Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla azınlık pay sahibinin yönetim kurulu üyelerinin azli ve yenilerinin seçimi için olağanüstü genel kurul toplantısı çağırma izni talebi davası.
Özet: Davacı azınlık hissedar, davalı şirketin diğer pay sahipleri tarafından zarara uğratıcı eylemler yapıldığı ve finansal tablolarının ekside olduğu gerekçesiyle, mevcut yönetim kurulunun azli ve yeni üyelerin seçimi amacıyla olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması talebinin şirket tarafından reddedilmesi üzerine mahkemeden genel kurulu toplantıya çağırma izni talep etmiştir. Davalı şirket ise davacının azınlık pay sahibi olma koşulunu ispat edemediğini ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş; mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ilgili belgeleri toplamak ve delilleri incelemek üzere yargılamaya devam etmektedir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ***
KARAR NO
: ***
BAŞKAN
: ***
ÜYE
: ***
ÜYE
: ***
KATİP
: ***
DAVACI
: ***
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: ***
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ
:***
KARAR TARİHİ
: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ***
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (olağanüstü genel kurul istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Ve Cam Sanayi A.Ş.'nin %5,02 payına sahip olan hissedarı olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirketin diğer pay sahiplerinin şirketi borçlandırıcı ve şirketi zarara uğratıcı eylemler yaptığının tespit edildiğini, bu hususların görüşülmesi için davalı şirkete █████/2024 tarihinde ihtarname çekildiğini ve bu talebinin reddedildiğini, müvekkilinin █████/2024 tarihi itibariyle azınlık pay sahibi olduğunu, TTK'nun 411. maddesi ve devamı maddeler gereği mevcut yönetim kurulu üyelerinin azli ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi gündem maddelerini görüşmek ve karara bağlamak üzere genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasını talep edebildiğini, bu yönde taleplerini davalı şirkete ilettiklerini ve aksi halde mahkemeye başvurulacağını ihtaren bildirdiklerini, ancak yönetim kurulu üyeleri tarafından gerekçesiz bir şekilde taleplerinin reddedildiğini, şirketin diğer ortaklarının şirkete zarar verdiğini, şirket mallarına ilişkin usulsüz tasarruflarının bulunduğunu, davalı şirketin finansal tabloları incelendiğinde son iki senedir genel bilançonun ekside olduğunun anlaşılacağını, şirketin çoğunluğunun halka açık olduğu düşünülünce şirketin zarara uğramaması ve buna karşı önlemlerin alınması adına genel kurulun toplanması gerektiğini belirterek TTK'nun 412. maddesi gereği, müvekkile "Genel Kurulu Toplantıya Çağırma İzni" verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının taraf ehliyetinin varlığının ispat edilemediğini, davacının azlık pay sahibi olarak kabul edilip edilemeyeceği dava dilekçesinden belirli olmadığını, her ne kadar müvekkili şirkette %5.02 hissedar olduğunu söylese de delilleri arasında buna dair bir kayıt veya belge bulunmadığını, halka açık şirketlerde pay sahipliğinin Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre belirlendiğini, davanın açıldığı tarihte davacının yüzde beş ve üzeri paya sahip olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, eğer davacı %5 üzerinde pay sahibi değilse bu davayı açmak için kanuni şartları taşımadığından davanın dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu somut gerçeklikten uzak, haksız ve dayanaksız hususların kabulünün mümkün olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca, ticaret sicil kayıtlarına, şirket esas sözleşmesine, şirketin finansal tablolarına, ticari defter ve kayıtlarına, noter ihtarına, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ... Ve Cam Sanayi Anonim Şirket'nin ana sözleşmesinden en son tarihli yapılmış tescil ve ilan edilmiş genel kurul toplantı tutanağından, bu toplantıya ait hazirun cetvelinden, en son tarihli tüm ortaklarının kimlerden oluştuğunu, her birinin hisse miktarı ve pay oranlarının ne olduğunu gösteren karar ve belgelerden, en son tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulunun isim ve adreslerini ve şirketi temsil şeklini gösteren karar, belge ve imza sirküsünden şirketin güncel merkezinin ve adresinin neresi olduğunu gösteren kayıt ve belgelerden eksiksiz ve okunaklı birer örneklerinin gönderilmesi, şirketin halka açık şirketlerden olup olmadığı sorularak varsa buna ilişkin kayıt, karar ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiş, ayrıca şirket genel kurul toplantısının en son ne zaman yapıldığı, genel kurula toplantı çağrısının en son ne zaman yapıldığı sorulmuştur. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce █████/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının davalı ... Ve Cam Sanayi Anonim Şirketi'ndeki pay oranı tespit edilerek mahkememize bildirilmesi bilgi verilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize █████/2024 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Davacı vekiline dava dilekçesinde sözünü ettiği davalı şirkete gönderdiğini belirttiği █████/2024 tarihli noter ihtarnamesinin muhataba tebliğ şerhli örneğini sunması için süre verilmiştir. Davacı vekilince █████/2024 tarihli dilekçe ile Bakırköy 44. Noterliği'nin █████/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin muhataba tebliğ şerhli örneği sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 411 ve 412. maddesi uyarınca şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları, anonim şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı, davanın açıldığı tarihte davacının yüzde beş ve üzeri paya sahip olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 410. maddesi hükmü "Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanmamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklinde olup herhangi bir pay sahibinin maddede belirtilen gerekleri yerine getirdiği takdirde ortağı olduğu şirketin genel kurulunun toplanmasına mahkemece izin verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
TTK'nun 411/. maddesi gereğince " (1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.
