Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kumaş satışı kaynaklı ticari faturalardan doğan 158.525,06 TL alacağın ticari faiziyle tahsili ve ihtiyati haczin korunması davası.
Özet: Davacı taraf, davalı şirketin 2023 yılı başlarında satın aldığı mallara ilişkin düzenlenen e-arşiv faturalardan kaynaklanan ve davalının yetkili muhasebecisi tarafından imzalanan mutabakat metniyle de kabul edildiğini iddia ettiği 158.525,06 TL tutarındaki ticari alacağının, fatura tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir; bu dava, davalıya karşı başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması davasının reddi üzerine İcra İflas Kanununun 264/II maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının devamını sağlamak amacıyla yedi günlük yasal süre içinde açılmıştır.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas -***
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ***KARAR NO
: ***HAKİM
: ***KATİP
: ***DAVACI
: ***VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ***DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ***KARAR TARİHİ
: ***GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ***Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkilinden 30.01.2023 tarihli 147.804,81 TL tutarlı , 17.02.2023 tarihli 19.724,37 TL tutarlı , 27.02.2023 tarihli 26.057,07 TL tutarlı , 27.03.2023 tarihli 26.938,31 TL tutarlı, 29.03.2023 tarihli 50.387,48 TL tutarlı, 30.03.2023 tarihli 25.998,72 TL tutarlı olan, içeriği faturalarda belirtilmiş mal satın aldığı, fatura bedellerinden ödenmesi gereken 158.525,06 TL tutarında bakiyenin müvekkiline ödenmediğini, dava konusu faturalar, irsaliye yerine geçen e-arşiv niteliğinde fatura olup, malların borçlu şirkete teslim edildiğini, müvekkili ile davalı şirket, 2021 yılından beri ticaret yaptığını, yukarıda tarihleri belirtilen faturalara dayalı olarak müvekkilinin davalı şirketten yukarıda belirtilen 30.01.2023 tarihli 147.804,81 TL tutarlı faturadan kalan 9.419,11 TL alacağı , 7.02.2023 tarihli faturadan 19.724,37 TL , 27.02.2023 tarihli faturadan 26.057,07 TL , 27.03.2023 tarihli faturadan 26.938,31 TL , 29.03.2023 tarihli faturadan 50.387,48 TL , 30.03.2023 tarihli faturadan 25.998,72 TL olmak üzere toplam 158.525,06 TL alacağı bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen fatura ve alım-satım yukarıda belirtilen faturalarla sınırlı olmayıp, sadece müvekkiline ödemesi yapılmayan faturaların dosyaya sunulduğunu, ayrıca 31.03.2023 tarihli, taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesine dayalı mutabakat metnine göre, borçlu şirketin bakiye borcu kabul etmiş olduğu mutabakat metnini ve borçlu şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiye dair cari hesap ekstresini de dosyaya sunduklarını, iş bu hesap ekstresine göre, müvekkilinin borçlu şirkete satmış olduğu kumaşlardan dolayı, müvekkiline daha önceki faturalara karşılık 31.01.2023 tarihinde teslim edilen, 19.05.2023 ileri keşide tarihli 200.000,00 TL tutarındaki çek bedeli hariç olmak üzere ( iş bu çek ödenmemiş olup buna ilişkin Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasıyla takip yapılmış olup takip kesinleşmiştir.) , faturaya dayalı olarak toplam 158.525,06 TL alacağı bulunduğunu, borçlu şirketin, 31.03.2023 tarihli mutabakat metniyle, iş bu bakiye borcunu kabul ettiğini, dava konusu alacağa ilişkin olarak, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş. Sayılı kararıyla, borçlu şirket hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını ve borçlu şirkete ait araçlara ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, borçlu şirket ilamsız icra takibine 08.05.2023 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine İİK md. 264'e göre, Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhine itirazın kaldırılması davası açılmış ise de, dava 06.07.2023 tarihinde reddedildiğini, İİK md 264/II de "İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır." denilmektedir. İİK md. 264/II son cümle gereğince, ihtiyati haczimizin korunması açısından, 7 günlük süre içerisinde alacak davasını açtıklarını dava şartı arabuluculuk kapsamında, 08.07.2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş. Sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, borçlu şirket tarafından mutabakat metnine ve ihtiyati haciz kararına itiraz edilmediğini, Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında, borçlu şirket tarafından mutabakat metni kötüniyetli olarak kabul edilmediğini, dosyaya sunulan mutabakat metni, şirket resmi muhasebecisi olan, mutabakat metni imzalamakla yetkili olan, şirket resmi muhasebecisi ... tarafından imzalandığını, ..., davalı şirketin resmi muhasebecisi olup, bununla ilgili SGK kayıtlarının mahkeme tarafından getirtilmesini talep ettiklerini, şirketin ödeme işlemlerinden şirketin resmi muhasebecisi olarak ... sorumlu olup, resmi muhasebeci olarak mutabakat metni imzalamaya da yetkisi olduğunu, davalı borçlu şirketin Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyası ile itiraz etmiş olduğu , ticari satımdan kaynaklanan, faturaya dayalı 158.525,06 TL alacağın fatura tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ( avans faizi ) ile birlikte davalı