Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketinin trafik kazası kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı borcunun tespiti davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ölümlü trafik kazası nedeniyle hayatını kaybedenin yakınlarının başlattığı destekten yoksun kalma tazminatı takibine karşı açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi, destek zararı poliçe limitinden ve takip miktarından daha yüksek olsa da, davalıların icra takibinde talep ettikleri miktar üzerinden davacı şirketin çok küçük bir kısım için borçlu olmadığına hükmederek davanın kısmen kabulüne ve kısmen kabul edilen tutar sebebiyle davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, alacaklı tarafça Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirkete gönderilen ilamsız ödeme emri ile 456.768,49 TL tutarında tazminatın talep edildiğini, talebin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle işbu menfi tespit davasının açılması zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyası üzerinden de müteveffanın kesin ölüm nedeninin tespit edilemediğini, mahkemece taraflar arasında borç ilişkisi olup olmadığı hususunda yargılama yapılması gerektiğini belirterek, taraflar arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığının tespitine, takdir edilecek teminatın ödenmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra dosyasına girecek paranın davalıya ödenmemesine, dosya borcunu karşılar nitelikte teminatın depo edilmesi halinde Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ takip sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin durdurulmasına ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça dava dilekçesinde delil bildirilmediğini, hiçbir delile de dayanılmadığını, bu nedenle sonradan delil bildirilmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde kesinleşen takip dosyasına yönelik herhangi bir talepte bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtildiğinin aksine Sigorta Şirketine 17.05.2022 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, davacı Sigorta Şirketinin sigortalısı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyası içeriğinden bu durumun sabit olduğunu, dava konusu kazada müvekkillerinin kızı ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın Namık Kemal Üniversitesi Çocuk Gelişimi mezunu olduğunu, vefatından önce ... Okullarında çalışmakta bulunduğunu, öğretmen maaşının 12.000,00-15.000,00.-TL olduğunu, biran için müteveffanın maaşının asgari ücret düzeyinde kabulü halinde dahi tazminatın poliçe limiti olan 450.000,00TL'nin üzerinde olduğunu, dilekçe ekinde sunulmuş kayıtlardan da belirleneceği üzere en düşük öğretmen maaşının 12.276,00TL olduğunu bildirerek, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, olay tarihinde davacı ... Sigorta Şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plaka sayılı aracın, dava dışı sürücüsü ...'nun kullanımındayken █████/2022 tarihinde davalıların destekleri ve kızlarına çarparak ölümüne neden olduğu, gerek mahkemece alınan rapor gerekse Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince alınan rapor ve toplanan tüm kanıtlardan, sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak ve hız kurallarına uymayarak kazada %100 oranında kusurlu olduğu, ölen desteğin kusurunun bulunmadığı, ceza dosyası kesinleşmemiş ise de dosya kapsamı ve toplanan kanıtlara göre bu durumun sonuca etkili olmadığı, kesinleşmesinin beklenmeyeceği, anne ve baba davalıların çocuklarını kaybetmeleri nedeniyle destek zararlarının doğmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, destekten yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davalı anne ... için 509.306,94 TL, davalı baba ... için 411.478,74 TL olmak üzere toplam 920.785,68 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, kaza itibarı ile geçerli poliçe limitinin 500.000,00 TL olduğu, davacı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı bulunduğu, davalılar tarafından Ankara 5. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyası ile kızlarının ölümü nedeni ile davacı sigorta şirketinden talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak taleple bağlı kalınarak 450.000,00TL asıl alacak ve talep edilen asıl alacağa (01.06.2022-26.07.2022) tarihleri arasına ilişkin olmak üzere) 6.213,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 456.213,70TL talep edilebileceği, davacının, davalıların başlattığı takipten dolayı 554,79 TL tutarında borçlu olmadığı, davacının davasının kısmen kabulü gerektiği, kısmen kabul edilen tutar ve takibin infaz edilen tedbir kararı nedeniyle İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davacının davasının kısmen kabulüne, davacının, davalıların aleyhine başlattığı yeni Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğü’nün ██████████(Eski kapatılan Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ takip sayılı) dosyasında takibe koydukları alacağın 554,79 TL’lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine, İİK’nın 72/4 maddesi uyarınca reddedilen tutarın %20’sine isabet eden 91.242,74 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, zararın tespiti için, davalılar tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, müteveffanın, davalılara “destek” olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, zira destek kavramı ile mirasçılık kavramları birbirinden farklı olup, salt mirasçısı sıfatını haiz olmak, müteveffanın destek sıfatını haiz olduğu anlamına gelmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil Şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle yükümlü olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden, hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, her ne kadar davalılar vekili tarafından diploma belgesi, defin ruhsatı, otopsi raporu, olay yeri ve CD izleme tutanağı, emsal yargı ilamları, yemin, kusur raporu, Kaza Tespit Tutanağı dayanak gösterilerek borç ilişkisinin meydana geldiği belirtilmişse de, söz konusu taleplerin yargılama gerektirir nitelikte olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin tahsili için girişilen icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.
Anne - babanın çocuğunun haksız fiil ve / veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne - babaya destek olduklarının karine olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 22.6.2018 tarih, Esas No: 2016/5, Karar No: 2018/6).
Kusura ilişkin olarak, dosyada alınan kusur raporunda ve ceza dosyası kapsamından
sürücü ...'nun uyuşturucu maddenin etkisi altında, emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceği bir durumda, mahaldeki diğer araçlara göre aşırı süratlı araç kullanarak ve kırmızı ışıkta geçerek yoldan karşıya geçmeye çalışan müteveffaya çarptığı, ölümüne neden olduğu ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine ve dosya kapsamına uygun davalılar alacağının belirlenmiş olmasına göre hesaplamaya yönelik istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacı tarafça yatırılması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!