Şirket hisse devri ve unvan değişikliği sonrası oluşan yeni kredi borçlarının rotatif ipotek kapsamına dahil edilmesiyle ipoteğin fekki isteminin reddedilmesi.
Özet: Bir şahsın, ortağı olduğu şirketin geçmiş ve gelecekteki kredi borçlarını teminat altına almak üzere kendi taşınmazı üzerine tesis edilen ipoteğin kaldırılması talebiyle açtığı davada; şirketin hisse devri ve unvan değişikliği sonrası yeni krediler kullanıldığı ve ipotek verenin şirketle ilişiğinin kesildiğini iddia etmesine rağmen, mahkemeler davayı reddetmiştir. Kararda, ipoteğin ayni bir hak olduğu, şirketin tüm doğmuş ve doğacak borçlarını belirli bir limite kadar teminat altına aldığı, hisse devri veya unvan değişikliğinin ipoteğin geçerliliğini etkilemediği ve borç sıfırlandığında ipoteğin kaldırılmasına yönelik açık bir talep bulunmadığı sürece bankanın alacağının devam ettiğinin tespit edildiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Davanın reddiBölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesindeve H.Z.R Taşımacılık Ltd.Şti'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatı için müvekkiline ait taşınmaz üzerine, davalı banka lehine 04.02.2005 tarihinde ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin hakim hissedarı ve yöneticisi olduğu bu şirketlerin davalı bankaya olan tüm borçlarını ödeyip riski kapattığını, sonrasında Bilgin İnşaattaki tüm hisselerini dava dışı Yunus Ardil'e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, adı geçen şirketin unvanını, şeklinde değiştirdiğini, müvekkilinin davalı bankaya başvurarak ipoteğin kaldırılmasını istediğini, ancak davalı bankanın, Ardil Madencilik'le imzaladığı kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağı olduğunu belirterek ipoteği kaldırmadığını, oysa ipotek senedinde de belirtildiği üzere ipoteğin Bilgin İnşaat ve H.Z.R Taşımacılık şirketlerinin borçlarının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, adı geçen şirketlerin tüm kredi borçlarının da ödendiğini, Ardil Madencilik'in, müvekkilinin hisselerini devretmesinden ve unvan değişikliğinden sonra davalı bankadan kullandığı krediler ipotek teminatı kapsamına girmediği gibi müvekkilinin bu kredi sözleşmelerinde herhangi bir sıfatla da yer almadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ipotekli taşınmazın unvan değişikliğinden sonra da teminatta kalmaya devam ettiğini, firmaya bu teminata istinaden kredi kullandırıldığını, davacının lehine ipotek verdiği firmaların halen müvekkiline borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı tüzel kişi Ardil Madencilik lehine verilen, fekki bildirilinceye kadar doğmuş veya doğacak bütün borçları 200.000,00 TL'ye kadar temin eden ipoteğin şirket hissesini devrettiği gerekçesi ile fekkini talep etmiş ise de; ipoteğin ayni hak olduğu, terkin edilmediği takdirde kural olarak sona ermeyeceği, rotatif kredilerde kullanılan krediler kapatılsa dahi, ileride kullanılabilecek diğer kredilerin de teminatını teşkil edeceği, borç tamamen bitmiş ise alacaklıdan terkin istenebilir ise de, davacının borcun tamamen sıfırlandığı anda alacaklıdan böyle bir terkin isteminde bulunduğunu ispatlayamadığı, böyle bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, şirket hissesinin el değiştirmesinin, ipotekle bağlantısının bulunmadığı, ipoteğin ayni bir teminat olduğu ve kural olarak şahsa bağlı değil alacağa bağlı olduğu, dolayısıyla alacak sona ermediği sürece diğer değişikliklerin ipoteğin varlığını ve diğer şartlarını değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek senedinin incelendiğinde, ipoteğin davacının müdürü ve ortağı bulunduğu ve Taşımacılık Ltd. Şti.'nin davalı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğinin görüldüğü, davacı tarafından borçlarının ödendiği tarihte ipoteğin kaldırılması için bankaya bildirimde bulunulmadığı, Şti.'nin devamı olan dava dışı borçlu Madencilik'in kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunun banka kayıtları ve mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.