(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır.
(3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır.
(4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır." hükmü yer alır.
6102 sayılı TTK'nun "Mahkemenin izni" başlıklı 412. maddesi "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.
" hükmünü içermektedir.
Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının davalı ... Ve Cam Sanayi Anonim Şirketi'ndeki pay oranı tespit edilerek mahkememize bildirilmesi bilgi verilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize █████/2024 tarihli yazı ile cevap incelendiğinde davacının davayı açtığı tarihte davayı açmak için yeterli paya sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından verilen █████/2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan Bakırköy 44. Noterliği'nin █████/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin muhataba tebliğ şerhli örneği incelenmiştir. TTK'nun 412. maddesi uyarınca davalı şirketin 7 iş günü içerisinde herhangi bir cevap vermediği ve TTK'nun 411/4. maddesinde belirtildiği şeklide tebliğ tarihinden itibaren 45 gün içinde genel kurul toplantısını yapılmadığı görülmüştür.
TTK'nun 411/1. maddesinden ve Anonim Şirket Genel Kurulu Bakanlık Temsilcisi Yönetmeliği'nin 9/3. maddesinden anlaşıldığı üzere, azınlık pay sahipleri tarafından genel kurulun toplantıya davet edilmesinin istenmesi sırasında genel kurulun toplantıya çağrılmasının gerektiren nedenlerin mutlaka bildirilmesi gerekir (Prof. Dr. Oruç Hami ŞENER, Ortaklıklar Hukuku, 4. Baskı, Ankara 2019, s.470). Yargıtay uygulaması ve öğretide ifade edildiği üzere yönetim kurulunun, azınlığın toplantı talebinin dayandığı gerekçelerin, bir genel kurul toplantısı yapılmasını gerektirip gerektirmediğini inceleyerek vereceği kararda takdir hakkı vardır -Her somut olay bazında ayrı değerlendirme yapmak kaydıyla- (Arş. Gör. Hümeyra YILMAZ, Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi, jurix.com, s.13). TTK'nun 411/3. ve 412/1. hükümlerindeki yönetim kurulunun çağrı istemini kabul etmesi veya etmemesi varsayımlarına göre ayrı ayrı düzenleme yapılmasından da bu anlam çıkmaktadır (Doç. Dr. Mustafa Erdem CAN, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, s.420). Yani yönetim kurulu, azınlığın toplantı talebine ilişkin gerekçelerini yeterli bulmazsa bu talebi reddedebilir. Gerçekten de TTK'nun 411/1. maddesi düzenlemesinden farklı olarak, yönetim kurulunun azınlığın toplantı talebini kabul edip etmeme hususunda bir takdir hakkı olduğunu açıkça ifade etmektedir. TTK'daki bu düzenleme, azınlık hakları bakımından bir geri adım olarak değerlendirilmektedir (Yrd. Doç. Dr. Selan Serder YILMAZ, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, 3. Baskı, Ankara 2022, s.384). Son olarak yönetim kurulu, azınlık pay sahiplerinin çağrı isteminin emredici hükümlere, ahlaka ve adaba aykırı olması ve kötü niyetli olması halinde de, azınlığın çağrı talebine ilişkin şartlar sağlanmamış olacağından, bu talebi red hakkı vardır (Doç. Dr. Mustafa Erdem CAN, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, s.420). Bu hususlar azınlığın olağanüstü genel kurul talebi bazında değerlendirilmelidir.
