8. Ceza Dairesi, parada sahtecilik suçundan verilen hükümde suç tarihi yanlışlığı, temel ceza belirleme çelişkisi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesindeki eksiklikler nedeniyle bozma kararı vermiştir.
Özet: Parada sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet, erteleme ve müsadere hükmü; suç tarihinin kararda hatalı belirtilmesi, temel cezanın belirlenmesinde asgari haddin üzerinde ve altında kalacak şekilde çelişki yaşanması, en önemlisi ise sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilip yeniden suç işleme ihtimali yasal gerekçelerle tartışılmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları hakkında yeterli ve hukuka uygun bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozulmuştur.
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Parada sahtecilik
    HÜKÜM
    : Hükümlülük, erteleme ve müsadere
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
    1- 20.12.2007 olan suç tarihinin, karar başlığında 3.1.2008 olarak yazılması,
    2- Temel cezanın belirlenmesi sırasında “asgari hadden ayrılmayı gerektirir sebep bulunmadığı” belirtilerek temel hapis cezasının alt hadden, temel adli para cezasına esas birim gün sayısının ise alt haddin üstünde tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
    3- Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve ██████ sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde, öncelikle uygulanacak, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Somut olayda da; öncelikle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işleyemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılıp uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın diğer kişiselleştirilmesi konularında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, CMK.nun 231. maddesindeki koşullara dayanılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle karar verilmesi,
    Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!