Taşımacılık şirketinin, servis sağlayıcı tarafından ticari hizmet sözleşmesinin haksız feshinden doğan cezai şart ve icra inkar tazminatı talepli alacak davası.
Özet: Bir taşımacılık şirketi, servis hizmet sözleşmesini haksız yere tek taraflı feshederek ticari itibarına ve maddi zarara yol açtığı iddiasıyla bir tedarikçi hakkında 10.000 TLlik cezai şart alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken, davalı taraf öncelikle ticari mahkemenin görevli olmadığı ve kendisinin tacir sıfatı taşımadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVA
:Asıl dava dilekçesi özetle şöyledir;"müvekkili şirket ... A.Ş. Türkiye'nin bir çok ilinde, personel ve öğrenci taşımacılığı alanında, 1.000'in üzerinde araç sayısına sahip filosuyla başarıyla faaliyet gösteren, ülkenin en büyük okullarına ve saygın firmalarına servis hizmeti sağlayan sektörün öncü firması olduğunu, müvekkili şirket, verilen servis hizmetini kendi araçlarıyla sağladığı gibi aracı bulunan tacirlerle bu hususta sözleşme yaparak tedarikçi sağladığını, müvekkili şirket ile davalı arasında bu anlamda bir servis hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davalı, müvekkilinin belirlediği güzergah ve saatlerde kendi aracıyla servis hizmeti vereceğini, bu sözleşmeye göre davalı tarafın hiçbir suretle işe başlamama veya devam eden işi sözleşme sonuna kadar bırakamayacağı gibi derhal fesih hakkı da bulunmadığını, davalı taraf imzalanan sözleşmeye aykırı davrandığını, ... için, ... eğitim öğretim yılını kapsayan taşıma sözleşmesi bulunduğunu, davalı tedarikçi gerçeği yansıtmayan iddialarda bulunarak haksız yere sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, akdedilen iş bu sözleşme ... eğitim öğretim yılını kapsadığından ancak █████████ eğitim öğretim sonu ile sonlandırılabileceğini, müvekkili şirketin davalının haksız feshi sonucu işe gelmemesi nedeniyle hizmet verdiği firmalara karşı ticari itibarı zedelendiği gibi maddi olarak da zarara uğradığını, Davalı sözleşmeye aykırı olarak akdedilen taşıma sözleşmesini haksız yere feshettiğini, üst üste iş gelmediğini, her gelmediği gün için asli yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirket, davalının sözleşmeye aykırı bu eylemleri nedeniyle 02.12.2019 tarihinde davalı adına 10.000,00 TL tutarlı sözleşmeye istinaden ceza bedeli faturası kestiğini, davalı ise bu fatura bedelini ödemediğini, müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı taraflarınca başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, Davalı borçlunun müvekkiline borcu bulunmadığına dair iddiası tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve soyut bir iddia olduğunu, karşı taraf itirazına hiçbir dayanak gösteremediğini, iddiasını destekler herhangi bir delil de sunamadığını, sözleşmeye aykırı davranarak, müvekkilini zarara uğrattığını, mevcut alacaklarının varlığı ve huzurda bulunan dava bakımından haklılığımızın ispatı için borcun dayanağı olan bedel fatura ile sabit olduğunu, akabinde taraflarınca ... Arabuluculuk Bürosunun ...Büro Dosya Numarası ve ... Arabuluculuk Numarası ile arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığını ve toplantı anlaşmazlık olarak sona erdiğini, alacak likit olduğunu, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın tahsili geciktiğinden, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini, takip konusu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart olup başlatmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.ASIL DAVA CEVAP DİLEKÇESİ
:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; "İşbu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, müvekkilinin işletme esasına göre defter tuttuğunu ve tacir sıfatına haiz olmadığını, işbu davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekirken mahkememiz nezdinde ikame edildiğini, davanın reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA
:Birleşen dava dilekçesi özetle şöyledir; " Müvekkil şirket ...A.Ş. Türkiye'nin bir çok ilinde, personel ve öğrenci taşımacılığı alanında, 1.000'in üzerinde araç sayısına sahip filosuyla başarıyla faaliyet gösteren, ülkemizin en büyük okullarına ve saygın firmalarına servis hizmeti sağlayan sektörün öncü firmasıdır. Müvekkil şirket, verilen servis hizmetini kendi araçlarıyla sağladığı gibi aracı bulunan tacirlerle bu hususta sözleşme yaparak tedarikçi sağlamaktadır. Müvekkil şirket ile davalı arasında bu anlamda bir servis hizmet sözleşmesi akdetmiştir. Sözleşme gereği davalı, müvekkilin belirlediği güzergah ve saatlerde kendi aracıyla servis hizmeti verecektir. Bu sözleşmeye göre davalı tarafın hiçbir suretle işe başlamama veya devam eden işi sözleşme sonuna kadar bırakamayacağı gibi derhal fesih hakkı da bulunmamaktadır. Ancak