Sigorta şirketinin kazı çalışmaları sonucu meydana gelen endüstriyel sigorta hasarı ödemesini takiben halefiyetle rücu ettiği itirazın iptali davasında İSKİnin görev itirazı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının alt yapı kazısı sırasında zarar gören PE hattı için ödediği tazminatı, halefiyet prensibi uyarınca zarar veren üçüncü kişilerden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davalılardan biri ise kusuru ve sorumluluğu reddederek, olayın bir kamu hizmeti faaliyeti kapsamında gerçekleşen hizmet kusuru niteliğinde olduğunu ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek görev itirazında bulunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2021
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 01.02.2020 - 01.02.2021 tarihleri arasında Y-...-0-0 numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesiyle davacı müvekkili sigorta şirketi tarafından Sigorta Poliçesi ile poliçe de belirlenen risklere karşı, poliçede yazılı teminat limitleri çerçevesinde sigortalandığını, ... Mahallesi ... Caddesi ... Önü No:B13 ... adresinde bulunan ve sigortalı ... ... PE hattında 04.05.2020 tarihinde hasar meydana geldiğini, hazırlanan hasar tespit tutanağında ... (...) tarafından yapılan kazı sırasında hasarın meydana geldiğinin görüldüğünü, söz konusu hasar sigortalı ...’ın ... P.E. hattına zarar verilerek ortaya çıkmış olup 558 nolu vana kapatılmak sureti ile gaz akışının durdurulduğunu, ... yetkilisi ... hasar tespit tutanağını imzalayarak hasarın ... tarafından yapılan kazı çalışması sırasında meydana geldiğini de doğruladığını, sigortalı ..., hasar meydana geldikten sonra oluşan zarar miktarını müvekkili sigorta şirketine ihbar ettiğini, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, ... Hasar dosyası kapsamında ...'ın 3.013,36 TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ... nolu hasar dosyası kapsamında, 20.07.2020 tarihinde ...’a 3.013,36 TL tazminat ödemesi yapıldığını, söz konusu hasar nedeni ile müvekkili şirket tarafından sigortalıya tazminat ödenmiş olup TTK m.1472 hükmü uyarınca sigortalının zararına sebebiyet verenlere karşı talep ve dava haklarına halef olduğunu, müvekkili şirket, hasar dosyası kapsamında yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi ile TTK. 1472. Maddesi gereği sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle zarar veren üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat talep ve dava haklarına halef konuma geldiğini, meydana gelen hasarda, davalılar/borçlular ..., ... ... A.Ş. ve ...Asfalt Taah. Ve Tic. A.Ş. zarar veren olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle söz konusu zararın giderilmesi amacıyla davalılar/borçlular ..., ... ... A.Ş ve ...Asfalt Taah. ve Tic. A.Ş aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacak 3.013,36 TL ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 437,59 TL faiz olmak üzere toplamda 3.450,95 TL icra takibi başlatıldığını, sözü edilen takibe karşı davalılar/borçlular takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, huzurdaki davadan önce ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak yürütülen müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamını, davalının alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazimatına mahkûm edilmesini, yargılama masrafı ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.05.2020 tarihinde, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... Caddesi, ... önü No:B13 adresinde, ...' a ait alt yapı tesisinin, alt yapı kazı çalışmaları esnasında hasara uğradığını, ... A.Ş. tarafından ... San. ve Tic. A.Ş'ye ödenen miktarın tazmininin talep edildiğini, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, re’sen dikkate alınacak sebeplerle, dava konusu olayın öncesinde ve sonrasında müvekkili idareyi kusurlu ve sorumlu kılacak herhangi bir işlem veya eylem idarelerinden sadır olmadığından, usul ve esas bakımından hukuka aykırı olan iş bu davanın reddine karar verilmesini, görev itirazında bulunduklarını, müvekkili İdare, ...’nin görev alanı (belediye imar sınırı ile mücavir alan) içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı Kanun ile kurulmuş, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, müvekkili İdare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden reddedilmesini, dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, zira tazminat isteminin dayandırıldığı eylem, müvekkili ... açısından kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunmakta ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, müvekkili ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcu olmadığını, bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, faizin başlangıcı yönünden itirazda bulunduklarını, tahsiline hükmedilmesi istenilen tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ortada ödenmesi gereken kesinleşmiş bir borç olmadığını, ayrıca muhtacı muhakemeyi gerektiren bir meblağ söz konusu olduğunu, ortada likit ve kesin bir alacak söz konusu olmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, bu itibarla, tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesini kabul etmediklerini, temerrüt faizi istemine itirazda bulunduklarını, davacı ile idareleri arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davacı söz konusu iddiasini haksız fiil iddiasına dayandırdığı halde avans faizi isteminde bulunduğunu, bu faiz isteminin fahiş ve hukuka aykırı olduğu hususunun açık olduğunu, bu nedenle haksız ve hukuk dışı faiz isteminin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının haksız ve kötü niyetli bir faiz isteminde bulunmakta olduğunu ve davacı ile idare arasında hiçbir hukuki ilişki ve sözleşme olmadığı halde ticari faiz isteminde bulunduğunu, bu istemin fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, bu istemin de tümüyle reddine karar verilmesini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, icra takip dosyasından idarelerine gönderilen ödeme emrinde ve tebligat zarfında hiçbir dayanak bilgi ve belge bulunmadığını, tebligat zarfında ödeme emri dışında herhangi bir dayanak belirtilmediğini, hasar gördüğünü iddia eden tarafça hazırlanan tutanak dışında kanıt niteliğinde herhangi bir belge sunulmadığını, davacı dava dilekçesinde dahi ispat yükümü kapsamında davayı ispat etmeye yetecek delil sunmadığını, dava dosyasına sunulan davacı delili eğer mevcut ise de büyük çoğunluğunun taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafça açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının davasının usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, davacının zarar iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının zarara uğradığını bildirdiği olayda idareleri elemanlarının herhangi bir çalışması ve/veya olaya dahili bulunmadığını, idarelerinin sorumlu olmadığını, davacının zararı ve iş bu zarar ile müvekkili idarenin eylem ve işlemleri arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca idarenin hiçbir gerekçe ile kusursuz sorumlu addedilemeyeceğini, idarelerinin üçüncü şahıslara verilen zarardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davanın husumetten reddini talep ettiklerini, idarenin adreste bir iş yapılması yönünde ne herhangi bir talimatı, ne de söz konusu hususta kendisine isnat edilebilecek bir eylem ve işlemi bulunmadığını, idarelerinin eylem ve işlemlerinin bulunmadığı adresteki hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağını, idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlere ve ayrıca Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak sair hususlara göre; öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, davanın esasa ilişkin nedenlerle tümüyle reddine, davanın reddi halinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla başlattığı 3,450,95 TL takip çıkış tutarlı ilamsız takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, yapılan itiraz üzerine karşı taraf itirazın iptali, itirazın haksız olması nedeniyle icra ve inkar tazminatı ve takibe konu tutar dışında kalan ve ödenmeyen tutarın tahsilini talep ve dava ettiği, açılan dava ve yapılan tüm taleplerin haksız ve kötüniyetli bir dava olduğunu; hem usulen hem de esasen reddi gerektiğini, alacak “likit” ve icra takibine itirazları “haksız” olmadığından icra ve inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirkete karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dolayısıyla davacıcın, alacak iddialarını müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacı davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu, ancak dosyada yer alan belge ve bilgilerin bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davacının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürmüş olduğunu, bu zamana kadar davacı ve sigortalı tarafından müvekkili şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkili şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapmış oldukları araştırmada, iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanmadığını, talep edilen miktarın, fahiş tutarda bir bedel olduğunu, öncelikle davacının halefi olduğu sigortalının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, davacının delilleri hasar onarım belgesi ve hasar tespit tutanağı gibi tamamı tek taraflı ve her zaman düzenlenebilen belgeler olması hasebiyle delil olma vasfında olmadığını, bu delilleri kabul etmediklerini, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan hasar tutanağında görüleceği üzere taraflarına herhangi bir tebliğ yapılmadığı gibi taraflarının bilgilendirilmesi de söz konusu olmadığını, hasar tutarı