2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunda, koruma altında olmayan alanda kazı yapılmaksızın dedektörle yüzeysel define arama eyleminin suç unsuru oluşturup oluşturmadığı.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, sanıkların izinsiz define araştırmak suçundan verilen mahkumiyet kararını bozarak beraatlerine hükmetmiştir; zira sanıkların koruma altında olmayan ve 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılmayan bir alanda, herhangi bir kazı eylemi olmaksızın sadece dedektörle yüzeysel arama yapmalarının, aynı Kanunun 74/2 maddesinde tanımlanan define araştırma suçunun unsurlarını oluşturmadığı, olay yerinde kazı bulunmaması ve yerin sit alanı olmaması beraat kararında etkili olmuş, böylece yüzeysel aramanın suç teşkil etmediğine dair yerleşik yargı uygulamasına uygun karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    HÜKÜM
    : Beraat
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk derece mahkemesince sanık ...'nun 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan,2863 sayılı Kanun 74/2, TCK'nın 62, 50/1-a, 52/4 maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 74/2, TCK'nın 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmaına karar verilmiş, sanıkların ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanıklar ... ve ... haklarında izinsiz olarak define araştırmak suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine" karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz nedenleri;Sanıkların savunmaları, dosya arasındaki tutanaklar dikkate alındığında sanıkların suç işlediklerinin sabit olduğuna, cezalandırılmaları gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında izinsiz olarak define araştırmak suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, sanıkların soruşturma aşamasındaki savunmaları ile kovuşturma aşamasındaki savunmalarının farklı olduğu, sanıkların çelişkili savunmaları, tutanaklar ve yakalandıkları sırada adli emanetin ████████ sırasına kayıtlı define aramaya yarar cihaz ve malzemelerin yanlarında bulunması hususları birlikte dikkate alındığında sanıkların fikir ve ... birliği içerisinde hareket ederek üzerilerine atılı suçu işledikleri kanaatine varılarak mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıkların ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; 05.03.2019 günü Nazilli İlçe Jandarma Bölük Komutanlığına yapılan ihbar üzerine güvenlik görevlilerinin ihbarın yapıldığı İncealan Mahallesi, Gülpınar mevkiine aynı gün saat:17.25 sıralarında geldikleri, jandarma aracının geldiğini gören sanıkların kaçmaya başladıkları, peşlerinden takiple sanıklar ..., ..., ... ve ... yakalandıkları, tekrar olay mahalline gelip detaylı araştırma yaptıklarında olay yerinde ağaç diplerine saklanmış vaziyette bir adet Duotech marka seri numarasız dedektör ve buna ait çanta, bir adet boru şeklinde kablolu cihaz, 34 adet 34 cm uzunluğunda krom çubuk ve 8 adet T şeklinde krom çubuk ile 1 adet homatech marka diz üstü bilgisayar, 1 adet demir çekiç ele geçirildiği, olay yerine 100m. mesafede de 1 adet kazma bulunduğu, olay yeri ve çevresinde yapılan incelemede ise herhangi bir kazı yapılmış alana rastlanmadığı olay yeri görgü tespit tutanağı ile tespit edilmiştir. İstinaf talebi üzerine duruşmasız olarak yapılan incelemede; olayın oluş şekli olay tutanağında açıklandığı şekilde olduğu, yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında olay mahallinin doğal veya arkeolojik sit olup olmadığı yönünde yazılan müzekkere cevabına göre, olay mahallinin koruma altına alınan yerlerden bulunmadığının bildirildiği ayrıca olay mahallinin 2863 sayılı Kanun 6. maddesinde sayılan yerlerden olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığının bildirildiği ancak yerel mahkemeye bu konuda sunulan raporda bir iki noktada kazı yapıldığına ilişkin fotoğraf görüntüsü sunulmuş ise de; olayın sıcağı sıcağına sanıkların yakalandığı aynı gün yapılan çevre araştırmasında herhangi bir kazı olgusunun saptanmadığı, bu nedenle yargılama sırasında sunulan rapordaki kazı çukurlarının sanıklar tarafından meydana getirildiğinin sabit olmadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu , hal böyle olunca sanıkların eylemi koruma altında bulunmayan ve 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılan yerlerde olmayan alanda dedektör ile (herhangi bir kazı eylemi yapılmaksızın) yüzeysel define araştırmaktan ibaret bulunduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin müteadit uygulamalarına göre; yüzeysel kazı olmaksızın sit alanı ve 2863 sayılı Yasanın 6. maddesinde sayılan yerler dışında dedektör ile metal veya kültür varlığı araştırması yapılmasının 2863 sayılı Yasanın 74/2 maddesinde yazılı define araştırma suçunun unsurlarını oluşturmadığı, yerel mahkemece bu nedenle sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının usul, yasaya ve Yargıtay 12.Ceza Dairesi uygulamalarına aykırı bulunduğu, ancak bu aykırılığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği ve CMK'nın 303/a ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilebilecek hukuka aykırılık olduğu anlaşıldığından; Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.11.2020 tarih ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının C ve D bendlerinin kaldırılarak; yerine; Sanıklar ... ve ... haklarında izinsiz olarak define araştırmak suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine" şeklinde düzeltilmesi suretiyle; hükmün CMK 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm tesis edilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    16.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!