İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesindeki kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasında, Yargıtay bozması sonrası bilirkişi raporu kararların kanuna uygun olduğunu belirtti.
Özet: Bu dava, kooperatif üyelerinin, 31.01.2011 tarihli genel kurulda alınan yönetim ve denetim kurulu ibraları ile şerefiye bedellerine ilişkin kararların kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini talep etmesiyle başlamış, ilk mahkeme davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay kararı bozarak ilgili kararların yeterince incelenmediğini ve yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama ve bilirkişi raporu sonucunda, yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı açılan ceza davalarının 2010 yılı öncesine ait olduğu, genel kurulun üyelerin bilgisi dahilinde açık ibra gerçekleştirdiği ve şerefiye bedellerine ilişkin kararın Kooperatifler Kanunu ile ana sözleşmeye aykırı olmadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Kooperatif Genel Kurul Kararlarının İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2011
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyeleri olduğunu, davalı kooperatifin 31.01.2011 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulu toplantısında alınan 4,5,6,7,8,9,10,11,12,13 ve 14. gündem nolu kararlarına muhalefet ettiklerini ve muhalefet şerhlerinin toplantı tutanağına geçtiğini, alınan kararların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. madde hükmü gereğince kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacıların müvekkili kooperatifin müzmin muhalifleri olduğunu, müvekkili kooperatifin 258 üyesinin bulunduğunu, her genel kuruldan sonra haksız olduklarını ve reddedileceğini bile bile dava açmayı alışkanlık haline getirdiklerini, bugüne kadar her yıl aynı iddialar ile açtıkları dava ve şikayetlerden hiçbirinde haklı çıkmadıklarını, müvekkili kooperatifin yıllar süren uğraşlarına rağmen imar izni alamadığı arsasını ...'a devrettiğini, karşılığında her üyesine birer otomobil ve birer konut verilmesi taahhüdünü aldığını, iptal sebebi olarak ileri sürülen iddiaların tümünün yersiz ve davacıların eksik ve hatalı yorum ve anlayışlarından kaynaklandığını, genel kurul kararlarının iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kooperatifin ticaret sicil dosyası, genel kurul toplantı tutanağı örneği ve tarafların tüm delilleri celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve davanın ilk açıldığı ... 34. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2012 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının temyiz edilmesi sonucunda; temyiz incelemesini yapan Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin █████/2016 tarih... E- ... K. sayılı ilamı ile; "... 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 31.01.2011 tarihli genel kurulda yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 7 nolu karar, denetim kurulunun ibrasına ilişkin 8 nolu karar ve Kiptaş tarafından belirlenen şerefiye bedellerinin kabulüne ilişkin 14 nolu kararın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve Anasözleşmeye uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadan hazırlanan raporun hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan ceza davalarına ilişkin dosyalar getirtilip, bu dosyalarda alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak, kooperatif kayıt, defter ve belgeleri, banka kayıtları ile karşılaştırılıp denetim ve yönetim kurullarının ibralarının Kanun ve anasözleşmeye uygun olup olmadığı, ayrıca şerefiye bedellerinin belirlenmesi ile ilgili hesaplamanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi ve anasözleşmenin 61. maddesinde uygun olup olmadığı konularında kooperatifler hukuku ve maliyesi konularında uzman 3'lü bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkeme kararının Yargıtay 23.Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine Mahkememize gönderilen dava dosyası ile ilgili olarak yargılama yapılmış, ceza dava dosyaları ve davalı kooperatifin banka hesap hareketleri celp edilmiş ve bilirkişi raporları alınmıştır.
