Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan icra takibine itirazın iptaliyle, bakiye fatura bedeli ödendikten sonraki işlemiş faiz talebi değerlendirmesi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı tarafından başlatılan icra takibine konu fatura bedelinin ana kısmı takip sonrası ödenmiş olsa da, mahkeme, bilirkişi raporunu esas alarak ve TTK 1530/4 maddesi uyarınca, davalının faturaya süresinde itiraz etmediğini ve faturanın ticari defterlerle doğrulandığını, vadenin 30 gün içinde muaccel hale geldiğini belirterek, davacının talep ettiği işlemiş faiz alacağını haklı bulmuş; davalının ödeme, zamanaşımı ve vadeye ilişkin itirazlarını reddederek takibin faiz alacağı yönünden devamına karar vermiştir.

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 2.320.773,58 TL bedelli fatura bedelinin 1.000.000,00 TL'lik kısmının █████/2024 tarihinde ödendiğini, bakiye kısmın ödenmemesi üzerine ...esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının takip başladıktan sonra █████/2024 tarihinde 1.320.773,58 TL ödeme yaparak takibin ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, işlemiş faize itirazın haksız olduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, fatura bedelinin tamamen ödendiğini, davacı yana borçlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... esas sayılı dosyası, fatura ve ödemelere ilişkin evrak dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda özetle, tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, taraf defterlerinin birbirini doğruladığını, takip tarihi itibari ile davacının 1.320.773,58 TL alacaklı olduğu, █████/2024 tarihinde bu miktarın ödendiğini, davacının TTK'nun 1530/4 maddesi uyarınca 590.584,15 TL işlemiş faiz talep edebileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
:
Dava, ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, miktarı ve takipten sonra yapılan ödemeye ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık icra takibine konu edilen fatura bedeli nedeni ile davalının işlemiş faiz borcu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı yanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazının uyuşmazlığın niteliği ve TBK'nun 146. maddesi gereği yerinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde her ne kadar fatura içeriğine itiraz etmiş ise de, usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin ve BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı, bu hususun da ticari ilişki ile teslimi karine olarak ispat ettiği, yine faturaya 8 günlük yasal süresi içinde itiraz olduğuna dair delil bulunmadığı da gözetildiğinde fatura içeriğinin aksinin ispatının davalı üzerinde olduğu ve bu hususta ispata elverişli delil sunulmadığı gözetildiğinde fatura içeriğine yapılan itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
TTK'nun 1530/4 maddesinde, "Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir," hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı ile hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu █████/2022 tarihli e-faturanın TTK'nun 1530. maddesi gereği 30 günlük süre sonunda █████/2022 tarihinde muaccel olduğu, davalının taraflar arasında vadeye ilişkin sözleşme bulunmadığına dair itirazının bu nedenle yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takipten önce yapılan kısmi ödeme de dikkate alınarak davacının takip tarihi itibari ile 590.584,15 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin belirlendiği, hesaplamanın denetime elverişli olduğu ve hesabın yasa gereği yapıldığı gözetildiğinde davacının itirazının soyut nitelikte ve yerinde olmadığı kanaatine varılarak davalının işlemiş faize ilişkin itirazının kısmen yerinde olduğu, bu miktar yönünden takibin devamı gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
... esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 590.584,15 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa itiraz edilmemiş olmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 40.342,80 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 15.572,58 TL'nin mahsubu ile bakiye 24.770,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2.331,56 TL si davalıdan, 1.268,44 TL sini davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 92.587,62 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden 51.406,78 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.075,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 1.991,54 TL' ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.572,58 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üstüne bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!