harcının █████/2023 tarihinde ve eksik bakiye tahsil harcının da █████/2023 tarihinde icra dosyasına yatırıldığı görülmüştür.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati haciz talep eden, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediğini iddia etmiş olup karşı taraf ise, talep edene herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaların haksız ve dayanaksız şekilde düzenlendiğini savunmuştur. İhtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Sunulan cari hesap ekstresi de, talebe konu faturalardan kaynaklanan bakiye fatura alacağının karşı tarafça itiraz edilmeden kabul edildiği anlamına gelmez. Tek taraflı talep eden tarafından ticari ilişki sebebiyle tutulan açık hesaba dayalı cari hesap ekstresi de alacağı yaklaşık olarak ispat edecek mahiyette bir delil değildir. Cari hesap noktasında tarafların mutabık kaldığına dair bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Son olarak, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimali ile yapılacak normal takibin sonuçsuz kalması ihtimali mevcut olduğuna yönelik olarak herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas ve █████/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı talep eden davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2025