Bilirkişiler..., ... ve... Mahkememize sundukları █████/2020 tarihli raporlarında; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yönetim ve denetim kurulu üyelerinin haklarında açılan ceza davaları ve bu davalardaki Bilirkişi raporlarında da sabit olduğu üzere ceza davalarının ve suç duyurularının 2010 yılından önce gerçekleştiği, ibra edilen 2010 yılı ve devamı yıllarda suç duyurusunda bulunulmadığının tespit edildiğini, Kooperatif üyelerinin kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı açılan davalardan haberdar oldukları (şahsi davalar ile ilgili avukatlara ücret ödenmesini genel kurulda kabul ettikleri için), yinede ibrayı onaylamaları sebebi ile ibra açık ibra olduğunu, Davalı Kooperatifin 30.01.2011 tarihinde yapılan 2010 yılına ilişkin Genel Kurul Toplantısının gündemin 14. Maddesinde görüşülen ve karara bağlanan kararının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. Maddesinde ön görülen Hak ve Vecibelerde Eşitlik İlkesine aykırı olmadığını, Davalı Kooperatifin 30.01.2011 tarihinde yapılan 2010 yılına ilişkin Genel Kurul Toplantısının gündemin 14. Maddesinde görüşülen ve karara bağlanan kararının Ana Sözleşmenin 61. Maddesinde “her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak süretiyle konutların geçici maliyeti bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az 3 kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur." ve “...ortaklar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler, 15 günü geçmesiyle itiraz hakkı kesin olarak düşer.'' hükmüne yer verildiğini, bu hüküm uyarınca; yönetim kurulu kararı ile en az 3 kişilik bir teknik heyet oluşturulduğunu, Genel Kurulda Şerefiye Kurulu olarak kurul üyelerinden ..., İç Mimar ...ve Mali Müşavir ...'ın Şerefiye Kuruluna seçilmiş bulunduklarını, Şerefiye Kurul üyelerinin Kooperatife ait dairelerden bahçe katı ve normal katlar arasındaki başlangıçtan gelen ve üreticinin belirlediği alım satım fiyat farkları aynen korunmak sureti ile, aynı fiyatlı konutların kendi aralarında ve diğer dairelere göre ifade ettikleri şerefiye farklarının belirlenmesi yoluna gidildiğini ve bu hususta esas itibari ile üretici firma ... A.Ş. Teknik elemanlarınca yapıları detaylı hesaplamalar esas alınarak konutların fiyat ve şerefiye farklarını hesapladıkları raporu düzenledikleri ve düzenlenen Şerefiye Değerlendirme Raporuna 15 gün içerisinde itiraz edilmediğinin dosya münderecatında sabit olduğunu, gündemin 14. Maddesinin; Şerefiye Kurulunca Genel Kurula sunuları Şerefiye Raporunun sunuları şekliyle kabul edilmesine ve şerefiye farklarının kooperatif yönetim kurulunca belirlenecek tarih ve tutarlarda toplanmasına ve ilgilisine ödenmesi ile ilgili olarak oy çokluğu ile alınan Genel Kurul Kararının yasa, sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı değerlendirilerek, şerefiye bedelleri ile ilgili olarak yeniden hesaplama yapılmasına gerek olmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ...,... ve ...'ün sunduğu █████/2022 tarihli raporlarında; davalı kooperatifin yönetim kurulu asil ve yedek üyeleri olan sanıkların görevi kötüye kullanmak suçundan hapis cezası aldıkları, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, bu karara yapılan itirazın kabulü ile dosyanın Mahkemesine iade edildiği, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin aynı yönde karar verdiği, yönetim kurulu ibrasında kabul oyları dikkate alındığında kabul nisabının %85,20 olduğu, denetim kurulu ibrasında kabul oyları dikkate alındığında, kabul nisabının %88.83 olduğu,