şirketten tahsiline, ihtiyati haczimizin kesin hacze dönüşmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davaya dayanak teşkil edilen faturalar delil niteliğine haiz olmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirket ile aralarındaki alım satım ilişkisi kapsamında teslim etmekle yükümlü olduğu malları teslim ederek borcunu ifa ettiğini, teslim edilen ürünlere ilişkin faturaları müvekkili şirkete gönderdiğini ve elindeki faturaların borcun varlığına delil olduğunu iddia ettiğini, fatura, satıcı firma tarafından alıcı firma adına tanzim edilen, mal veya hizmetin satıldığını gösteren bir belge olduğunu, faturanın ticari ispat vasıtası olarak nitelendirilebilmesi için birtakım şartlar öngörüldüğünü, TTK madde 21 uyarınca faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi içeriğinin kabul edildiği karinesini oluşturur, faturaya itiraz ispat külfetindeki taraf değişikliğine neden olur, ancak faturaya itiraz edilmemesi işin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğu veyahut bedelinin istenebilir olduğunun kesin kabulü anlamına gelmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ifası sırasında davacı tarafın ürünleri teslim ederken söz konusu faturaların teslim anında varlığına dair somut bir delil bulunmadığını, ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup yazılı delille ispat edilebilir ve faturanın teslime ilişkin ispat vasıtası olabilmesi için ürünlerin teslimi anında mevcut olup alıcı tarafından imza altına alınması gerektiğini, faturaya konu malların fatura tanzimi ile teslim edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi malların teslim edildiğine dair ispat yükünün TMK m.6, HMK m.190 ve HMK m.200 maddeleri gereği yerine getirilmesi gerektiğini, alacak davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklı olan davacıda olup davacının takip borçlusu olan davalıdan takibe konu meblağ kadar alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği, faturanın alacağı kanıtlamaya tek başına yeterli olmayıp, birbirlerini doğrulayan delillerle alacağın varlığının kanıtlanması gerektiği doktrin ve yüksek yargı kararlarında kabul edildiğini, davacı tarafın sunduğu mutabakat metninin hukuken geçerli olmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafın öncelikle davaya konu faturalar ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... esaslı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan borca itiraz talebi ile takibin durduğunu, akabinde davacı tarafından dosya ekinde sunduğu cari hesap mutabakat metninin İİK 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğunu ileri sürülerek Kayseri 4. icra hukuk mahkemesi ... esaslı dosya kapsamında itirazın kaldırılması davası açıldığını, dava "takibin, İİK'nın 68/1. anlamında bir belgeye dayanmadığı anlaşıldığından" reddedildiğini, akabinde davacı tarafından işbu huzurdaki dava aynı mutabakat metni dayanak teşkil edilerek ikame edildiğini, davaya dayanak teşkil edilen mutabakat metni geçerli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesine dayalı mutabakat metninin onaylanıp onaylanmadığı açık bir şekilde anlaşılamadığını, sunulan mutabakat mektubu incelendiğinde mutabakatın hangi dönemi kapsadığı ve hangi tarihte borcun ödeneceğine ilişkin kayıt bulunmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu mutabakat metninde açıkça hangi dönemleri kapsadığı ve borcun ödenmesi hususunda belirli bir ödeme tarihi belirtilmediğinden iş bu mutabakat metni kanuni şekli şartları sağlamadığından geçersiz olduğunu, ayrıca dava dilekçesinin ekinde sunulan mutabakat metninde bulunan imza müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, ticari teamül gereği mutabakat mektubu gibi borç ikrarı içeren belgelerde açıkça imza sirkülerinin bulunması gerektiğini, her ne kadar söz konusu belge █████/2023 tarihli olsa da müvekkili şirket tarafından mutabakat mektubu kabul edilmediğini, zira sunulan belgenin ekinde herhangi bir şekilde müvekkili şirkete ait imza sirküleri bulunmadığını, ayrıca davacı taraf dava dilekçesinde mutabakat metninin şirket çalışanı ... tarafından imzalandığını ve metnin geçerli olduğunu iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını mutabakat metni imzalamaya yetkili olan makam müvekkili şirketin resmi muhasebe bürosu olduğunu, dava dilekçesinde adı geçen ... isimli şahıs şirket personeli olup, şirkette ön muhasebe biriminde çalıştığını anılan nedenle imza yetkisi olmayan ve imza sirküsü bulunmayan şahsın imzaladığı iddia edilen belge hukuken geçerli olmamakla birlikte borç ikrarı da içermediğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafından açılan davanın öncelikle faturaların delil sıfatı haiz olmadığından; davacının davaya konu kumaşları müvekkiline teslim ettiğine dair belge ve bilgi sunamadığından reddini, mahkeme esasa ilişkin yargılama yapacak ise de alacak davasına dayanak teşkil edilen mutabakat mektubunun imza sirkülerinin bulunmaması, mutabakat metninin belirli dönemleri kapsaması zorunlu olmasına karşı herhangi bir dönemin belirtilmemesinden kaynaklı geçerlilik şartlarını taşımaması göz önüne alınarak davanın esastan reddini, davacının tanık deliline dayanmasına muvafakatimizin bulunmadığı ve