Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıma konu çatı panellerinin ayıplı olduğu iddiasıyla açılan alacak davasında, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde ürünlerin teknik olarak ayıplı olmadığı kanaatine varılmıştır.
Özet: Davacı şirket, davalıdan satın alıp işyerine monte ettirdiği çatı panellerinde şiddetli yağmurlar sonrası akıntı, form bozukluğu, çürüme ve anlaşmaya aykırı saç kalınlığı tespit edildiği iddiasıyla ayıplı malın sökülüp değiştirilmesini talep ederken, davalı, panellerin teslimde ayıpsız olduğunu ve üretici olmadığını savunmuş; mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, panellerin sözlü sözleşmeye uygun teknik özelliklere sahip olduğu, dolgu malzemesi, saç kalınlığı ve boya kaplamasının iddia edilen akıntılara neden olmayacağı, bu nedenle ürünlerin ayıplı mal olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO
: ***
KARAR NO
: ***
HAKİM
: ***
KATİP
: ***
DAVACI
:*** UETS
VEKİLİ
: Av.
Av.
Av.
DAVALI
: ***
VEKİLİ
: Av.
İHBAR OLUNAN
:***
DAVA
: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ
: ***
KARAR TARİHİ
: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan şifahi sözleşme ile davalı şirketin, dava konusu çatı panellerini, (saç kalınlığı üst 0,35 alt 0,30 mm ve arası 40 mm poliüretan dolgulu 3 hadve) 16.09.2021 tarihli ve 38.640,87 USD karşılığı 325.336,77 TL olarak tanzim edilen fatura ile teslim ettiğini, müvekkilinin ise teslim aldığı ve fatura bedelini ödediği çatı panellerini OSB Karpuzsekisi Mh. 57. Cd. No.17 Hacılar Kayseri adresindeki işyeri çatısına montajını yaptırdığını, iş yerini takip eden kış sezonunda kullanmadığını, iş yerine 2022 yılında taşınma faaliyetleri sırasında yağan şiddetli yağmurlar sonucunda çatıda akıntılar olduğunu ve kontrol için montaj ekibini çağırdığını, ekibin kontrolü sırasında çatı panellerinde form bozukluğu, çürümeler ve saç kalınlıklarının anlaştıkları değerden düşük ve kalitesiz olduğunun fark edildiğini, yapılan bu tespitlerinin Kayseri 1.ATM ... D.İş sayılı dosya kapsamındaki 03.08.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile teyit edildiğini, dava konusu saç panellerin ayıplı mal olarak değerlendirilmesi ve tüm masrafları davalıya ait olmak üzere söküm işleminin yapılarak ayıplı ürünlerin yerine anlaşma şartlarına uygun panellerin teslim ve montajının yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin çatı malzemeleri alım satım işi ile iştigal ettiğini, davacı şirket ile davalı şirket yetkilileri arasında gerçekleşen şifahi görüşme sonrasında dava konusu malların alım satımı hususunda anlaşma sağlandığını, davalı şirkette dava konusu malların üretiminin yapılmadığını, bu malların Ankara ilinde faaliyet gösteren ... Ürünler Yalıtım Çatı Sistemleri İnş. Paz. Sn. Tic. Ltd. Şti'den fatura karşılığı temin edildiğini, ürünlerin teslim alındıktan sonra ürünlerde ayıp hali gözlemlenmeyince davacıya teslim edildiğini, malın tesliminden sonra davalı şirketçe fatura keşide edildiğini, fatura bedelinin davacı taraftan tahsil edildiğini ve ticaretlerinin son bulduğunu, dava konusu malların kontrollerinin yapıldığını, malların herhangi bir ayıbının bulunmadığını belirterek kötü niyetli ikame edilen iş bu davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Davacı vekilinin █████/2022 tarihli dilekçe ekinde Kayseri 6. Noterliği'nin 18480 yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ mazbatasını sunduğu görülmüştür.
Erciyes Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, dava konusu faturanın taraflarca Form BA - Form BS beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin sorulmuş, gelen yazı cevabıyla Form Ba- Form Bs beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyasının uyap üzerinden celp edildiği görülmüştür.
