Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/3934 E., 2025/4095 K. sayılı kararında, sanığa tebliğ eksikliği nedeniyle temyiz talebinin reddini kaldırarak, yetersiz delilden terör örgütüne yardım suçundan beraate hükmetti.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf tarafından onanmasının ardından, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddedilmesi kararı, temyize konu kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği ve yeni müdafi tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından kaldırılmış; yapılan esasa ilişkin incelemede ise, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, örgütle iltisaklı derneklerdeki üyeliği ve bankacılık işlemleri sebebiyle terör örgütüne yardım etme kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek mahkumiyet kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ::Ceza Dairesi
SAYISI
:███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
:İstanbul 26. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ██████ E., ████████ K.SUÇ
:Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
:1- TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 62, 53/1,2,3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi2- 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek kararTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
:Ek kararın onanmasıİstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı kararında istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin 25.09.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süreden sonra 04.11.2021 tarihinde temyiz ettiği,Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 04.11.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı ek kararında 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanık müdafiinin 04.11.2021 tarihli ek kararı temyiz talebi üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli ████████ Esas ████████ sayılı Kararında belirtildiği üzere, temyize konu kararın ayrıca sanığa tebliğinin gerekli olması ve dosya içeriğine göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin anılan kararının sanığa tebliğ edilmediği, sanığın kararın süresinde temyiz edilmediğini öğrenmesi üzerine 06.12.2021 tarihinde müdafiini azlettiği, yeni müdafiinin 15.11.2022 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu ve temyiz kanun yolu başvurusunun süresinde yapıldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin 04.11.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, örgütle iltisaklı derneklerde yönetim kurulu üyesi olması ve aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.