açıklanın bu durumun genel kurul kararının esastan bozup bozmadığı husususun hukuki bir yorum gerektirdiğini, ana sözleşmede kıymet takdirine ilişkin raporun yönetim kurulunca noter vasıtası ile taahhütlü mektupla veya imza karşılığında elden ortaklara tebliğ edilmesine ve ortakların tebellüğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edebileceklerine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olduğunu, buna göre ilgili raporu tebellüğ etmediğini iddia eden kooperatif üyesine karşı tebligatın yapıldığına dair ispat yükünün yönetim kurulunda olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... ...ve ... Mahkememize sundukları █████/2023 tarihli raporlarında; dosyaya ilişkin bozma ilamı uyarınca alınan rapor ve ek raporlar değerlendirilerek, Yargıtay bozma ilamında yer alan 7 ve 8 nolu Genel Kurul Kararında İbra edilme hususuna ilişkin olarak yasa, sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılığın saptanamadığını, Yargıtay bozma ilamında yer alan 14 nolu Genel Kurul Kararında yer alan şerefiye hesaplama raporunun, Kooperatifler Kanunun 23. Maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine veya ana sözleşmeye aykırı olduğu iddialarının tespit edilemediğini ve davacı tarafça somut delillerle ortaya konulamamış olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları █████/2023 tarihli ek raporlarında; Huzurda görülmekte olan dava, 31.01.2011 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan bazı maddelerin iptal edilmesine yönelik olduğunu, 7 ve 8. maddelerin Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin olduğunu, 2008 yılına ilişkin genel kurulun 09.07.2009 tarihinde, 2009 yılına ilişkin genel kurulun ise 27.06.2010 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu durumda iptali istenen 31.01.2011 tarihli genel kurulun 2010 yılı faaliyet sonuçlarına ilişkin olduğunun görüldüğünü, davalı kooperatif gelir gider hesaplarında herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğini, kooperatifçe üyelerinin onayına sunulan mali tabloların usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlere dayandığı ve kooperatifin mali durumunu gösterdiği kanaatine varıldığını, Kooperatif yöneticileri hakkında açılan ve HAGB kararı verilen davaya konu bakanlık denetim raporunun tarihinin 18.07.2008 olduğu, Davalı kooperatif yetkililerinin göreve geldiği genel kurul tarihinin 08.07.2008 olduğu, iş bu raporunda eleştiri konusu yapılan işlemlerin daha önceki dönemlere ait olduğunun söylenebileceğini, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin genel kurulların 09.07.2009 ve 27.06.2010 tarihinde yapıldığı, Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu genel kurulun 2010 yılına ilişkin olduğu ve daha önce kooperatif yöneticileri hakkında düzenlenen raporların ve açılan davaların, iptali istenen dönemi ilgilendirmediği sonucuna varılabileceğini, 2010 yılı genel kurulunun 7.maddesi ana sözleşmeye ve kanuna aykırı olmadığını, 2010 yılı genel kurulunun 8.maddesi ana sözleşmeye ve kanuna aykırı olmadığını, Davaya konu 2010 yılına ilişkin genel kurulda karar bağlanan 14. Maddenin; " sözleşmenin 61'nci maddesi uyarınca üyelere tahsis edilecek dairelere ait fiyat ve şerefiye farklarının Kiptaş tarafından belirlenen şerefiye bedelleri de dikkate alınarak kabulü ve şerefiye fiyat farkı ve bedellerinin üyeden tahsili ile ilgili üyeye ödenme usulünün belirlenmesi maddesine geçildi. Şerefiye raporu okundu rapor hakkında başkan tarafından açıklama yapıldı....'ın tapuları 3-4 ay içinde beyan etti. Oylamaya geçildi. yapılanoylama sonucunda Şerefiye Kurulunca genel kurulan sunulan şerefiye raporunun sunulan şekliyle kabul edilmesine ve şerefiye farklarının kooperatif yönetim kurulunca belirlenecek tarih ve tutarlarda toplanmasına ve ilgilisine ödenmesine 8 red oyuna karşılık 180 kabul oyla ve oy çokluğuyla karar verildi" şeklinde olduğunu, Genel kurulun 14. Maddesinin metninden de görüldüğü üzere, madde içeriği şerefiye farklarının Kiptaş tarafından belirlenecek tutarlar üzerinden üyelerden tahsili ve ilgili üyeye ödenmesi, Şerefiye raporunun okunması ve oylanması olduğunu, şerefiye raporunun kanun ve ana sözleşme gereğince ortaklara tebliğ edildiği ve şerefiye raporunun kesinleştiği davalı tarafından ispatlanamadığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler..., ... ve ...Mahkememize sundukları █████/2025 tarihli 2.ek raporlarında sonuç ve kanaatlerinin değişmediğini bildirmişlerdir.
