Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını temyiz incelemesi sonucu onarken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda teşdit uygulamasının gerekçesi hakkında muhalefet şerhi düşüldü.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ağır ceza mahkemesince mahkum edilen sanık hakkında verilen hükümler, sanığın mağdureyi kullanılmayan bir binada cinsel istismara maruz bırakarak kalça ve uyluk bölgesinde cinsel organını ileri geri hareket ettirmesi eyleminin sabit olduğu, darp veya tehdit bulunmadığı, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, delillerin doğru değerlendirildiği ve eylemlerin sanık tarafından işlendiği sonucuna varılarak Yargıtay tarafından onanmıştır; katılan bakanlığın vekalet ücreti talebi reddedilirken, sanık müdafiinin sübuta ve usule ilişkin itirazları da yerinde görülmemiş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden oy çokluğuyla, çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden oy birliğiyle verilen onama kararına, bir üye kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda uygulanan teşdit gerekçesinin yeterliliğine dair muhalefet şerhi düşmüştür.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    KATILANLAR
    : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ...
    SUÇLAR
    : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
    HÜKÜMLER
    : Mahkumiyet
    TEMYİZ EDENLER
    : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ile katılan mağdurenin, katılan mağdurenin evinin yakınlarında bulunan kullanılmayan bir binanın içine girdikleri, sanığın katılan mağdureyi arkasından kucakladığı, sanığın katılan mağdurenin kalça ve uyluk bölgesinde cinsel organını bir kaç dakika ileri geri hareket ettirdiği, katılan mağdureye karşı herhangi bir darp, cebir, tehdit eyleminin olmadığı, sanığın cinsel istismar eylemi akabinde katılan mağdureyi bıraktığı kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen hükümlerin temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 19.11.2020 tarihli bozma kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2024 tarihli kararı ile Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 19.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamının kaldırılması üzerine dosya Daireye tevdii edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
    Özetle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti talebine ilişkindir.
    B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
    Özetle sübuta, keşif yapılmadan karar verildiğine, sanığın ayakkabısı ile benzer pek çok ayakkabının yörede kullanıldığına bu nedenle alınan raporun mahkumiyete yeter delil oluşturmadığına, raporların da beyanları desteklemediğine, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
    2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından Sayın Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla, çocuğun cinsel istismarı suçu açısından oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    18.12.2024 tarihinde karar verildi.
    MUHALEFET ŞERHİ
    Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanığın mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezada teşdit uygulama gerekçesinin yeterli ve dosya kapsamına uygun olup olmadığına ilişkindir.
    Sanık hakkında mağdureyi diğer çocuklar rahatsız ettiğinde saklanabileceği yeri göstermek bahanesi ile kullanılmayan harebe yapının içine hile kullanarak götürerek hürriyetinden yoksun kıldıktan sonra cinsel istismarda bulunduğu ve suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, mağdurenin yaşı, eylemin vehameti göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak hakkında TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5. maddeleri gereğince teşdiden 9 yıl hapis cezası verildiği olayda;
    5237 sayılı ...nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçelerde gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, "suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, mağdurenin yaşı, eylemin vehameti" denilerek benzer dosyalardan farklı bir özellik bulunmayan olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen eylemin vehametine ilişkin gerekçe içermeyen,mağdurun yaşının arttırım nedeni olmasına rağmen aynı zamanda alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılması, yasadaki ifadeler aynen tekrar edilmek suretiyle yetersiz gerekçeyle orantısız temel cezaya teşdit uygulanması karşısında alt sınırdan uzaklaşmak için neden bulunmadığı, bu suç yönünden kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!