6136 sayılı yasaya aykırılık suçunda sanığın istinabe yoluyla savunmasının alınmasının savunma hakkı kısıtlaması olmadığına ancak hükümdeki TCK 53. madde uygulamasında düzeltme yapılması gerektiğine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan yargılanan ve başka bir suçtan tutuklu olan sanığın istinabe yoluyla savunmasının alınmasının ve duruşmadan vareste tutulma talebiyle birlikte son oturuma getirilmemesinin, yargılamaya konu suçun ceza alt sınırının beş yıldan az olması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmediği; öte yandan, hükümlülük kararında 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinin uygulanmasında altsoy üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar, diğer haklardan yoksunluğun ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesi gerekirken yanlış düzenleme yapıldığı tespit edildiğinden, yerel mahkeme hükmünün bu eksiklik giderilerek düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
    HÜKÜM
    : Hükümlülük ve müsadere
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2011 tarih, ████████-241 sayılı kararı uyarınca, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde düzenlenen ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan yargılanan ve davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan tutuklu olan sanığın, istinabe suretiyle Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesince sorgusu yapılırken ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmadığı, duruşmadan vareste tutulmayı talep ettiği ve yargılamaya konu suç için yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanığın savunmasının istinabe yoluyla alınması ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturuma getirtilmeden karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığından tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
    Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
    5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!