yasal olarak senetle ispat zorunluluğu göz önüne alınarak davacının tanık deliline dayanamayacağına, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Bilirkişi Prof. Dr. ... alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacıya ait ticari defterlerinincelenmesinden ulaştığımız bulgular şöyledir:1- Davacı taraf davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile başlattığı takipte belirtilen faturalardan 158.525,06TL alacaklı olduğunu belirtmiştir.2- Davacının takip dosyasına sunmuş olduğu faturalar toplamı 296.910,96TL’dir. Söz konusu faturalar davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarakkaydedilmiştir. Davacı taraf bu faturalardan 158.525,06 TL alacak talep etmektedir.3-Davacı taraf icra takibinde ayrıca mutabakat belgesine de dayanmıştır.Mutabakat belgesinde davacının davalıdan 158.525,06 TL alacaklı olduğubelirtilmektedir ve davalı tarafın kaşe ve imzası bulunmaktadır. Ancak davalı tarafmutabakat belgesinin geçersiz olduğunu, yetkili temsilci tarafından imzalanmadığını,ön muhasebe personeli tarafından imzalandığını belirtmektedir.4- Davacının ticari defterlerinde alacak talep edilen fatura tarihlerindensonra yapılan ödemeler mahkemenin ara kararında belirtilen TBK Md. 102’ye görebu faturalara sayılırsa davacının alacağı hesaplanamamaktadır.5-Davacının alacak talep ettiği faturalarda davalıya mal teslimini gösterenimza bulunmamaktadır. Ayrıca mal teslimine ilişkin teslim/tesellüm belgesi dedosyaya sunulmamıştır.6- Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı için alacak talep edilen faturalarındavalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığına ilişkin tespit yapılamamıştır.7. Davacının ticari defterlerinin tasdik yönünden usulüne uygun olduğutespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Davacı dava dilekçesi ile davacının █████/2023 tarihli 147.804,81 TL tutarlı █████/2023 tarihli 19.724,37 TL tutarlı, █████/2023 tarihli 26.057,07 TL tutarlı, █████/2023 tarihli 26.938,31 TL tutarlı, █████/2023 tarihli 50.387,48 TL tutarlı, █████/2023 tarihli, 25.998,72 TL tutarlı, faturalardan kaynaklı davalıdan bakiye 158.526,06 TL alacaklı olduğunu belirterek alacak talebinde bulunmuştur.Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 102 maddesine göre; “kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmış ise ödeme vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmiş ise mahsup orantılı olarak; borçlulardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.”Usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın ticari defterler sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden, bir açıklama yapılmadığı sürece yapılan ödemenin 6098 sayılı TBK'nun 102.maddesi gereğince muaccel olan borç için yapıldığının kabulü gerekir. Davalı tarafından daha önce yapılan ödemelerin başka bir borca mahsuben yapıldığını iddia eden alacaklının kanıtlaması gerekir. Alacaklı tarafından yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece, yapılan ödemelerin daha önce muaccel olan borca yönelik kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.Mahkememizce davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacı defterlerinin incelenmesinde davacının açık hesap ilişkinden kaynaklı 158.525,06 TL alacaklı olduğu ancak █████/2023 tarihli 147.804,81 TL tutarlı █████/2023 tarihli 19.724,37 TL tutarlı, █████/2023 tarihli 26.057,07 TL tutarlı, █████/2023 tarihli 26.938,31 TL tutarlı, █████/2023 tarihli 50.387,48 TL tutarlı, █████/2023 tarihli, 25.998,72 TL satış faturasından sonra gelmek üzere davalı tarafından █████/2023 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek, █████/2023 tarihli 60.000,00 TL bedelli havale, █████/2023 tarihli 125.000,00 TL bedelli çek, █████/2023 tarihli 214.140,00 TL çek ödemesi bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafa ticari defterlerinde yer alan ödemelerin başka bir borca yapıldığına dair yemin teklifi hatırlatılmış ve davacı yemin teklifinde bulunmuş ve davalı şirket yetkilisi duruşmaya katılıp yemin etmediği ve davacının ticari defterlerinde yer alan ödemelerin başka bir borca mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği ve davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması ve davacının defterleri usule uygun tutulduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.-Faize ait değerlendirmede;Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından davacının fatura tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebi reddedilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:1-Davacının davasının kabulü ile, 158.525,06 TL'nin alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine , alacağı dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davacının alacağı fatura tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 10.828,84-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.707,22-TL 'nin mahsubu ile eksik 8.122,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL başvurma harcı ve 2.707,22-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.977,07-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.012,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2024Katip ***e-imzalıdırHakim ***e-imzalıdır