Asliye Ticaret Mahkemesi, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalının araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını ve tazminat ödenmesini talep etmiş; mahkeme, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle kendi görev alanına girmediğini, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu tespit ederek davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil arasında araç kiralama sözleşmesi kurulmuştur.(ekte sunulmuştur.) Davalı, söz konusu sözleşmenin kurulduğu andan itibaren, muaccel olan borçlarından herhangi biri için ödeme yapmamıştır. (Ödenmeyen faturalar ve ekstreler ekte sulumuştur.) Bunun üzerine ----. İcra Dairesi ----- esas sayılı icra dosyası açılmıştır. Ardından davalı tarafından borca itiraz edilmiştir. Ve takip durmuştur. Bu sebeple yapılan itirazın iptalini isteme zaruriyetimiz hasıl olmuştur. Davalı ile davacı arasından kurulan sözleşme gereğince, müvekkile araçları teslim etme, davalıya da bu araçlara karşılık kiralama bedelini ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Müvekkilin yükümlüğünü yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafından araçların kiralama bedelleri ödenmemiştir. Herhangi bir ödeme olmadığı bu sebeple sözleşmeye aykırılık söz konusu olduğu açıktır. Yukarıda da izah edildiği üzere borçlu itirazında haksız olup kötü niyetlidir. İcra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmiştir. Yaptığı itiraz da sadece tutara olmasına rağmen, ----- İcra Müdürlüğünce icra takibi durdurulmuştur. Bu nedenle borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılması, borçlu kötü niyetli olarak borcunu sürüncemede bırakmasından dolayı alacağın %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması ve borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulması için mahkemenize müracaat etmek zorunda kalmış bulunmaktayız. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle resen göz önüne alınacak hususlarla birlikte; Davalının kötü niyetli olarak yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA, Davalı aleyhine %20’DEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, Yargılama aşamasında davalının mallarını kötüniyetli olarak satma ihtimali göz önüne alınarak ve yargılama sonunda alacağımızın tahsil kabiliyetinin olabilmesi için davalı adına kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmaz mallarının üzerine İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, Fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımızın en geniş anlamda saklı tutulmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Araç kira sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Yargıtay -----Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile benzer ilamlarında da vurgulandığı üzere sözleşmenin her iki yanı tacir dahi olsa uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanıyor ise HMK.'nun 4 (1) a maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Somut olayda dava konusu edilen alacağın taraflar arasında icra edilen Araç Kira Sözleşmesi i kapsamında oluşan alacak davasına ilişkin olup alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptali talep edilmiştir, taraflar arasında araç kira sözleşmesine dayalı ilişki bulunduğu, kira sözleşmesinin varlığı dikkate alındığında uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla HMK'nın 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle DAVANIN USÛLDEN REDDİ ile GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davaya bakmaya ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Karar kesinleştikten sonra ve istek halinde HMK 20. Maddesi gereğince iki haftalık süre içinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde HMK 20 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
5-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
6-Kararın talep halinde davacı vekiline ve davalıya tebliğe çıkarılmasına,Dair, davacı vekili huzurunda, davalı yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!