Mahallinde █████/2023 günü keşif icra edilmiş, keşif mahallinde bir metalurji mühendisi bilirkişisi hazır bulundurulmuş, makine mühendisi Mehmet Akoğlu █████/2023 tarihli raporunda özetle;
1-Dava konusu panellerin yapılan sözlü sözleşmeye uygun olarak RAL 9002 renk normunda boya ile kaplanmış olduğu,
2-Çatı panellerinin, sadece çatı olukları üzerine gelen açık olan uç kısımlarında yüzeysel olarak bir takım oksidasyonlar olduğu, ancak ölçüm yapmak için yapılan temizleme işlemi sonrası bunların kaybolduğu,
3-Çatı panellerinin dolgu malzemesi ve saç kalınlığı hususunda yerinde farklı noktalarda yapılan ölçümlerde;
Panel dolgu malzeme kalınlığının 40 mm olduğu,
Üst saç kalınlığının 0.30 ile 0.35 mm arasında olduğu,
Alt saç kalınlığının 0.30 mm olduğu,
Tespitlerim doğrultusunda, işletme içerisine sızan yağmur sularına, söz konusu çatı panellerinin dolgu malzemesi, saç kalınlıkları ve boya kaplamasından oluşan teknik yapısının neden olmayacağı, dolayısı ile taraflar arasında yapılan sözlü sözleşme kapsamında satın alınan çatı panellerinin ayıplı mal olarak değerlendirilemeyeceğine dair kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suretin davacı ve davalı vekiline tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... █████/2024 tarihli raporda özetle;
- Davacı ... Ambalaj İnş. Cam Metal San. Tic. Ltd. Şti.' nin Ticari defterlerin Noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Ticari defterlerin noter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu,
- Davacı ... Ambalaj İnş. Cam Metal San. Tic. Ltd. Şti.' nin ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Metal Plas, Ür. San. Ve Tic, Ltd. Şti.” nin 212.544,00 TL borcu olduğu,
- Dava konusu faturanın ... Ambalaj İnş. Cam Metal San. Tic. Ltd. Şti.'nin defterlerinde kayıtlı olduğu,
- Davalı ... Metal Plas, Ür. San, Ve Tic. Ltd. Şti. Ticari defterlerin Noter tasdikleri zamanında yapıldığı, Ticari defterlerin noter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu,
- Davalı ... Metal Plas. Ür. San. Ve Tic. Ltd. Şti.” nin ticari defter kayıtlarına istinaden;
... Ambalaj İnş. Cam Metal San. Tic. Ltd. Şti.” nin 2.427.218,89 TL alacaklı olduğu,
- Dava konusu faturanın ... Metal Plas. Ür. San. Ve Tic. Ltd. Şti." nin defterlerinde kayıtlı olduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur.
Dava dosyasının alanında uzman metalurji mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilere tevdi ile yeniden rapor alınmış, Makine Mühendisi bilirkişi Doç. Dr. ... ve inşaat mühendisi bilirkişi ... █████/2024 tarihli raporunda özetle;
Dava konusu sandviç paneller için davacı firma tarafından sipariş öncesi talep edilmiş/tanımlanmış olan; malzemelerin kimyasal kompozisyonu, sertlik/aşınma direnci değeri, maks. çekme dayanımı gibi malzeme kalitesini ifade edecek bir metrik ya da ilgili malın kalitesinin tanımlandığı standarda yapılmış olan bir atıf/dokuman dava dosyasında yer almadığı, dolayısı ile davacı tarafın satın almış olduğu çatı panellerinin ayıplı olduğu yönünde bir tespitin bulunmadığı,
Bununla birlikte raporda bölüm 2’te yapılan teknik değerlendirmeler ışığında; davacı tarafın satın almış olduğu sandviç panellerin ayıpsız benzeri ile değiştirme talebinin yerinde olmadığı, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporlarının, çatı panellerinin ayıplı olduğu yönünde teknik açıdan bir çelişki taşımadığı ve çatı panellerinin ayıplı olduğuna dair açık bir bulguya erişilemediği sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde rapor sunulduğu, rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı ve eksik ifadan kaynaklı zararın tazmini talebine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen faturalar, BA-BS belgeleri, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bu noktada uyuşmazlığın temelini oluşturan "ayıp ve ayıba karışı tekeffül" kavramları üzerinde durmakta yarar vardır:
Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede "Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." denilmektedir.
Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.
Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK'nun 23. maddesinde malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
TTK ve TBK'ndaki düzenlemelerin birbirlerine paralel düzenlemeyi içerdiği gözetildiğinde:
Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz.
Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK'nun 23/c. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK'nun 23/c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacaktır.
Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinin kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği düzenlenmiştir.
Ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığını kimin kanıtlaması gerektiğini bulabilmek için hukukumuzda "ispat yükü"nün nasıl düzenlendiğine bakmak gerekmektedir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir.
Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür.
İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1).
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için (6102 sayılı TTK'nun 18/1-c) maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse sekiz gündür.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında dava konusu sandviç paneller için davacı firma tarafından sipariş öncesi talep edilmiş/tanımlanmış olan; malzemelerin kimyasal kompozisyonu, sertlik/aşınma direnci değeri, maks. çekme dayanımı gibi malzeme kalitesini ifade edecek bir metrik ya da ilgili malın kalitesinin tanımlandığı standarda yapılmış olan bir atıf/dokuman dava dosyasında yer almadığı, dolayısı ile davacı tarafın satın almış olduğu çatı panellerinin ayıplı olduğu yönünde bir tespitin bulunmadığı, teknik değerlendirmeler ışığında; davacı tarafın satın almış olduğu sandviç panellerin ayıpsız benzeri ile değiştirme talebinin yerinde olmadığı, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporlarının, çatı panellerinin ayıplı olduğu yönünde teknik açıdan bir çelişki taşımadığı ve çatı panellerinin ayıplı olduğuna dair açık bir bulguya erişilemediği, netice olarak davacı tarafın ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerdeki ayıbı ispata elverişli delil sunamaması sebebiyle davacının panellerin değiştirilmesi talepli açtığı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 317,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 109,85-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 84,00-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap edilen 18.606,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!