İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin, sahte bono iddiasına dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davası ve hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddedilen taleplerin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafça, sahte olduğu iddia edilen bir senede dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi davalının senedin aslını sunamaması ve sahteliğini ispat edememesi nedeniyle asıl borçlu olduğu ileri sürülen davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermiş; ancak diğer davacı mirasçıları açısından hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; davalının, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında, müvekkillerinden ... Aleyhine █████/2019 keşide tarihli, █████/2019 vade tarihli 58.500,00TL bedelli senede dayanarak icra takibine geçtiğini, bilahare söz konusu takip kapsamında diğer müvekkili ...'e İİK 89/1, 89/2, 89/3 uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkili ...'in % 93 oranında görme engelli olması ve haciz ihbarnamelerinin 9 punto ile yazılması nedeniyle haciz ihbarnamelerinin ne olduğunun müvekkili tarafından anlaşılamadığı için itiraz edilemediğini, haciz ihbarnamelerinden sonra diğer müvekkilinin babası ...'in dosyaya borçlu olarak eklendiğini ve müvekkilinin tek varlığı olan Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Üstü Mevkii ... Parsel ... de bulunan 72 m2 büyüklüğündeki taşınmazının satışa çıkarıldığını, ilk ihale tarihinin █████/2021 olduğunu, icra takibinde asıl borçlu olarak görünen müvekkili ...'in, davalı ile hiçbir ticareti ya da alışverişinin bulunmadığını, takibe dayanak gösterilen bono niteliğinde olduğu iddia edilen belgenin sahte olduğunu, çekin; müvekkili ... tarafından ... isimli kişiye verilen bir çekin iadesine ilişkin teminat senedi niteliğinde olduğunu, ilgili senedin arkasına müvekkili ... tarafından yazılan/yazdırılan "... Nolu çeke istinaden" kaydı ile bononun arkasında yazılı çekin ... isimli kişi tarafından müvekkiline teslimi gerektiğinden ve ... tarafından borç ifa edilmediğinden ilgili senet hukuka uygun bir senet kabul edilse dahi senet bedelsiz ve meşru olmayan hamil tarafından işleme konulduğu için takibin iptalinin gerektiğini, müvekkil ...'in ve ...'in ... esas sayılı dosyada alacaklı görünen tarafa hiçbir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, % 20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davalı tarafından davacı ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile █████/2019 keşide, █████/2019 vade tarihli, keşidecisi ... olan 58.500,00 TL bedelli bonoya dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, diğer davacı müteveffa ...e de aynı takip kapsamında İcra İflas Kanunu'nun 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı ...'in yargılamanın devamında vefat ettiği, mirasçılararı ... ve ...'in mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespiti ve tesciline karar verildiği, mirası reddetmeyen diğer mirasçıların davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, davacılar ... ve ...'in davalıya herhangi bir borcu olmadığını savunduğu, takibe dayanak senedin sahte olduğunu iddia ettikleri, senette inceleme yapılmak üzere celbi için yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda bono aslının bulunmadığının bildirildiği, bunun üzerine █████/2024 tarihli celsede ispat yükü gözetilerek davalıya takip dayanağı bonoyu sunmak için verilen kesin sürede davalı taraf bonoyu icra müdürlüğüne sunduklarını bunun üzerine icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta ilgili dosyada bononun bulunmadığının belirtildiği, davalı taraf bononun sahte olmadığını ispat edemediğinden sahtelik iddiasını ikrar ettiği, bu nedenle davacı ...'in İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamındaki icra takibinde davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacılar ... ve ... yönünden yapılan incelemeye göre ilamsız icra takibinin sadece diğer davalı ...'e yönelik başlatıldığı, icra takibinde İİK'nın 89.maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle bu davacı adına kayıtlı mallara haciz konulduğu, müteveffa davacı ...'in davacı ...'e borçlu olmadığına dair bir iddianın da ileri sürülmediği dolayısıyla davanın İİK'nın 89.maddesine dayanan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, şu halde iddianın ileri sürülüş biçime de dikkati alındığında müteveffa ...'in eldeki davayı açmakta korunmaya değer bir hukuki yararın bulunmadığı, hukuki yararın varlığının dava şartı olduğu ancak eldeki davada bu dava şartının bulunmadığı anlaşılmak, bu davacılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı takip başlatmakta haksız ise de kötüniyetli başlattığının ispatlanamadığı, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; 1-Davacı ... yönünden davanın kabulü ile; davacı ...'in İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Davacılar ... ve ... (müteveffa davacı ... Mirasçıları) yönünden davanın usulden reddine, 3-Davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, davalı tarafından; davalının senetteki imzaya itirazının bulunmadığı, senedin teminat senedi olarak verildiğini savunduğu, teminat senedi olarak verildiği iddia edilen bir senedin, sahteliğinin iddia edilmesinin tarafların iradesine doğrudan etki edecek bir niteliğinin bulunmadığı, teminat için verilen senedin sahte olduğuna dair herhangi bir açık beyan bulunmadığı ve davacının kabul ettiği şekilde teminat olarak verilen bir senet üzerinden sonradan sahtecilik iddiasının ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının icra takibinden çok sonra yargılamaya konu iddialarda bulunmasının iyi niyetli olmadığı, davacının senedin teminat senedi olduğunu beyan etmesi karşısında senet üzerinde inceleme yapılmasına hukuken gerek bulunmadığı, bu yöndeki mahkemenin talebinin ve bu talebe dayanarak verdiği red kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir. Dava; davacı ... yönünden İİK'nın 72.maddesi kapsamında menfi tespit, vefat eden davacı ... yönünden ise İİK'nın 89.maddesi kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davalının icra takibine konu alacağını ispatlayamaması nedeniyle davacı ...'in davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir hata olmamasına göre, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik olarak davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.996,14-TL harçtan peşin yatırılan 999,10-TL harcın düşümü ile bakiye 2.997,04 -TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!