davalı taraf imzalanan sözleşmeye aykırı davranmıştır. Şöyle ki,... için, █████████ eğitim öğretim yılını kapsayan taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Ancak davalı tedarikçi gerçeği yansıtmayan iddialarda bulunarak haksız yere sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiştir. Akdedilen iş bu sözleşme █████████ eğitim öğretim yılını kapsadığından ancak ...eğitim öğretim sonu ile sonlandırılabilecektir. Müvekkil şirketin davalının haksız feshi sonucu işe gelmemesi nedeniyle hizmet verdiği firmalara karşı ticari itibarı zedelendiği gibi maddi olarak da zarara uğramıştır.Müvekkil şirket, davalının sözleşmeye aykırı bu eylemleri nedeniyle 02.12.2019 tarihinde davalı adına 10.000,00 TL tutarlı sözleşmeye istinaden ceza bedeli faturası kesmiştir. Davalı ise bu fatura bedelini ödememiştir. Müvekkil şirket alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafımızca başlatılan icra takibine itiraz etmiş ve takibin durmasına sebebiyet vermiştir. Davalı borçlunun müvekkilimize borcu bulunmadığına dair iddiası tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve soyut bir iddiadır. Nitekim karşı taraf itirazına hiçbir dayanak gösterememiş olup iddiasını destekler herhangi bir delil de sunamamıştır. Sözleşmeye aykırı davranarak, müvekkilimizi zarara uğratmıştır. Kaldı ki mevcut alacağımızın varlığı ve huzurda bulunan dava bakımından haklılığımızın ispatı için borcun dayanağı olan bedel fatura ile sabittir.Akabinde tarafımızca ... Arabuluculuk Bürosunun ...Büro Dosya Numarası ve... Arabuluculuk Numarası ile arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulmuştur. Yapılan arabuluculuk görüşmeleri de maalesef sonuçsuz kalmış ve toplantı anlaşmazlık olarak sona ermiştir.Ayrıca alacak likit olup, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın tahsili geciktiğinden, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini ...'' talep ve dava etmiştir.BİRLEŞEN DAVADA CEVAP DİLEKÇESİ
:Birleşen dava cevap dilekçesi özetle şöyledir;"Davacı, gelinen aşama itibariyle kesinlikle kötü niyetli şekilde hareket etmekte ve işbu davayı yine kötü niyetle ikame etmektedir. Ayrıca gerçeğe ve hukuka aykırı beyanlar ile taleplerini arz etmesi itibarıyla dürüstlük kuralını da ihlal etmektedir. Oysa ki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ("TMK") 2. ve 3. maddeleri uyarınca herkes bu kurallara uygun hareket etmek zorundadır ve yasalar, bu kuralları ihlal eden kişileri ve eylemleri korumamaktadır. Tacir sıfatını haiz olan Davacı, TTK uyarınca emrolunan basiretli tacir hükümlerini de böylece ihlal etmekte, bu hükme aykırı hareket etmektedir. Dolayısıyla talepleri ile haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame ettiği işbu davanın reddedilmesi hukuka uygun olacaktır. Davacı, tüm bu açıklamalarımız ve delillerimiz doğrultusunda açıkça anlaşılmaktadır ki servis taşımacılığı hizmetinden doğan ve Müvekkile karşı borçlandığı ödeme yükümlülüğünden kaçınmak için işbu davayı ikame etmiştir. Gerçekten de dava dilekçesi, davaya konu olan icra dosyası ve her iki dosyanın delilleri nezdinde hiçbir haklı ya da gerçek dayanağa sahip değildir. Velhasıl işbu dilekçe ile haksız davaya cevap verilmesi, davanın esas yönünden reddedilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.DELİLLER
:Bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı Mülkiye Saltık tarafından incelemeye sunulan 2019-2020 yıllarına İşletme Defterlerinin Defter Beyan sisteminde usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğü, Davalı ... A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olup olmadığının Davalı firma yukarıda ilgili bölümde belirtilen mükellef gruplarından Ulaşım sektörü içerisinde ise (E-Defter berat yükleme tarihleri konusundaki değişikliğe göre mücbir sebep dolayısıyla son yükleme tarihi 27 Temmuz 2020 tarihine kadar uzatılan mükellefler statüsünde olacağından) son berat alma işleminin 23.07.2020 tarihinde alındığı ve Ocak 2020 dönemi için son berat alma tarihi olan 27.07.2020 tarihi içerinde olduğu, bundan dolayı da efterleri lehine delil teşkil edebileceği, Davacı tarafın işletme usulüne göre defterini tutması, cari hesap çalışmasının olmaması nedeniyle borç alacak bilgisinin bulunmadığı, Davalının sunmuş olduğu cari hesap ekstresine ve Ticari Defterlere göre 31.12.2019 tarihi itibariyle Davacıdan 4.841,58.-TL alacaklı olduğu, Davacı tarafça düzenlene faturaların her iki tarafta kayıtlı olmasına rağmen, Davalı tarafça düzenlenen 02.12.2019 tarihinde ... nolu 10.000,00.-TL'lik fatura'nın Davalı kayıtlarında olmasına rağmen Davacı kayıtlarında bulunmadığı, Davacı ile davalı arasında ... tarafından tanımlanan Taşımacı / Sözleşmeli Taşımacı ilişkisi bulunduğu, Davacı ile davalı arasında UKOME tarafından yayınlanan “Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi” temel alınarak hazırlanmış “Öğrenci Taşıma Sözleşmesi” olduğu..." rapor edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:ASIL DAVA GEREKÇESİ