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, sanıkların davalı kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğu bildirilerek zimmet suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında, sanıklar ..., .... , ..., ..., ..., ..., ...,...., ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma suçunda kamu davası açıldığı, sanıkların cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın ... 19. Ağır Ceza Mahkemesince kaldırıldığı ve dosyanın Mahkemesine iade edildiği, dosyanın iade edilmesinden sonra ... Esas - ... Karar sayılı karar ile aynı şekilde karar verildiği görülmüştür.
... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... hakkında 1163 sayılı kanuna aykırılık nedeni ile kamu davası açıldığı ve sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., hakkında görevi kötü kullanmak ve 1163 sayılı kooperatifler kanuna aykırı davranmak suçundan kamu davası açıldığı, sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verildiği, kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince dava zaman aşımından dolayı davanın düşürülmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacı ... tarafından dava takip edilmediğinden bu davacıya ait dava HMK.nın 150. maddesi gereğince █████/2020 tarihinden işlemden kaldırılmış ve bu davacı tarafından dava yenilenmediği anlaşıldığından bu davacı hakkındaki davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatifin █████/2011 tarihinde yapılan 2010 yılına ait genel kurul kararında alınan 4,5,6,7,8,9,10,11,12,13 ve 14 numaralı kararların iptaline ilişkindir.
Davanın ilk açıldığı ... 34. Asliye Ticaret Mahkemesince █████/2012 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi neticesinde temyiz incelemesini yapan Yargıtay 23. Hukuk Dairesince █████/2016 tarihli karar ile dava konusu yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 7 numaralı, denetim kurulunun ibrasına ilişkin 8 numaralı ve ... tarafından belirlenen şerifiye bedellerinin kabulüne ilişkin 14 numaralı kararların 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ve ana sözleşmeye uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadan hazırlanan rapora göre karar verilmesinin yanlış olduğu belirtilerek, yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhlerine açılan ceza dosyalarının celbi ile kooperatif kayıt, defter ve belgeleri ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği, diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek Mahkeme kararı bozulduğundan Mahkememizce bozmadan sonra yapılan yargılamada ceza dosyaları, banka kayıtları celp edilerek dava konusu 7,8 ve 14 numaralı kararlar ile ilgili bilirkişi raporları alınmıştır. Dava konusu diğer kararlar ile ilgili verilen ret kararına karşı yapılan temyiz itirazları Yargıtay tarafından yerinde görülmediğinden ve dava konusu 4,5,6,9,10,11,12 ve13 numaralı kararlar ile ilgili davacıların iptal talepleri yerinde görülmediğinden ve bu kararların iptalini gerektirir herhangi bir hususta bulunmadığından önceki karar gibi bunlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar, davalı kooperatifin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 7 numaralı kararının ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin 8 numaralı kararının iptalini talep etmişler ise de; celp edilen ceza dosyalarında verilen kararlar, kooperatif ticari defter ve belgeleri, banka kayıtları ve bilirkişi raporlarına göre; celp edilen ceza davaları ve suç duyuruları incelendiğinde iptali istenilen ibra tarihi olan 2010 yılı sonrası için herhangi bir yargı kararının bulunmadığı, sadece bir Mahkemede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, diğer davalarda beraat kararı verildiği, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin genel kurulların 09.07.2009 ve 27.06.2010 tarihinde yapıldığı, davaya konu genel kurulun 2010 yılına ilişkin olduğu ve daha önce kooperatif yöneticileri hakkında düzenlenen raporların ve açılan davaların, iptali istenen dönemi ilgilendirmediği, bilirkişiler tarafından sunulan █████/2023 tarihli ek raporda davalı kooperatifin gelir gider hesaplarında herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğinin bildirildiği, kooperatifçe üyelerinin onayına sunulan mali tabloların usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlere dayandığı ve kooperatifin mali durumunu gösterdiğinin belirtildiği, bu durumda yönetim kurulunun ve denetim kurulunun 2010 yılına ait faaliyetlerinden dolayı ibra edilmeleri