Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, İİK 235 kapsamında açılan kayıt kabul davasında, eser sözleşmesinden kaynaklanan boru bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli uyuşmazlığa ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirketler, bir inşaat projesi kapsamında bir adi ortaklığa sattığı boruların bakiye alacağı olan 1.328.325,20 USDnin tahsili için başlattığı icra takibine, adi ortaklığın itiraz etmesi üzerine, ortaklardan biri hakkında iflas erteleme kararı bulunması nedeniyle diğer ortak aleyhine açılan itirazın iptali istemlidir; davacı teslimat yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirtirken, davalı ise ödemelerin idarenin yapacağı hak edişlere bağlandığını, idarenin ödeme yapmaması ve boruların mülkiyetinin henüz davacıda olması nedeniyle davanın hukuki dayanağı olmadığını savunarak reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
...
DAVANIN KONUSU
: İİK'nın 235.maddesine göre açılan kayıt kabul davası
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İİK'nın 235.maddesine göre açılan kayıt kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkil şirketlerin oluşturduğu ortaklık ile davalının adi ortaklık kurduğu,... yapım işi kapsamında kullanılacak ...konusunda sözleşme yaptıklarını, müvekkillerinin üretimini üstlendikleri 4.039,78 metrelik boruların teslimatını yaparak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, teslim edilen borulara ilişkin olarak 1.886.516,66 USD'lik fatura keşide ettiklerini, davalıların boru bedellerini ödemeyerek temerrüte düştüklerini, yapılan sözleşmeye göre boru bedellerinin %50'sinin boruları şantiye teslimi, müvekkillerinin fatura düzenleyerek davalıların ihzarat hak edişini yapmasını, geriye kalan %50 alacağın ise; teslimi yapılacak boruların döşenmiş olarak girmesine müteakiben ödeneceğinin kararlaştırıldığı, teslimi yapılan boru bedellerinin %50'sinin ödenmediğini, sadece 558.191,46 USD miktarından kısmi ödeme yapıldığını, gerekçe olarak ise, sözleşme konusu içme suyunun yapımını üstlenen davalı adi ortaklığın idare ile arasında uyuşmazlık nedeniyle hakediş alamadığını, işin bozulduğunu ileri sürdüklerini, bu hususun ise müvekkili ile alakasının olmadığını, bakiye kalan 1.328.325,20 USD tutarındaki ödenmemiş fatura bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, ... yapılan takibe davalı tarafın itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı adi ortaklardan...'nın takip tarihinden önce iflas erteleme kararı aldığını, bu nedenle sadece davalı ... yönünden açmış oldukları itirazın iptali davasının kabul edilerek %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usulü itirazlarda bulunarak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalının ortağı bulunduğu adi ortaklık arasında imzalandığını, pilot ortağın ... esas sayılı dosya da iflas erteleme kararı verildiği, İcra İflas Kanunun 179/b maddesi gereğince hakkında iflas erteleme kararı bulunun şirket aleyhine hiç bir takip yapılamaz ancak bu şirket hakkında dava açılmasına bir engel olmadığını, bu şirketle aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu,... hakkında iflas erteleme kararı verilmiş olmasının hakkında itirazın iptali davasının açılmasına engel olmadığını, ...nın da davaya dahil edilmesini talep ederek, aralarındaki sözleşmenin 9. maddesi gereğince ödeme koşullarının düzenlendiğini, iş sahibi idarenin adi ortaklığa sadece 1 adet hakediş ödemesi yapıldığını, bu hak edişinde ihzarat hak edişi olduğunu, idarenin inşaat faaliyetlerini durdurduğunu, doğal olarak boruların döşenmediğini, sözleşmenin 9. maddesi gereğince davacıya ödeme koşullarının gerçekleşmediğini, davacının idare ile aralarındaki ilişkinin kendilerini ilgilendirmediği yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını, ödeme ile ilgili 9. madde gereğince davacıya yapılacak ödemelerin açıkça idarenin yapacağı hak edişlere bağlandığını, idarenin hak ediş yapmaması nedeniyle davacı tarafın açmış olduğu davasının ve yapmış olduğu icra takibinin hukuki dayanağının bulunmadığını, yapmış oldukları sözleşmenin 12. Maddesi gereğince boruların mülkiyetinin halen davacıda olduğunu, mülkiyeti kendilerine devredilmeyen boru bedellerinin kendilerinden istenilemeyeceğini, dava dışı idare ile aralarındaki uyuşmazlık nedeniyle .... yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, bu nedenle açılan davanın reddedilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE
:
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olarak açılmıştır.