:Dava, servis taşıma sözleşmesine dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf huzurdaki davada ve davaya konu icra takibinde 30.11.2019 TARİHLİ FATURA ALACAĞI 8.033,42 TLsözleşmenin haksız feshinden doğan 8.850,70 TL olmak üzere iki alacak kalemine dayanmaktadır.Davacı Sözleşmeli Taşımacı; 01.11.2019 tarihinde sözleşme feshi ihtarı göndermiş , davalı karşı davacı taşımacı şirketin 02.12.2019 tarihinde ve daha sonraki tarihlerde davacı/ birleşen dosya davaalısı Sözleşmeli Taşımacının servise gelmediğine (servisini yaktığına) dair tutanak tutmuş ve cezai şart faturası kesmiştir.Taraflar arasında...'nin (...)...tarih ve ... sayılı kararında tanımlanan Taşımacı / Sözleşmeli Taşımacı ilişkisi bulunmaktadır. Dava dosyasına taraflar arasında; 01.09.2019 ile 30.06.2020 okul dönemini kapsayan bir sözleşme sunulmuştur. Sözleşmede; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin okul dönemine ait olduğunu kanaatine ulaşılmakla birlikte sözleşmede “derhal fesih” ve “süreli fesih” koşulları yer almamaktadır. Bu nedenle; davacı Sözleşmeli Taşımacının ... tarafından hazırlanan “Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi”nin; Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlığı altındaki 5. maddede belirtilen “Taraflar 30 (otuz) gün önceden haber vermek suretiyle sözleşmeyi sonlandırabilirler” hükmüne göre tek taraflı olarak süreli fesih hakkını kullanabileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, 07.09.2023 tarihli kök ve 05.09.2024 tarihli ek raporlara mahkememizce itibar edilmiştir.Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin/verildiğinin kabulü gerekir. (Emsal: Yargıtay 19. HD' nin ... E., ... K. ve...E.K. sayılı ilamı)Her ne kadar davacı taraf sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşmeden doğan alacak olarak 8.850 TL fatura alacağı talep etmişse de taraflar arasında imza edilen sözleşmede davacının iddiasına yönelik olarak ek iş sağlanacağı şeklinde bir madde hükmü bulunmadığı gibi davacının iddialarını ispata yarar delil sunmadığı, bu fatura miktarının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmakla hizmetin verildiği ispat edilememiş ve bu miktar yönünden talebin reddine karar verilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafça tanzim edilen faturaların ödenmediği iddia edilerek davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu; takibin ve davanın cari hesaptan kaynaklanıyor olması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının ispat hususunda önem arz ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından düzenlenen takibe dayanak 30.11.2019 tarih 6.702,22 TL ile 30.11.2019 tarih 1.331,20 TL olmak üzere toplam 8033,42 TL bedelli faturalar hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaya konu hizmeti faturanın ticari defterine kaydedilmiş olması nedeniyle aldığının kabulü gerektiği, her iki tarafın fatura yönünden mutabık oldukları ve davacının 8.033,42 TL alacağının bulunduğu, davalının mutabık kalınan miktarı ödediğine ilişkin savunmada bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin bir belge de sunamadığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.7, 4.14 ve 5.2 maddelerinde sırasıyla; İLKEM tarafından verilen yakıtın mahsubu, İş Sağlığı ve Güvenliği hizmet giderinin mahsubu, GPS giderinin mahsubu düzenlenmiş olduğundan, davalının defter ve kayıtlarına da işlemiş olduğu toplam 2.875,00 TL tutarındaki bu giderlerin davacı alacağından takas/mahsup edilmesi gerektiği, takas/mahsubu neticesinde davacının davalıdan 8.033,42 TL (-) 2.875,00 TL - 5.158,42 TL 30.11.2019 tarihli muaccel alacağının bulunduğu, bu sebeple davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın miktarı yargılama neticesinde belirli hale geldiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.BİRLEŞEN DAVA GEREKÇESİ
