Bir senedin hile ve ilaç etkisiyle imzalandığı iddiasıyla, icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı davasında istinaf mahkemesinin ret kararının temyizi.
Özet: Davacı, uyuşturucu etkisi altında ve hile ile imzaladığı ileri sürdüğü bir senet nedeniyle, aslında borçlu olmadığı halde icra tehdidiyle ödemek zorunda kaldığı paranın iadesini talep etmiş; davalı ise senedin davacının bir otel projesi için kendisinden aldığı krediye karşılık verildiğini ve sonrasında üçüncü kişiye ciro edildiğini belirtmiştir. Ancak, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının senedi ilaç etkisi, hile veya tehdit altında imzaladığına dair iddiasını, imzayı inkar etmemesi ve ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanması ışığında ispatlayamadığı gerekçesiyle, istirdat davasını reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.01.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ve ...'ın müvekkilinden olan 1.000,00,00 TL'lik alacakları için müvekkiline hap içirerek 26.08.2017 tanzim, 30.10.2017 vade tarihli ve 1.000,000,00 TL bedelli, lehdarı ... olan bir senet imzalattıklarını, senedin Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasına konu edildiğini, dolandırılan müvekkilinin davalı ile hiçbir ilişkisi olmadığını, icra tehdidi ile ödeme yapmak durumunda kaldığını, parayı temin etmek için Yalova Termal İlçesi'ndeki 526 parsel sayılı taşınmazını değerinden düşük bedelle sattığını, 900.000,00 TL'nin 09.10.2018 günü alacaklı vekili hesabın havale suretiyle ve 43.823,78 TL'nin harç yatırmak suretiyle ödendiğini, senedi geri aldıklarını, şikayet üzerine yapılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını ileri sürerek 942.823,00 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma hak ve talebinin zamanaşımına uğradığını, dava dışı ...'ün davacı aleyhine icra takibi başlatıp parayı tahsil ettiğini, müvekkilinin bu senedi alacağına karşılık davacıdan aldığını, borcuna karşılık olarak ise ...'e devrettiğini, bu davada müvekkilinin taraf ehliyeti bulunmadığını, davacı ile müvekkilinin akraba olup eskiden beri birbirlerini tanıdıklarını, davacı ile davalı müvekkili arasındaki alacak verecek ilişkisinin sebebinin, davacının Yalova'da yapacağı otel inşaatında davalı müvekkilini de ortak edeceğini söylemesinden kaynaklandığını, buna göre, davacının davalı müvekkiline "Yalova'da var olan bir arsa üzerinde bir otel inşa edeceğini, para verirse davalı müvekkilinin de otele ortak olacağını" söylediğini, o sırada Derince'de bulunan arsa ve binasını satan ve nakit parası bulunan müvekkilinin davacıya 1.000.000,00 TL'yi elden nakit olarak verdiğini, fakat davacının otel inşaatına başlamadığını, otel inşaatı başlamayınca müvekkilinin davacıdan parasını geri istediğini, uzun süre müvekkilini oyalayan davacının 2017 yılında aldığı paranın karşılığı senet verdiğini, daha sonra senedi de bugün yarın ödeyeceğim diyerek yasal yolla alınmasını uzun süre engellediğini, müvekkilinin de davacıdan aldığı senedi dava dışı Salih Mehmet Öztürk'e aldığı tapulara karşılık ciro ettiğini, savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde senet altındaki imzayı inkar etmediği, senedi karşı tarafın hilesi, aldatması ve kendisine vermiş oldukları hapın etkisiyle imzaladığını ileri sürdüğü, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi dava konusu senede dayanak olan bir sözleşme de sunmadığı, tanık anlatımlarının tamamı incelendiğinde davacı borçlunun senedi korku, tehdit ve ilaç etkisi altında imzaladığına dair bir delile ulaşılamadığı gibi illiyet bağını da ispatlayacak bulgular tespit edilemediği, ayrıca soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kesinleşen karar da birlikte değerlendirildiğinde davacının ilaç etkisi altında hile ya da korkutma ile senedi imzaladığına dair delil ibraz edilemediği, davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiği, davacının senedin sonradan doldurulduğu iddiası ile senet üzerinde inceleme talebinde bulunduğu, ancak dava dilekçesinde dava sebebi iradeyi sakatlayan sebeplere dayandırıldığından, dava sebebi de sonradan ıslah yoluyla değiştirilmediğinden davacının bilirkişi incelemesi talebinin reddedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, bono nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.2.Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı'dır." Bedel kaydı, kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2019 tarihli, ███████-821 E. ve ███████ K. sayılı kararı).Dava konusu bonoda davacı keşideci, davalı ise lehtar olup ihdas nedeni olarak “malen” kaydı bulunmaktadır. Davalı soruşturma dosyasında verdiği beyanlarında açıkça dava konusu bononun alınma nedenini davacıya verilen para olarak (nakten) açıklamıştır. Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir. Açıklanan nedenlerle Mahkemece, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafa, savunmasının ispatı için imkan tanıyarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.