Mahkememizce celp edilen ... esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; fatura alacağı, finansman masraf, işlemiş faizden oluşan toplam 1.540.271,53 USD'lik bir icra takibinin yapıldığı, icra takibinin adi ortaklığı oluşturan... aleyhine başlatıldığı, borçluların icra takibine itiraz etmesi üzerine, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafın ise sadece adi ortaklığı oluşturan ... aleyhine itirazın iptali davasını açtığı, diğer ortaklık... Mahkemesinin iflas erteleme kararı verdiği gerekçesiyle dava açmadığı tespit edilmiştir.
Davacı ile davalı adi ortaklık arasında ki sözleşme gereğince davacı tarafın imal ederek satmış olduğu boruların bakiye kalan bedelin tahsili için adi ortaklığı oluşturan her iki ortak hakkında icra takibi yaptığını, icra takibine itiraz edilmesi üzerine davayı adi ortaklığı oluşturan ortaklardan biri hakkında açmış, davalı taraf cevap dilekçesinde ve diğer beyanlarında adi ortaklığı oluşturan diğer ortakla aralarında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu ileri sürerek diğer ortağında davaya dahil edilmesini, aksi takdirde davanın usulden reddedilmesini talep etmiş ise de; Türk Borçlar Kanunun 637 maddesi gereğince " kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortak, bu işe karşılık bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur. İkinci fıkra da ise; ortaklardan biri, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yaparsa diğer ortaklar ancak teslime ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olurlar. " dava konusu edilen borç, bir para borcudur. Para borçlarından adi ortaklığı oluşturan ortaklar 3. Kişilere karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından adi ortaklığın tasfiye edilmemiş olduğu, adi ortaklığı oluşturan diğer ortak ... hakkında ... iflas erteleme kararı verildiği, taraflar arasında yapılan sözleşme incelendiğinde; imalatçı olan davacının alıcı iş ortaklığına satmış olduğu mallar nedeniyle sözleşmenin tarafı olan alıcı taraf olan adi ortaklığın sözleşmeden doğan borçlardan münferiden ve müteselsilen sorumlu olduklarını kayıt altına aldıkları tespit edildiğinden davalının mecburi dava arkadaşlığına yönelik usulü itirazlarının hukuki dayanağının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme her iki tarafçada kabul edilmekle, birlikte sözleşmeden doğan edimin davalı tarafça yerine getirilmemesi hususunun taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olduğu, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın davacı tarafça imal edilen ve davalı tarafa satılan sözleşme konusu borular bedelinin davalı tarafça ödenmemesi hususunun sözleşmeye aykırı olup olmadığı konusunda mahkememiz yargılama yürütmüştür.
Mahkememiz tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde resen görevlendirmiş olduğu mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor aldırılmasına karar vermiştir. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın davalı adi ortaklığına hitaben kesmiş olduğu 4 adet faturadan kaynaklı toplam 1.886.516,66 USD karşılığı, 3.377.539,58 TL'lik çelik boru sattığı, davalı iş ortaklığının █████/2012 tarihinden 558.191,46 USD karşılığı 1.000.000,00 TL ödeme yaptığı, bakiye 1.328.325,20 USD alacağın kaldığı, davacının ticari defterlerinde tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacının adi ortaklığa 3.377.539,58 TL'lik mal sattığı, 1.000.000,00 TL lik ödemenin yapıldığı, neticeden adi ortaklığın davacıya 2.377.539,58 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı adi ortaklığın, almış olduğu işin iş sahibi idare tarafından durdurulduğunu, bu nedenle satılan boruların kullanılmadığını, mülkiyetinin davacı yanda kaldığını ileri sürerek davanın reddi istemiş ise de, taraflar arasında yapılan sözleşme incelenerek, sözleşme gereği davacı tarafın yüklenmiş olduğu edimini yerine getirdiği hususu tespit edilmiştir.