ve kusurun olabildiğince müvekkili şirketlere yüklenmesi açısından tek taraflı olarak hareket edildiğini, hasar tutanağına personel gideri, araç gideri, gaz gideri, sayaç açma kapama bedeli gibi afaki bedeller yansıtılmış olduğunu, kusur durumuna ilişkin ise, sigortalıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediğinin araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmenin mümkün olacağını, teknik olarak söz konusu alacak talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından bakım-onarım işleri kapsamında kamu hizmeti yürütmekte olan ... tarafından abonelerin arıza şikayetlerine istinaden (planlı yatırım çalışması olmaksızın) oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapıldığını, nitekim bu çalışmalar 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile de kanun altına alınmış olup, bu çalışmaların aksatılması, toplum sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebebiyet vereceğinden, kazı çalışmalarının ötelenmesi ve/veya ertelenmesi söz konusu olmadığını, şehir cadde ve sokakları günümüzde, gelişen teknoloji ile daha karmaşık ve çeşitliliği artmış altyapı tesisatlarına sahip olduklarını, su, doğalgaz, kanalizasyon, yağmursuyu, elektrik, telekomünikasyon vb. birçok alt yapı ile kazı çalışmaları esnasında karşılaşıldığını, alt yapının çeşitliliğinin artmış olması alt yapıya sahip kamu kurum kuruluşları ile tüzel kişiliklerin alt yapılarını fen sanat kaidelerine uygun hale getirmesi yönündeki gerekliliğini arttırdığını, bu minvalde davaya konu hasar bedellerinin ilgili alt yapı kuruluşunun alt yapısının gayri fenni döşenmiş olması, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamış olması, tutanak ve tebligatların tek taraflı düzenlenmiş olması hasebi ile iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketlerin işin başında teknik ekibi tarafından hazırlanan rapor ile ortaya çıkan hususlar çerçevesinde mahkeme tarafından dikkate alınması gereken noktaların özetle; zarar gören ... kablolarının yerinin müvekkili tarafından tespitinin mümkün olmadığını, müvekkili, ... ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında kazı işlemi yapacağı mahal ile ilgili kurum ve kuruluşlardan ruhsat talep ettiğini, ruhsat talebinde bulunduğu kurumlardan birinin de sigortalı ... olduğunu, ... tarafından müvekkiline kazı yapılacak alanda boru hatları olduğunu gösteren bir harita belirtilmediği ve kazıya onay verilmediğini, ... tarafından harita verilmediği sürece ise müvekkilinin burada boru hattı bulunduğu bilmesinin mümkün olmadığını, sigortalı ... gaz borularını yönetmeliğe uygun döşememiş olup kazı yapanlar için uyarıcı bir işaret konulmadığını, kazı yapan müvekkili şirketin hiçbir çalışanının hasar sırasında orada bulunmuyor olması ve tutulan tutanakta isimlerinin yer almamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarını somutlaştıramadığını, davacı dava dilekçesi ile müvekkili şirketin kazı işlemleri neticesinde ...'ın gaz borularına hasar verildiği ve şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için işçilik, araç bedeli gibi bedeller nedeniyle sigortalının maddi zarara uğradığı gerekçesi ile ödediği sigorta tazminatını talep etmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; huzurdaki davada davacı sigortalının her ne kadar arızanın giderilmesi için işçilik masrafı yaptığını iddia etmiş olsa bile arızayı gideren AOB (Arıza Onarım Bakım) tarafından davacı ...'a kesilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, dolayısı ile davacı yapmış olduğu masrafı ispat edemediğini, nitekim Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de işçilik ve araç bedelleri haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerden olması sebebiyle haksız fiile sebep olandan talep edilemeyeceğini, ayrıca davacı kullanılan borularla ilgili herhangi bir fatura ibraz etmediğini, işbu sebeple davacının iddiasını ispat edemediğini, ispat edilemeyen davanın reddinin talep edildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle husumet yokluğundan müvekkili şirket yönünden davanın reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama ve vekalet ücretlinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle tarafların tacir olduğu, davacıya sigortalı dava dışı ... San. ve Tic. A.Şnin de tacir olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemiyle dava açtığı anlaşıldığı, mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla davalıların görev itirazının reddine ve yine olayın █████/2020 tarihinde gerçekleştiği █████/2021 tarihinde davalılar aleyhine takip başlatıldığı ve mahkememize █████/2021 tarihinde dava açıldığı bu haliyle davada zamanaşımı (2 yıl) ve hak düşürücü (İİK 67) sürelerin (1 yıllık) geçmediği anlaşılmakla bu yönden yapılan itirazların da reddine karar vermek gerekmiştir.
