Kefalet borcundan kaynaklı alacaklının borçlunun mal kaçırma iddiasıyla yaptığı gayrimenkul devirlerinin iptali talebiyle açılan davanın istinaf sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Tasarrufun iptali davasında alacaklı, borçlunun borçtan kaçınmak amacıyla gayrimenkullerini düşük bedelle üçüncü kişilere devrettiğini iddia etmiş; ilk derece mahkemesi, satış bedelleri ile rayiç değerler arasında önemli fark ve taraflar arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek ilk kararı kaldırmış, kısmen kabulle yeni bir hüküm kurulmasına karar vermiş ve bu karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E- ████████ K
    DAVA TARİHİ
    : 09.08.2016
    HÜKÜM/KARAR
    : Davanın Reddine / Yeni Hüküm Kurulmasına, Kısmen Kabule
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E- ████████ K
    Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden de davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu ...'dan kefalet borcu sebebi ile alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, takibin kesinleştiğini, borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri düşük bedel ile diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu satışlardan gelen paraları vadesi gelmiş borçlarının ödenmesinde kullandığını, müvekkilinin hem kendi adına hem de hissedarı olduğu dava dışı Tekno Bant Tic. Ltd. Şti adına 30.01.2016 ile 10.02.2016 tarihleri arasında yaklaşık olarak vadesi gelmiş olan 281.000 TL ödeme yaptığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin mal kaçırma kastının olmadığını, müvekkilinin Avcılar ilçesinde bulunan gayrimenkulü ipotek yükü ile birlikte sattığını, Trabzon ilinde bulunan taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinde satıldığını, söz konusu ödemenin ise elden nakit olarak yapıldığını, her iki gayrimenkulü alan şahıslarla müvekkilinin akrabalık bağının bulunmadığını, müvekkilinin kesinlikle alacaklılardan mal kaçırma kastının bulunmadığını, söz konusu satışlardan elde ettiği gelirleri vadesi gelmiş borçlarını ödemek üzere kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tasarrufun iptali davasının ön koşulu olan aciz vesikasının ibraz edilmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve tapu kaydına güvenerek taşınmazın rayiç değerini ödeyerek satın aldığını, müvekkilinin 2 nolu bağımsız bölüme bölüme ilişkin olarak 55.000 TL'yi nakit olarak satıcıya ödediğini, 80.000 TL ipotek bedelini üstlenmiş olduğunu, müvekkilinin gerçek bir alıcı olarak satın aldığı taşınmazın ipotek bedelini ödemeye devam ettiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    3.Davalı ...'a usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmaya katılmadığı gibi cevap dilekçesi de sunmamıştır.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemenin 23.03.2018 gün, ████████ E- ████████ K sayılı kararı ile; dava konusu İstanbul İli, Avcılar ilçesi, Cihangir Mevkii, 13391 Parselde kayıtlı ██████ arsa paylı zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümün devir tarihindeki rayiç değerinin 117.000 TL olduğu, tapudaki devir bedelinin 55.000 TL olduğu, davacı banka lehine 27.05.2013 tarihinde tesis edilmiş 175.000 TL bedelli ipotek bulunduğu, ipoteğin, satış tarihindeki muhtemel bakiye bedeli de katıldığında satış gösterilen bedelin rayiç değer civarında olduğu, bir misli fark bulunmadığı, Trabzon ili, Yomra ilçesi, Sancak Mah. 301 Ada, 1 Parselde kayıtlı ████████ arsa paylı 6. Kat 25 bağımsız bölümün ise devir tarihindeki rayiç değerinin 100.599,22 TL olduğu, tapuda gösterilen 51.000 TL lik değer ile arasında bir mislini aşan bir fark bulunmadığı, her iki taşınmaz bakımından; devir yapan davalı Haluk ile devir alan davalılar arasında arkadaşlık veya akrabalık bağı gibi organik bağların bulunduğuna dair davacı tarafından delil de sunulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu gayrımenkullerin tapuda düşük bedel ile devredildiğini, bedellerin ödendiğinin de ispat edilemediğini beyan ederek istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Trabzon'da bulunan taşınmazın dava tarihindeki değerinin 106.575,00 TL, Avcılar'daki taşınmazın değerinin ise 126.400,00 TL olarak tespit edildiğini ve bu bedel üzerinden davacı tarafa harç tamamlattırıldığını, Trabzon'daki taşınmaz yönünden müvekkili lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 11.276,00 TL, Avcılar'daki taşınmaz yönünden ise hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 12.862,00 TL (müvekkili yönünden yarısı olan 6.431,00 TL), toplamda müvekkili lehine 17.700,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 5.960,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 gün, █████████ E- ████████ K sayılı kararı ile; davacı vekilinin davalı ... yönünden istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin ...'a devredilen gayrımenkul yönünden yapılan istinaf taleplerinin ise;