İşlemiş faiz alacağı ve sözleşmenin 10. maddesinde krarlaştırılan finansman faiz talebine gelince, bilirkişinin █████/2016 tarihli raporunda da açıklandığı üzere davacı tarafın fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ve sözleşmenin 10. maddesi gereğince gecikme cezası talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasında dava konusunu oluşturan uyuşmazlıkla ilgili olarak düzenlenen sözleşme, dosyamızın arasına alınan 18. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyası, mali müşavir bilirkişinin tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapmış olduğu inceleme neticesinde düzenlemiş olduğu rapor ve mahkememizce işlemiş faiz konusunda yapılan hesaplama dikkate alınarak, davacı tarafın yapmış olduğu icra takibinde 1.328.325,20 USD asıl alacak, 42.019,46 TL işlemiş faiz ve 22.102,33 TL finansman masrafı olmak üzere toplam 1.392.446,99 USD miktarla haklı olduğu, itirazın bu miktar üzerinden iptaline, uyuşmazlık konusu olan alacak miktarının sözleşmeden kaynaklandığı, davacının imal ederek davalıya satmış olduğu mal bedeli olduğu ve alacağın likit olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ...K. sayılı dosyasından █████/2018 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun iflasın hukuki neticeleri ile ilgili olan hukuk davalarının tatili başlıklı 194/1. maddesine göre acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.
İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır.
Mahkeme kararından sonra davalı şirketin iflasına karar verildiği ve İcra İflas Kanunu'nun 194.maddesinde sayılan istisnaların bulunmadığı anlaşıldığından İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına kadar dava durdurulup, bundan sonra iflas idaresi davaya dahil ettirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekir.(... tarihli ilamı)
Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Buna göre dava, 2004 sayılı İİK'nın 235. maddesi gereğince açılan kayıt kabul talebine dönüşmüştür.
2004 sayılı İİK'nın 235.maddesine göre; sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Davacı bu davada; alacağın varlığını ispat etmek zorundadır. Alacaklı, alacağının, gerçek bir alacak olduğunu, birbirini teyit eden usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, vs. deliller alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir.
... iflas sayılı dosyasında yürütülmektedir.
Davacı alacaklı tarafından iflas dairesine sunulan alacak başvuru dilekçesinde toplam 8.141.567,25 TL için alacak başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Kaldırma kararı sonrası mahkememizce yapılan █████/2023 tarihli duruşmada; mahkememizce verilen █████/2017 tarih... esas sayılı karardaki asıl alacak miktarı dikkate alınarak, bu asıl alacak miktarına göre temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesi kapsamında davacı tarafından talep edilebilecek finansman masrafının miktarı konusunda (iflas tarihi itibariyle hesaplama yapılması ve USD asıl alacak ve ferilerinin iflas tarihi itibariyle Türk Lirasına çevrilmesi) resen seçilecek mali müşavir bilirkişiden HMK. nın 279. Maddesine uygun olarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan █████/2024 tarihli rapor ve █████/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; davalı ...Adi Ortaklığının 2012 - 2013 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; defterlerin muhasebe usullerine uygun bir şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapıldığı, bu nedenlerle defterdeki kayıtların davalı Adi Ortaklık lehine delil niteliğinde olduğu saptandığını, defterlerde davacı ... boru ile ilgili işlemlerin (320) satıcılar hesabında takip edildiği, temerrüt tarihinden iflas tarihine kadarki dönem yönünden yeniden hesaplama yapılması halinde davacının toplam alacak tutarının 9.706.626,92 TL olarak hesaplandığı, diğer yandan █████/2013 takip tarihinden █████/2018 iflas tarihine kadarki dönem için bozma öncesi kararında yer alan faiz tutarı esas alınarak hesaplama yapılması halinde ise davacının alacak tutarının 9.817.388,05 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davanın, davacı ile müflis şirket arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olarak açıldığı, yargılama sırasında █████/2018 tarihinde... İflas sayılı dosyasında devam ettiği, ikinci alacaklılar toplantısının █████/2023 tarihinde yapıldığı, davacı alacaklı tarafından iflas dairesine sunulan alacak başvuru dilekçesinde toplam 8.141.567,25 TL için alacak başvurusunda bulunulduğu, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile davaya konu eser sözleşmesi dolayısıyla davacı tarafın müflis şirketten temerrüt tarihinden iflas tarihine kadarki dönem bakımından faiz hesaplanmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre alacak miktarının 9.706.626,92 TL olarak belirlendiği, bu haliyle davacı tarafın alacak başvuru dilekçesinde talep ettiği miktar (taleple bağlı kanılarak) bakımından iddiasını ispatladığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davacı ....'nin iflas masasının 4. Sırasına KAYIT ve KABULÜNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 38.116,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 37.501,5‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 9.790,50 TL (başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta gideri vs. olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!