Makine mühendisi ve sigortacılık alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli raporda; dosya kapsamından yukarıda izah edilen hususlar muvacehesinde kazı esnasında meydana gelen olayın oluşumunda; hasar yönünden ... (...) tarafından 04.05.2020 tarihinde kazı esnasında doğalgaz boru(... PE) hattında meydana gelen hasarın boru bedelleri toplamı 3.013,36TL olduğu ve piyasa fiyatlarına uygun olduğu, kusur yönünden ... (...) tarafından 04.05.2020 tarihinde ...yapılan kazı sırasında ... San. ve Tic. A.Ş.'nin doğalgaz boru (... PE) hattında meydana gelen zarardan, kazı çalışması sırasında gerekli dikkati, tedbir ve özenin göstermemesi, gerekli izinleri almadığı için oluşan zarardan davalıların %100(yüzdeyüz) kusurlu olduğu; (Kusur oranlarının belirlenmesi Yüce Mahkemenizin takdirinde ve yetkisindedir.) mahkemenin kusur oranını uygun görmesi halinde; sigorta mevzuatı yönünden: Davaya konu olayda davacı ... A.Ş.’nin, dava dışı ... ... San.ve Tic. A.Ş.’ni ... poliçe numarası ile █████/2020 – █████/2021 vade tarihleri arasında Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 04.05.2020 tarihinde meydana gelen davaya konu hasarın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmiş olduğu, davaya konu hasar sebebiyle davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalısı ... ... San. ve Tic. A.Ş.’ne █████/2020 tarihinde 3.013,00 TL tutarında tazminat ödemesi yapılmış olduğu, ödemeye ilişkin banka dekontunun dosya kapsamında yer aldığı, İlgili sigorta poliçesinde 1. Sayfasında Sigorta Konusu Teminatlar kısmında; Makina Yangın Yıldırım İnfilak 441.204.289,00 TL - Ek Teminat Grubu 441.204.289,00 TL - Sel ve Su Baskını 441.204.289,00 TL - Glkhh-Knh-Terör 441.204.289,00TL - Muhteviyat Grubu Deprem ve Y.D 441.204.289,00 TL - Makina Hırsızlık 441.204.289,00TL sigorta bedellerinin yer aldığı, detayları yukarıda yer aldığı üzere; somut olayda davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarı ile ilgili olarak rücu koşulları açısından Kusur Oranı ve Sigorta Tazminatının Ödenmiş Olması maddelerinin karşılanmış olduğu, ancak meydana gelen hasarın hangi teminat veya özel şart maddesine istinaden ödendiği hususunun ilgili poliçeden tespit edilemediği, dosya kapsamında poliçe ek belgeleri (şartname veya özel şartlar belgesi) bulunmadığı için meydana gelen hasara ilişkin olarak hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususunda sigortacılık mevzuatı yönünden değerlendirme yapılamadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli ek raporda; ... (...) tarafından 04.05.2020 tarihinde kazı esnasında doğalgaz boru (... PE) hattında meydana gelen hasarın boru bedelleri toplamı 3.013,36-TL olduğu ve piyasa fiyatlarına uygun olduğu, ... (...) tarafından 04.05.2020 tarihinde ...yapılan kazı sırasında ... San. ve Tic. A.Ş.'nin doğalgaz boru (... PE) hattında meydana gelen zarardan, kazı çalışması sırasında gerekli dikkati, tedbir ve özeni göstermemesi, gerekli izinleri almadığı için oluşan zarardan davalıların %100 (yüzdeyüz) kusurlu olduğu; mahkemenin kusur oranını uygun görmesi halinde; davaya konu olayda davacı ... A.Ş.’nin, dava dışı ... ... San.ve Tic. A.Ş.’ni ... poliçe numarası ile █████/2020 – █████/2021 vade tarihleri arasında Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 04.05.2020 tarihinde meydana gelen davaya konu hasarın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmiş olduğu, davaya konu hasar sebebiyle davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalısı ... ... San. ve Tic. A.Ş.’ne █████/2020 tarihinde 3.013,00TL tutarında tazminat ödemesi yapılmış olduğu, ödemeye ilişkin banka dekontunun dosya kapsamında yer aldığı, davacı ... A.