hakkındaki 7 ve 8 numaralı kararların sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun söylenemeyeceği, yeterli çoğunluk ile ibra kararlarının verildiği, bu nedenle 7 ve 8 numaralı kararların iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı kooperatifin █████/2011 tarihli genel kurulunun 14 numaralı gündeminde; "madde 14- Ana sözleşme'nin 61'nci maddesi uyarınca üyelere tahsis edilecek dairelere ait fiyat ve şerefiye farklarının ... tarafından belirlenen şerefiye bedelleri de dikkate alınarak kabulü ve şerefiye fiyat farkı ve bedellerinin üyeden tahsili ile ilgili üyeye ödenme usulünün belirlenmesi maddesine geçildi. Şerefiye raporu okundu rapor hakkında başkan tarafından açıklama yapıldı. ...'ın tapuları 3-4 ay içinde vereceğini beyan etti. Oylamaya geçildi. Yapılan oylama sonucunda Şerefiye Kurulunca genel kurula sunulan şerefiye raporunun sunulan şekliyle kabul edilmesine ve şerefiye farklarının kooperatif yönetim kurulunca belirlenecek tarih ve tutarlarda toplanmasına ve ilgilisine ödenmesine 8 red oyuna karşılık 180 kabul oyla ve oy çokluğuyla karar verildi" şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Davacılar, hangi kriterlere göre yapıldığı belirlenmeyen ve kooperatif organlarınca yapılmayan şerefiye fiyat tespitlerinin hukuka ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, şerefiye fiyat bedellerinin kooperatif mevzuatına uygun olarak tespit edilmediğini belirterek kararın iptalini talep etmişlerdir.
Kooperatifler Kanunun 23.maddesinde; Ortaklar Kooperatifler Kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşit olduğu düzenlenmiştir.
Konut Yapı Kooperatifi Ana Sözleşmesinin 61.maddesinde; "Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su, elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur. Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla, taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesiyle itiraz hakkı kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişiden oluşan 3 kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur. İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. Ortaklar, yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartıyla kendilerine düşen konutları diğer ortakların konutları ile değiştirebilirler.
" düzenlemesi mevcuttur.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesi ve ana sözleşmenin 61.maddesi hükümleri göz önüne alındığında; şerefiye komisyonu tarafından hazırlanan raporun mutlaka ortaklara tebliğinin gerektiği, kooperatif ortaklarının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde şerefiye raporunda yer alan kıymet takdirine itiraz edebilecekleri, ancak davalı kooperatifin şerefiye raporunun kooperatif ortalarına tebliğ edildiğine dair herhangi bir delil ve belge sunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre şerefiye raporunun tüm ortaklara tebliğ edildiği ve raporun kesinleştiği davalı tarafından ispat edilemediğinden dava konusu 14 numaralı kararın kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğu ve bu nedenle iptali gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile bu kararın iptaline karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...’nın açtığı davanın HMK.nın 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Diğer Davacılar tarafından açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalı Kooperatifin 30.01.2011 tarihli 2010 yılına ait Genel Kurulunda alınan 14 nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 18,40 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 597 TL harcın davalıdan tahsiline,
4-Davacılar tarafından yatırılan 18,40 TL başvurma harcı ve 18,40 TL peşin harç toplamı 36,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı ... dışındaki davacılara verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... dışındaki davacılara verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacı ... dışındaki davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı ...'nın davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğinden Avukatlar Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı ... dışındaki davacılar tarafından yapılan 23.000 TL bilirkişi ücreti ve 926,4‬0 TL tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 23.926,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.175,13 TL.sinin davalıdan alınarak davacı ... dışındaki davacılara verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 90,91 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!