Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları içeren kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasının davacının feragatiyle sona ermesiyle ilgili gerekçeli karar.
Özet: Dolandırıcılıkla ve rıza dışı elde edildiği, imzasının sahte ve bedelinin tahrif edildiği iddia edilen bir kambiyo senedinden kaynaklanan sorumluluğun tespitine yönelik açılan menfi tespit davasında, davacı vekilinin yargılama sürecinde davadan feragat ettiğini bildirmesi ve davalı vekilinin de bu feragatı kabul ederek yargılama gideri veya vekalet ücreti talebinde bulunmayacağını beyan etmesi üzerine, mahkeme feragat beyanı doğrultusunda hüküm kurmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:2024/
KARAR NO
:2025/
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:Av.
DAVALI
:1-
VEKİLİ
:Av.
DAVALILAR
:2-
3-
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 16.07.2024
KARAR TARİHİ
: 25.03.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 26.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eğitim lojistik sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, dava dışı ...'nın sahibi olduğu mali müşavirlik ofisini kullanan davalı ...'ı kendisinin ve ...'nın da mali müşavir olarak tanıtması neticesinde gerçekten mali müşavir zanneden müvekkil şirket ile bu davalı arasında, mali müşavirlik ve muhasebe işlerinin yürütülmesi kapsamında 3 senedir hizmet ilişkisi bulunmakta olduğunu, ancak davalının bu süre zarfında müvekkilden mali müşavirlik hizmeti dışında sürekli ve fahiş miktarlarda para almak için yalanlar uydurduğunu, sermaye artırımı yapmak zorunda oldukları konusunda müvekkilini kandırdığını, sadece bu şekilde bile önceden de çek kestirdiğini, piyasadan müvekkili adına borç para almış gibi davranarak müvekkilini dolandırmaya çalıştığını, sonradan dava konusu çekin rızası dışında ve bilgisi dışında elde edilerek başka biri tarafından imzalandığının, hatta bedel kısmının da sonradan yükseltilerek tahrif edildiğinin öğrenildiğini ve başvuruları ile mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alındığını, çek altındaki imza ve bedelin yanındaki imza ve paraflar müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı gibi, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için müvekkili tarafından imza edilmiş olsaydı dahi açıklanan nedenlerle bedelsiz olduğunu, yapılan araştırmalarda davalı ...'ın aslında mali müşavir olmadığı gibi, sermaye artırımına dair hiçbir işlem veya başvurunun yapılmadığının, müvekkilinin elinden çeşitli miktarlarda çekler alınmaya çalışıldığının, karşılığında hiçbir belge düzenlenmediğinin anlaşıldığını, dava konusu çekte tahrifat nedeniyle banka tarafından ödeme yapılmadığını, çekin ciro edilerek piyasada çek senet işi yapmakla tanınan diğer davalıların eline geçtiğini, diğer davalıların da davalı ... ile işbirliği içinde çeki tahsil etmeye çalışan kötüniyetli 3.kişiler olduklarını, tüm davalılar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, kaldı ki taraflar arasında, mali müşavirlik işinin haricinde başkaca bir ilişki olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı ...'a karşı çek bedelinden sorumlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, diğer davalılar bakımından çeklerin davalılardan istirdadına, yetkili hamilin müvekkili olduğunun tespiti ile müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı Kamil Tamam vekili cevap dilekçesinde; müvekkil davalı tarafından söz konusu çekler ciro silsilesi ile 3. kişilere aktarılmış ve onlar tarafından bankaya ibraz edilmişse de müvekkil tarafından bedelleri ödenerek geri alındığını, şu halde çek yetkili ve yasal hamil müvekkil ...'da olduğunu, dolayısı ile diğer davalılar yönünden açılmış davanın konusuz kaldığını, mahkememizce uygulanan tedbirin de hukuki gerekçesi olmadığını ve teminatın da ortaya çıkacak zararı karşılamaya yetmeyeceği kanaatinde olduklarını, bu açıdan öncelikle tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğini, davacı yanın bir yandan çekin kendileri tarafından davalı Kamil'e verildiği söylenmiş iken diğer taraftan da çekin müvekkil tarafından ele geçirildiği iddiasının ise çelişkili ve soyut beyandan öteye geçemediğini, davacı tarafın çeki keşide eden şirket yetkilisinin çeki keşide etmediğini ve imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etme gayretinde olduğunu, ancak işbu hususun hatalı olduğu yapılacak olan imza incelemeleri ile çek altındaki imzanın ve yazının davacı şirket yetkilisine ait olduğu sabit olacağını, davaya gerekçe yaptıkları şikayet dosyasının da son derece soyut ve afaki olduğunu, kötü niyetli olarak yargıyı yanıltma gayreti ile yapılan bu şikayetin takipsizlik ile sonuçlanacağının muhakkak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı şirket yetkilisi 24.03.2025 tarihli dilekçesinde özetle; davalılara karşı açtıkları işbu davadan feragat ettiklerini, bu nedenle feragat istemi yönünde karar verilmesini, dosya kapsamında bulunan teminatın iadesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili de 25.03.2025 tarihli dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından yapılan feragati kabul ettiklerini ve yargılama gideri veya vekalet ücretine yönelik bir taleplerinin olmadığını beyan ederek davacının feragat beyanı doğrultusunda işlem yapılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE;
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, mahkemenin ve karşı tarafın muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir. Bu nedenlerle; mahkememizce vaki feragat nedeni ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 76.848,75.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 76.233,35.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı vekilinin talebi doğrultusunda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde, ... açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!