Yine olağanüstü genel kurul talepleri açısından bakıldığında mahkemeler de aynı şekilde, azınlık pay sahiplerinin genel kurul yapılmasına ilişkin gerekçelerinin, bir genel kurul toplantısı yapılmasını gerektirmediği kanaatine ulaşırsa, davayı reddedebilir (Yrd. Doç. Dr. Selan Serder YILMAZ, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, 3. Baskı, Ankara 2022, s.396). Gerçekten de mahkeme, azınlık pay sahiplerinin genel kurulun toplantıya çağrılması hususunda ileri sürdüğü gerekçeleri (maddi şartları) haklı görürse, ancak o halde genel kurulun toplantıya çağrılmasına karar verebilecektir (Prof. Dr. Oruç Hami ŞENER, Ortaklıklar Hukuku, 4. Baskı, Ankara 2019, s.473). Davacı pay sahiplerinin, genel kurulun toplanması için ileri sürdüğü gerekçeler haklı değilse, mahkeme davanın reddine karar verebilir. Azınlığın gündeme madde eklenmesi isteminde dahi mahkemenin, azınlığın her istemini kabul etme gibi bir zorunluluğu yoktur. Mahkemenin münasip olmayan talepleri reddetme yetkisi vardır (Yargıtay 11. H.D. █████/1993 tarihli, E.6659/K.508). Ayrıca gerçekleşmesi olanaksız olan bir hususta gündeme eklenmesi için yapılan başvurunun da reddi gerekir. Örneğin Yargıtay bir kararında, 5 kişilik bir anonim ortaklıkta 2 paydaşın reşit olmaması halinde yönetim kurulunun 5 kişiden oluşmasına dair ana sözleşme değişikliği gündem maddesinin gündem olarak eklenmesi talebinin reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 11. H.D. █████/1989 tarihli, E.8582/K.6406). Özetle azınlığın talep gerekçesi olarak ileri süreceği gerektirici sebepleri mahkeme TTK'nun 411/1. maddesi kendisine verdiği takdir yetkisini kullanarak değerlendirmelidir (Prof. Dr. Reha POROY- Prof.Dr. Ünal TEKİNALP- Prof. Dr. Ersin ÇAMOĞLU, Ortaklıklar Hukuku 1, 13. Bası, İstanbul 2014, s.485). Yani mahkeme, davacı tarafından ileri sürülen her sebebi, genel kurulun yapılması için gerektirici sebep olarak kabul etmek zorunda değildir. Burada önemle belirtmek gerekir ki azınlığın genel kurulu toplantıya çağırma talebi, azınlık hakkı niteliğinde olduğundan, hakkın açıkça kötüye kullanılmasına izin vermeyen TMK'nun 2/2. maddesine tabidir. Bu sebeple mahkeme, azınlığın bu hakkını açıkça kötüye kullandığını, özellikle şirketi zarara uğratma amacıyla hareket ettiğini tespit ettiği takdirde davayı reddetmelidir (Arş. Gör. Hümeyra YILMAZ, Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi, jurix.com, s.10). Bu hususlar da azınlığın olağanüstü genel kurul talebi bazında değerlendirilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında davalı şirketin en son █████/2024 tarihinde 2023 yılı olağan genel kurul toplantısını yaptığı, hazirun cetvelinin incelenmesinde davacının bu genel kurul toplantısına katılmadığı görülmüştür. Dava dilekçesinde davalı şirketin diğer ortaklarının şirkete zarar vermekte olduğu, şirket mallarına ilişkin usulsüz tasarrufların mevcut olduğu, davalı şirketin finansal tabloları incelendiğinde son iki senedir genel bilançonun ekside olduğunun görüldüğü, şirketin çoğunluğunun halka açık olduğu düşünülünce, şirketin zarara uğramaması ve buna karşı önlemlerin alınması adına genel kurulun toplanması gerektiğini ileri sürülerek, TTK'nun 411/1. maddesi ve devamı maddeleri gereği mevcut yönetim kurulu üyelerinin azli ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi gündem maddelerini görüşmek ve karara bağlamak üzere genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasını talep ettiği görülmektedir.
Davacının davalı şirketin diğer ortaklarının şirkete zarar vermekte olduğunu, şirket mallarına ilişkin usulsüz tasarrufların mevcut olduğunu ve davalı şirketin finansal tablolarına göre son iki senedir genel bilançonun ekside olduğunu ileri sürmesine rağmen soyut iddia dışında buna ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Bakırköy 44. Noterliği'nin █████/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile de diğer pay sahiplerinin şirketi borçlandırıcı ve zarara uğratıcı eylemler yaptığını ileri sürerek olağanüstü genel kurul toplanmasını istemiştir. Fakat bu ihtarnamenin keşide tarihinden 2 ay 16 gün önce yapılan şirket genel kurul toplantısına da katılmamıştır. Davacı pay sahibinin, genel kurulun toplanması için ileri sürdüğü gerekçeler soyut iddialar olup, bu gerekçelerin haklılığını ispat edici somut delil sunulmamıştır. Yakın tarihte şirket genel kurul toplantısı yapılmışken bu toplantıya katılmayıp bundan kısa bir süre sonra diğer pay sahiplerinin şirketi borçlandırıcı ve zarara uğratıcı eylemler yaptığını iddia ederek olağanüstü genel kurul yapılmasını isteyen azınlık pay sahibi davacının bu iddialarının soyut olduğu, somut kayıt ve belgelerle desteklenmediği ve ispata yönelik hiç delil bulunmadığı dikkate alınarak mahkememizce davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE;
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL harç dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda TTK'nun 410/2-son maddesi hükmü uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2024
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!