Ş. vekili tarafından Sayın Mahkeme’ye sunulan bilirkişi raporu itiraz dilekçesinde özet olarak; “Bu bedel Y-...-0-0 ENDÜSTRİYEL PAKET SİGORTA POLİÇESİ SAYFA:3 “arızi inşaat işleri” sigorta poliçesi kapsamında ödenmiş olup dava konusu zarar miktar poliçe kapsamındadır. Mahkemenizin ek poliçe talebi halinde ek poliçe talebine ilişkin beyanlarımız saklı tutularak dayanak poliçe mahkemenize sunulmuştur.” hususlarının belirtilmiş olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ilgili sigorta poliçesinin 3. sayfasında yer alan Arızi İnşaat İşleri Teminatında; “Riziko mahallindeki arızi inşaat işleri nedeniyle poliçenin teminat kapsamındaki rizikoların gerçekleşmesi sonucunda sigortalı değerde yaşanabilecek hasarlar 50.000.-TL'ye kadar teminat kapsamına dahildir. Her koşulda tazminat limiti sigorta bedelinin %5’ini aşamaz. Her bir hasarda 100-USD muafiyet uygulanacaktır.” ifadelerinin yer aldığı, davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısı ...’a ödemiş olduğu 3.013,36TL tutarında tazminat ödemesi göz önünde bulundurulduğunda, tazminat ödemesinden Arızi İnşaat İşleri özel şart maddesinde yer alan 100 USD’lık muafiyet tutarının indirilmemiş olduğu, detayları yukarıda yer aldığı üzere, somut olayda davacı ... A.Ş. açısından rücu koşullarının oluştuğu, Sigortacılık tekniği açısından dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde ve bilirkişi heyet kök raporuna yapılan itirazlarda göz önünde bulundurulduğunda; işbu bilirkişi heyet ek raporunun Kusur Yönünden Yapılan İnceleme kısmında yer alan tespitlere istinaden davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1472 ve Yangın Sigortası Genel Şartları B.8- Hasar ve Tazminatın Sonuçları maddesi 8.2 fıkrasına göre davalılara rücu edebileceği, davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısı ...’a ödemiş olduğu 3.013,36TL tutarında tazminat ödemesinden Arızi İnşaat İşleri özel şart maddesinde yer alan 100 USD’lık muafiyet tutarının indirilmemiş olduğu, dolayısıyla sigortacılık tekniği açısından tazminat hesabında 100 USD tutarında muafiyetin indirilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli 2. Ek raporda ise; Dosya kapsamından yukarıda izah edilen hususlar muvacehesinde kazı esnasında meydana gelen olayın oluşumunda Kök ve Ek Raporda da belirtildiği üzere; ... (...) tarafından 04.05.2020 tarihinde kazı esnasında doğalgaz boru (... PE) hattında meydana gelen hasarın boru bedelleri toplamı 3.013,36-TL olduğu ve piyasa fiyatlarına uygun olduğu, ... (...) tarafından 04.05.2020 tarihinde ...yapılan kazı sırasında ... San. ve Tic. A.Ş.'nin doğalgaz boru (... PE) hattında meydana gelen zarardan, kazı çalışması sırasında gerekli dikkati, tedbir ve özeni göstermemesi, gerekli izinleri almadığı için oluşan zarardan davalıların %100 (yüzdeyüz)kusurlu olduğu; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı için düzenlenen PC poliçenin 3. sayfasında bulunan Genel Esaslar ve Özel Şartlar- İhale Şartnamesi Konuları başlığı altında belirtildiği üzere; 3. Şahıslar, faili meçhul kişiler veya araçlar, her türlü doğa olaylarından kaynaklı nedenler, kazı gibi her türlü nedenlerle hasar verdikleri zararlar bu sigortanın teminatı kapsamında olduğu İlgili özel şart maddesinde herhangi bir muafiyet özel şartı bulunmadığı, detayları kök ve ek raporda yer aldığı üzere; bilirkişi heyet kök ve ek raporuna yapılan itirazlarda göz önünde bulundurularak; işbu bilirkişi heyet ek raporunun Kusur Yönünden Yapılan İnceleme kısmında yer alan tespitlere istinaden davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1472 ve Yangın Sigortası Genel Şartları B.8- Hasar