    Davalı ... ile davalı (borçlu) ...'nun aynı ilçede (Trabzon-Yomra) doğmaları ve aynı ilçe nüfusuna kayıtlı olmaları, davalı ...'un davaya karşı hiçbir beyanda bulunmaması, taşınmazın, birkaç ay gibi çok kısa bir süre sonra dava dışı 4. kişiye devredilmesi, Yomra İlçesindeki dava konusu taşınmazın resmi senette devir bedeli olarak gösterilen değeri ile bilirkişi raporuyla belirlenen devir tarihindeki gerçek rayiç değeri arasındaki fark bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taşınmazın, malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı (borçlu) ... tarafından, alacaklılarına zarar verme kastıyla diğer davalı ...'a devredildiği; davalı ...'un da, davalı (borçlu) ...'nun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği ve bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu; bir başka deyişle bu taşınmazın devrine yönelik tasarruf yönünden, İİK'nın 280.maddesinde tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için aranılan tüm koşulların somut uyuşmazlıkta oluştuğu kanısına varılmıştır. Bu durumda, tasarrufun konusunu oluşturan taşınmaz yukarıda da belirtildiği üzere davalı ... tarafından, dava dışı 4.kişiye devredildiğine ve davacı tarafça dava dilekçesinde, taşınmazın 4.kişiye devredilmesi halinde nakden tazminat talep edildiğine göre, bu taşınmaz yönünden davalı (borçlu) ile davalı arasında gerçekleştirilen tasarrufun iptali ile davalı ...'un, taşınmazın devir tarihindeki gerçek rayiç değeri olan 100.599,22 TL ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kabulüne, bu gayrımenkul yönünden yeni hüküm kurulmasına,
    Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi neticesinde de; davalılar ... ve ... lehine, taşınmazın gerçek rayiç değeri olan 117.000,00 TL üzerinden hesaplanan 12.647,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı ... lehine 5.960,00 TL ve davalı ... lehine 6.400,00 TL şeklinde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı belirlenerek, istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinde dava konusu Trabzon da bulunan gayrımenkul yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, aynı ilçe nüfusuna kayıtlı olmanın iptal sebebi olmadığını, davalı ... ile aralarında herhangi bir akrabalık, arkadaşlık ilişkisi bulunmadığını, bedel farkının da bulunmadığını beyan ederek temyiz taleplerinin kabulü ile iş bu gayrımenkul yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2-Davalı ...'da temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkul ile ilgili bedel farkının bulunmadığını, akrabalık veya tanışıklık ilişkisi de olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
    2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
    3. Değerlendirme
    Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerekir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
    Somut olayda; davalı borçlu ... tarafından, adına kayıtlı Trabzon ili, Yomra İlçesi, Sancak Mahallesi, 301 ada, 1 parsel, 25 numaralı bağımsız bölümün 31.05.2015 tarihinde 51.000 TL bedelle davalı ...'a devredildiği, ... tarafından da 27.05.2016 tarihinde 81.710,00 TL bedelle dava dışı 4. kişiye devredildiği anlaşılmıştır.
    Dava konusu gayrımenkulün davalı borçlu tarafından davalı ...'a devredildiği tarihteki gerçek değeri alınan bilirkişi raporuna göre; 100.599,22 TL olarak belirlenmiş olup, İİK madde 278/2 e göre tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan fark olmadığı anlaşılmıştır.
    Her ne kadar bölge adliye mahkemesince davalı borçlu ile davalı ...'un Trabzon Yomra doğumlu olmaları, aynı ilçe nüfusuna kayıtlı olmaları, dava konusu gayrımenkulün kısa bir süre sonra da dava dışı 4.kişiye devredilmesi iptal nedeni sayılmışsa da, Yomra ilçesinin tasarruf tarihinde yaklaşık 40.000 kişilik nüfusa sahip olduğu, davalı ... ile davalı borçlunun aynı ilçede doğmuş olmaları, İİK madde 280/1 e göre davalı ...'un davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunu ispatlamayacağı, dava konusu gayrımenkulün davalı ... tarafından kısa süre sonra elden çıkarılması da kanunun aradığı iptal sebepleri arasında bulunmaması, davacı tarafından davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun somut delillerle de ispat edilememiş olmasına göre davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek davalı ... yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Değerlendirme bölümünde yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA;
    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine,HMK nun 373/2 hükmü gereğince; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!