Trafik kazası sonucu küçük yaştaki mağdurun maluliyet ve iş göremezlik tazminatı talepleri, rapor geçerliliği ve gelir/efor kaybı ayrımı ekseninde sigorta tahkim kararına karşı temyiz başvurusu.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacının, sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talepleri, kaza anında 3 yaşında olan davacının engel oranının %0 olarak belirlenmesi, gelir getiren bir işte çalışamayacağı ve bakıcı ihtiyacının tespit edilememesi gerekçeleriyle Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri tarafından reddedilmiş olup, davacı vekili temyiz başvurusunda, iş göremezlik tazminatının gelir kaybı değil efor kaybı olduğunu ve Yargıtay içtihatları uyarınca geliri olmayanlara da ödenmesi gerektiğini vurgulayarak kararın bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ
:Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ D.İş ████████ KSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2022/İHK-40283SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K.███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 30.11.2020 tarihli trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığını, ödemenin KTK 111/2 kapsamında olup bakiye kısmın tahsili gerektiğini, yapılan başvurunun reddedildiğini, taraflarınca adli tıp kurulu raporu alındığını, adli tıp kurulu fatura ücretinin, noterlik masrafı ve vekalet harcının da yargılama gideri olarak tahsilinin gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 4.800,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL ve bakıcı gideri için 100.00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafından sunulan Sağlık Kurulu Raporu ÇÖZGER hükümlerine uygun düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun alındığı kurumun Sağlık Bakanlığı'nın yetkili saydığı kurumlardan olmadığını, raporda başvuru sahibinin son 6 ay içinde çekilmiş fotoğrafının bulunmadığını, usulüne uygun teşkil etmeyen kurul tarafından hazırlandığını, somut uyuşmazlıkta kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, müterafik kusur itirazları ve hatır indirimi taleplerinin bulunduğunu, başvuranın koruyucu tertibatları kullanmadığı sabit olup gerekli müterafik kusur indiriminin göz önünde bulundurulması gerektiğini, başvuru sahibi vekiline ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin ibra edildiğini, başvuranın talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, kaza tarihinde geçerli olan genel şart kapsamında %1,8 teknik faizin uygulanmasını, aksi kanaat olsa dahi 04.12.2021 tarihinde yayınlanan genel şartlar kapsamında 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinin teminat kapsamında olmadığını, başvuru sahibinin avans faiz isteminin haksız olduğunu, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve mübrez belgelere göre hazırlanan bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu, uzman bilirkişi heyeti tarafından başvuranda 30.11.2020 tarihli kazada oluşan 1,75cm2 hipertrofik ve hiperpigmente skar dokusu nedeniyle Çocuklar İçin Özel Gereksinim Hakkında Yönetmelik kapsamında engelliliğinin %0 olduğu tespit edildiğinden sürekli iş göremezlik talebinin reddi gerektiği, başvuranın kaza tarihinde 3 yaşında olduğu ve tam malul sayıldığı dönemde gelir getiren bir işte çalışması mümkün olmadığından geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı ve bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuran tarafından sunulan ve yönetmelik ekinde belirlenen vücut yüzeyi hesabını içermeyen raporun hükme esas alınmamasında, 3 Adli Tıp uzmanın hazırladığı ve denetime elverişli raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle başvuran vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; iş göremezlik kavramının özü itibari ile gelir kaybı olmadığını, efor kaybı olduğunu Yargıtay içtihatlarında "geliri olmayanlara" da iş göremezlik tazminatının ödenmesi gerektiğinin içtihat edildiğini, bu nedenle sürekli iş göremezlik veya geçici iş göremezlik tazminatının ödenmesinde yaşın, mesleğin bir önemi bulunmadığını, zaten (maluliyet tazminatı hesabında kullanılamayan) Trafik Sigortası Genel Şartlarında dahi "herkes için geçici iş göremezlik tazminatı" ödeneceğinin kabul edildiğini, dosyaya sunulan 26.07.2021 tarihli maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığının yetkilendirdiği üniversite hastanelerinden birinden alındığını, raporun kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmeliğe göre, muayene yapılarak kaza ile ilgili sebep sonuç ilişkisi kurularak hazırlandığını, aynı kaza nedeni ile diğer sorumlu HDİ Sigorta A.Ş’ye karşı yapılan 2021.E.222546 sayılı başvuru dosyasının kabul edildiğini, aynı raporun ve aynı kazaya ilişkin 2021.E.222546 sayılı dosyanın kararının işbu başvuru dosyası açısından da bağlayıcı olduğunu belirtmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.(Karşı Oy)427,60 TL 0.H.80,70 TL P.H.346,90 TL KalanKARŞI OYDosya içerisinde yer alan davacı tarafça sunulan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 26.07.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının hipertrofik skar nedeniyle %5 oranında malul kaldığının tespit edildiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince üç adli tıp uzmanından oluşan heyetten alınan raporda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru sahibinde kazaya bağlı olarak kalıcı maluliyet oluşmadığı kanaatiyle düzenlenen bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmak suretiyle başvurunun reddine karar verilmiş; karara, davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, başvurunun reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.Ancak davacı tarafın maluliyetinin skar dokusu nedeniyle oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğu göz önünde alındığında, hükme esas alınan raporu düzenleyen heyette cilt hastalıkları uzmanının bulunmadığı görülmüş ve yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.Açıklanan nedenlerle, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınarak kaza sebebiyle maluliyetin oluşup oluşmadığı, kaza ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının incelenerek, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.