ve Tazminatın Sonuçları maddesi 8.2 fıkrasına göre davalılara rücu edebileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, dosya içerisinde yer alan hasar tespit tutanakları, mahkememizce dinlenen tanık beyanları, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; dosya kapsamında, mevcut olay ile alakalı dosya içeriğindeki belge ve bilgiler, hasar tespit tutanakları yola çıkıldığında, davalılar tarafından 04.05.2020 tarihinde ... Mahallesi ... Caddesi ... Önü No: B13 .../İstanbul yapılan kazı çalışması sırasında, ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait doğalgaz boru (... PE) hattında hasar meydana geldiği , söz konusu hasar davacıya sigortalı ...'ın doğalgaz boru(... PE) hattına zarar verilerek ortaya çıkmış olup 558 no.lu vana kapatılmak sureti ile gaz akışı durdurulduğu ,davaya konu olayda davacı ... A.Ş dava dışı ... ... San.ve Tic. A.Ş.'ni ... poliçe numarası ile █████/2020-█████/2021 vade tarihleri arasında Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu , dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 04.05.2020 tarihinde meydana gelen davaya konu hasar ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, davaya konu hasar sebebiyle davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalısı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne █████/2020 tarihinde 3.013,36TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı,ödemeye ilişkin banka dekontu dosya kapsamında yer aldığı , davacı tarafından davalıların kusuru nedeniyle hasar meydana geldiği belirtilerek sigortalısına yapılan rücuen ödenmesi istemiyle başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkememize iş bu davanın açıldığı ,
04.05.2020 tarihinde ... adresinde davalılar tarafından yapılan kazı sırasında ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait doğalgaz boru hattında hasar meydana gelmesinde, davalıların kazı çalışması sırasında gerekli dikkati, tedbir ve özenin göstermemesi, gerekli izinleri almadığı için zarar oluştuğu, aksini gösterir somut başkaca bir delilin dosyaya davalılar tarafından sunulmadığı, davalıların kusurlu olduğu, davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1472 ve Yangın Sigortası Genel Şartları B.8- Hasar ve Tazminatın Sonuçları maddesi 8.2 fıkrasına göre davalılara rücu edebileceği; aldırılan dosya kapsamına uygun bilirkişi heyeti ek raporuyla da tespit edilmiş olmakla ; davanın kabulü ile , davalıların .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 3.013,36-TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.450,95-TL üzerinden iptali ile takibin 3.013,36- TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi devamına, talep edilen alacak ve tarafların kusur durumları mahkememizce yapılan yargılama sonucu tespit edilmiş olmakla icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
:
Davanın KABULÜ ile;
1-)Davalıların .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 3.013,36-TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.450,95-TL üzerinden iptali ile takibin 3.013,36- TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi devamına,
2-)İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerektiğinden 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının yaptığı 59,30 TL başvuru harcı, 59,30-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 10.232,80-TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 10.359,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.450,95-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 sayılı HMK nın 341/2 maddesi gereği karar tarihi dikkate alınarak miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!