Sanığın köylünün ortak su kaynağına müdahalesinin TCK 154/3 suçunu oluşturmayıp 3091 sayılı Yasaya aykırılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, bir sanığın köylünün istifade ettiği dere suyunu boru döşeyerek tarlasına getirmesinden ibaret eyleminde, yerel mahkemenin TCK 154/3 maddesindeki "hakkı olmayan yere tecavüz" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, ancak sanık hakkında Kaymakamlıkça 3091 sayılı yasa kapsamında su kaynağına tecavüz nedeniyle men kararları verildiği gözetilerek, 3091 sayılı yasaya aykırılık suçundan hüküm kurulması gerekirken hatalı karar verildiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Hakkı olmayan yere tecavüzHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:Sanığın, köylünün istifade ettiği derenin su kaynağına mecra değiştirmeksizin boru döşeyerek kendi tarlasına getirerek kullanmaktan ibaret eyleminde, TCK.nun 154/3. maddesinde yer alan suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ancak; sanık hakkında su kaynağına yapmış olduğu tecavüz sebebiyle ... Kaymakamlığınca 3091 sayılı Yasa kapsamında iki ayrı men kararı verildiği ve her iki men kararının usulen infaz edildiği gözetilerek sanık hakkında 3091 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.