Parada ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyetin, sahte belgelerin niteliği, eksik bilirkişi incelemesi ve hukuki değerlendirme hataları nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yargıtay, parada ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyet hükmünü, daha önce açılan benzer davaların incelenmeyerek mükerrer cezalandırma ihtimali doğurması, sahte kimlik ve ehliyetin resmi belge yerine özel belge kabul edilerek hatalı ve eksik ceza tayin edilmesi, sahte paraların iğfal kabiliyetine dair Merkez Bankası raporu alınmaması, parada sahtecilik suçunda hapis ve adli para cezası arasında çelişki bulunması, cezaların içtimaı konusunda yanlış uygulama ve bir sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının değerlendirilmemesi gibi birçok hukuka aykırılık nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Parada ve özel belgede sahtecilikHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:İhbar üzerine olay günü işlendiği iddia olunan parada sahtecilik suçundan dolayı kolluk görevlilerince yakalanan sanıkların, haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, sanık ...'ın ... ... adına düzenlenmiş suça konu sahte nüfus cüzdanını, sanık ...'ın ise içerik itibariyle sahte olan ... adına düzenlenmiş suça konu sahte ehliyeti ibraz ettiklerinin iddia olunması karşısında, eylemlerinin ayrıca, ... ... ve ...'ın gerçekte var olan şahıslar olması durumunda 5237 sayılı TCK.nun 268. maddesi aracılığıyla 267. maddesinde düzenlenen "iftira", gerçekte var olmayan şahıslar olduklarının tespiti durumunda ise aynı Kanunun 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan" suçunu oluşturabileceği nazara alınarak bu suçlardan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.Sanık ... ile kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık ... hakkında; yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:1- Özel Belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak; 29.07.2005 tarihli kolluk fezlekesinde ''şahıslarla ilgili diğer olaylardan dolayı tahkikat evrakı tanzim edildiğinden'' bahsedildiği ve UYAP sorgulamasında sanıklar hakkında belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006-3 ve 2006-1318 esas sayılı 2 ayrı dosya bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, mükerrer cezalandırmanınönlenmesi amacıyla sanıklar hakkında bahsi geçen dava dosyaları getirtilerek, iddianame tarihleri saptanıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin kabul ve uygulamaya göre de:Sanık ...'ın yakalanma anında yanında taşıdığı Tayfun Maraş'a ait sahte ehliyet ile sanık ...'ın yanında taşıdığı ... ...'a ait sahte nüfus cüzdanının resmi belge (TCY 204/1) olarak kabulü yerine, özel belge olduğu kabul edilerek yazılı şekilde sanıklara eksik ceza tayin edilmesi,3- Parada sahtecilik suçuna ilişkin olarak suça konu sahte paraların T.C. Merkez Bankasına gönderilerek sahte ve iğfal kabiliyeti olup olmadığı hususlarında rapor aldırılması gerekirken, soruşturma aşamasında alınan "paraların sahte olduğunun düşünüldüğüne ilişkin ön tespit raporuyla" yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,4- Parada sahtecilik suçuna ilişkin olarak, sanıklar hakkında ... ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,5- Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak, 5237 sayılı TCK.nda cezaların içtimaına dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, başka suçtan kurulan hükümdeki hapis ve sonuç para cezasının toplanması,6- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin silinme koşulları gerçekleşen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayıceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.