2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali üzerine hükmü açıklama yetkisinin, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu.
Özet: Sanık hakkında, arkeolojik sit alanında izinsiz kazı nedeniyle 2863 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen ilk beraat kararı istinaf mahkemesince kaldırılarak mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresinde kasten başka bir suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmış olup, katılan vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının istinaf mahkemesince verilmesi nedeniyle hükmü açıklama yetkisinin de aynı daireye ait olduğu ve ilk derece mahkemesinin açıklama kararının yok hükmünde sayıldığı bir yargılama süreci ele alınmıştır.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.,
    SUÇ
    : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, verilen bu karar 23.03.2020 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 16.10.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-a-e maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu işlediği ve Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-a-e maddeleri uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 25.01.2023 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz nedenleri; katılan lehine tam vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken mahsup yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; Yerel mahkemece işin uzmanı olmayan bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmış olması, sanığın samimi ikrarlarından da anlaşılacağı üzere, alanın kazılarak 40 cm. derinliğinde 50 m. kanal açılarak içerisinden sulama borularının geçirilmiş olması ve bu işlem nedeni ile koruma kurulundan izin alınmadığı ve söz konusu eylemin arkeolojik sit alanına zarar vermemiş olsa dahi ki (Dairemizce inceleme yaptırılarak arkeolog bilirkişi raporunda, tümülüse zarar verilmediği, kazılarak boru döşenen alanların üzeri kapatılarak tümülüsün doğal görünüm kazanabileceği belirtilmiştir) eylem 2863 sayılı Yasanın 65/1-2.cümlesinde yazılı arkeolojik site fiziki müdahale niteliğinde bulunacağı, yerel mahkemece sanığın eyleminin suç oluşturmadığı, tümülüsün diğer bölümlerindeki kazı faaliyetinin de sanık tarafından gerçekleştirilmediği kabulü ile sanık hakkında beraat hükmü kurulmuş olmasının hukuka aykırı bulunduğu anlaşıldığından yapılan duruşma sonunda kaldırılmasına ve sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılmasına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
    Verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.03.2020 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık deneme süresi içerisinde 16.10.2022 tarihinde kasti suç işleyerek Salihli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarih, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanması için ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince dosya ele alınarak sanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı, verilen kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği görülmüş; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının istinaf mahkemesince verildiğinden hükmü açıklama görev ve yetkisinin de aynı daireye ait olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen açıklama kararının yok hükmünde olduğu anlaşıldığından sanık hakkında duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; talimat mahkemesince sanığa usulüne uygun olarak meşruhatlı davetiyenin tebliğ edildiği, sanığın duruşmaya gelmediği görülmüş ve sanık hakkında 24.12.2019 tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı açıklanması geri bırakılan hükmünün CMK'nın ██████ maddesi uyarınca açıklanmasına karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden; temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu açıkça anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin içeriğine göre, vekalet ücretine ilişkin olarak hasren yapılan incelemede;
    Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.200 TL, katılan lehine HAGB kararında takdir edilen 2.725 TL çıkartılarak kalan 7.475 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... Bakanlığına verilmesine,” şeklinde hüküm tesisi,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, █████████ E, ████████ K. Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 10.200, 00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine " ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Turgutlu 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    06.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!