:Dava, servis taşıma sözleşmesine dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan cezai şart faturasına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ile davalı (tedarikçi) arasında düzenlenen Öğrenci taşıma ( servis arada ) sözleşmesinin incelenmesinde; iş bu sözleşmenin öğrenci ve personellerinin davalının belirlediği güzergah ve bu güzergahlarda belirlenecek noktalardan getirilip götürülmesi işini kapsadığı , tedarikçinin firmanın bağımsız tacir ve kendi personeli için işveren konumunda olduğu , tespit edilmiştir.Sözleşmenin 15.1 Maddesinde '' tedarikçi sözleşmeyle düzenleme altına alınan sorumluluk ve yükümlülüklerinden her hangi birine aykırı davranması halinde ilkemin sözleşmeyi derhal fesih hakları saklı kalmak kaydıyla her bir aykırılık için 10.000 TL ceza şart bedeli ödeyecektir.Davacı taraf icra takibine konu ettiği faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu , davalı taraf ise sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği ve haklı fesih edildiği gerekçesi ile davalı aleyhine kesilen cezai şart faturaları nedeniyle borçlu olmadığı iddiasındadır .Somut olaya ilişkin yasa maddeleri incelendiğinde :Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda 158-161. maddelerinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddelerinde ise "ceza koşulu" ismini almıştır. Cezai şart borçlunun asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer'i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343).6098 sayılı TBK'nin 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir.6098 sayılı TBK'nın 179/2 hükmüne göre; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir.6098 sayılı TBK'nin 179/3 hükmüne göre; "Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir.Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nin 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır.Davaya konu somut olayda; taraflar arasında öğrenci taşıma (servis) sözleşmesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta cezai şart tazminatı talep edilebilmesi için sözleşmenin ihlal edilmesi (ayıplı veya eksik bir ifada bulunulması) gerekmektedir. Bu konuda sadece faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderilmiş olması, cezai şart tazminatı için yeterli değildir. Mahkememizce içinde taşıma hukuku alanında uzman bilirkişininde yer aldığı heyetten rapor aldırılmış cezai şart faturasının haksız tanzim edildiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında tanzim edilen sözleşmede “derhal fesih” ve “süreli fesih” koşulları yer almadığı, UKOME tarafından hazırlanan “Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi” nin; Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlığı altındaki 5. maddede belirtilen “Taraflar 30 (otuz) gün önceden haber vermek suretiyle sözleşmeyi sonlandırabilirler” hükmünün bulunduğu , sözleşmede yer almayan fesih ihbarı boşluğunun Ukemo Tip sözleşmesinden doldurulması gerektiği , davalının fesih beyanının Ukemo sözleşmesine uygun olduğu ve geçerli olduğu davacının 02.12.2019 tarihinde ve daha sonraki tarihlerde davalı Sözleşmeli Taşımacının servise gelmediğine (servisini yaktığına) dair tutanağının davacı Sözleşmeli Taşımacı şirketi için bağlayıcı bir tutanak olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davanın kısmen kabulüne, ... 27. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.158,42TL asıl alacak yönünden takip talebindeki hal ve şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Şartları oluşmayan icra inkar tazminat ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine,Birleşen davanın reddine,2-Asıl davada karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 338,20TL'nin mahsubu ile geriye kalan 89,40 TL.nin davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,3-Asıl dava yönünden davacı tarafından yatırılan 338,20TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı gideri toplamı olan 397,50TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Asıl dava yönünden davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 5.158,42TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 5.158,42TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Asıl dava yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 14.645,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 14.645,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan 343,00 TL. tebligat, posta gideri ile 8.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8593,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 2238,31TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Asıl dava yönünden davalı tarafından yapılan 50,00TL tebligat, posta masrafının kabul ve red durumuna göre 36.97TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,8-Birleşen davada karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 82,69TL'nin mahsup edilerek bakiye 344,91TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,9-Birleşen dava yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın red edilen 4.841,58TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 4.841,58TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Birleşen dava yönünden davalı tarafından yapılan 221,00TL tebligat, posta masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair tarafların yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. █████/2024KatipE-imzalıdırHakimE-imzalıdır