T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davada fatura bedeli ve sözleşme geçerliliği tartışılıyor.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle açılmıştır; davacı, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirerek kestiği faturanın bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ve davalının iade faturasını yasal süresi dışında düzenleyerek borcu kabul ettiğini iddia ederken, davalı ise sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, sözleşme konusu hizmeti almadığını, dolayısıyla davacıya borçlu olmadığını ve faturaya itiraz edilmemesinin tek başına işin yapıldığını kanıtlamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Çevre Sağlığı Hizmetleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle müvekkili ... arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme madde hükümleri gereği müvekkili şirket üzerine düşen 5. Maddede yer alan yükümlülüğünü yerine getirmiş olup; davalı, davacıya 332.953 ,06TL borçlu hale geldiğini, müvekkili şirket 05.05.2023 tarihinde ... numaralı 332.953,06 TL bedelli fatura kesmiş olup; ödeme, davalı şirket tarafından süresi içinde müvekkile ödeme yapılmadığı gibi davalı .... fatura nolu 15.06.2023 düzenleme tarihli 332.953,06TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, müvekkili şirket 23.06.2023 tarihinde Alanya ...Noterliğinden .... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafından kesilen anılan iade faturasına itiraz ederek anılan faturayı reddettiğini, anılan iade faturası müvekkili şirket tarafından sistemden de reddedildiğini, müvekkilinin düzenlediği ancak bedelinin kendisine ödenmediği faturaya haksız ve kötü niyetli olarak iade faturası kesildiğini, iade faturası yasal süresi içinde kesilmemiş olup bu nedenle davalı, anılan fatura bedelini kabul etmiş sayılacağı, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine anılan fatura bedeli işlemiş 4.890,00 TL faizi ile birlikte tarafımızca Bakırköy .... icra Müdürlüğü .... esas numarası ile icraya konulduğunu, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, ilaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça net biçimde bilinmekte olup, sözleşmede imza altına alındığını, alacak aynı zamanda likit bir alacak olmakla davalının; Bakırköy ....İcra Dairesi .... E. sayılı icra takibine yapmış olduğu kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına; 337.843,06TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, itiraz kötü niyetli, haksız ve süre uzatma amaçlı olduğundan esas alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her tür yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalının sunmuş olduğu sözleşmede yer alan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, taraflar dava konusu sözleşme kapsamında herhangi bir sözleşme ilişkisi içerisine girmediğini, İTO kaydında da görüleceği üzere şirket yetkilisi .... olup sözleşmede yer alan imza şirket yetkilisine ait olmadığını, davalı müvekkili şirket sözleşme konusu hizmeti almadığını, müvekkili şirket dosyaya sunulu sözleşmede yer alan hizmeti almadığını, davalı taraf sözleşmeyi kabul etmediği gibi sözleşmede belirtilen hizmeti de almadığını, dolayısı ile davacı tarafa borçlu olmadığını, davacı sadece faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ettiğini, Vergi Usul Kanunun 229. maddesinde yer alan tanımlama "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır” şeklindedir. "Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 E. █████████ K. █████████)davacının huzurdaki davada taraf sıfatı olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi sözleşmenin birinci maddesinde taraflar düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; "Tanıtım şirketi" olarak ... Dek. Mob. İnş San.Tic.Ltd.Şti. Yer almaktayken danışman şirket olarak "... Hizm.San. Ve Tic. Aş" yer aldığını, sözleşmede yer alan edimleri gerçekleştirecek olan ve bu kapsamda ödeme alacak olan "Danışman Şirket"tir. (Sözleşme Mad.5) Danışman şirkette sözleşmeye göre "... Sağlık Hizm.San. Ve Tic. Aş" dir. Davacının dava konusu sözleşme kapsamında hakedişi bulunmadığını, haksız ve temelsiz davanın öncelikle husumet nedeniyle, aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine, %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, İİK'nun 67. maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında 21.06.2023 tarihinde davalı ... aleyhine 332.953,06 TL ve 4.890,00 TL, 05.05.2023 tarihinden itibaren işlemiş faiz olmak üzere 337.843,06 TL tutarında toplam alacak için takibin başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 332.953,06 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. Takip öncesi temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.
Davalı şirketin BA/BS formlarında da faturanın kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. ██████████ Esas-█████████ Karar ve ██████████ Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Buna göre, davalı tarafın hizmet verilmediği iddiasına itibar edilmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 332.953,06TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 332.953,06TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa %11,75 faiz oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, işlemiş faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 66.590,61TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 22.744,02TL ilam harcından peşin alınan 4.080,30TL harcın mahsubu ile bakiye 18.663,72TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, 4.080,30TL Peşin harç olmak üzere toplam 4.507,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.074,84TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 45,15TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 175,00TL posta masrafı ücreti olmak üzere toplam 4.175,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.114,57TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 53.272,48TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.890,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!