Ekskavatör altında meydana gelen iş kazası neticesinde yaşamını yitiren işçinin mirasçılarının maddi tazminat davasında istinaf sonrası temyiz incelemesi.
Özet: İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında, davacının babasının 2014 yılında ekskavatörle meydana gelen ölümcül bir iş kazasında hayatını kaybetmesi üzerine açılan davada, işverenin %70 kusurlu olduğu tespit edilmiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek davacıya 483.718,96 TL maddi tazminat ödenmesine karar vermiş, davalıların karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da esastan reddedilerek karar onanmıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bartın 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 28.09.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan iddiaları kabul etmediklerini, ... işçinin müvekkili şirkete ait ... Şantiyesinde beden işçisi olarak tünelde çalışmakta iken mütevvefa işçinin dikkatsizliğinden kaynaklanan sebeplerle ekskavatörün önüne geçmiş olup, ekskavatörün altında kalarak hayatını kaybettiğini, yaşanan bu iş kazası sonrası açılan ceza dosyasında ve SGK teftiş raporundan da görüleceği üzere iş mütevvefanın gerekli özeni göstermemesi sebebiyle iş kazası olduğu tutanaklara geçtiğini, bu sebeple müvekkili şirketler aleyhine bu kaza ile ilgili kusurlu atfedilmesi mümkün olmadığını, ayrıca iddia edilen olayda nedensellik bağı bulunmadığından müvekkillerine kusur yüklenemeyeceğini, bu sebeple kusuru bulunmayan tarafa tazminat yüklenmesi hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmadığını, yasa gereği meydana gelen olaydan müvekkillerinin sorumlu tutulabilmesi için iş kazasında kusuru bulunmasının gerektiğini, dava konusu olay da ise ... işçinin uykusunda öldüğünün açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 483.718,96 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiğini ve hak ihlali oluştuğunu, kusur raporu dahi alınmadığını, aylık ücret miktarının nasıl belirlendiğine, kusurun işçiye ait olup olmadığına, müteveffanın eşinin evli olup olmadığına, maddi yardımının olup olmadığına dair araştırma yapılmadığını, raporda belirlenen oranın neye göre belirlendiğinin gerekçelendirilmediğini, henüz SGK müfettiş raporunun hazır olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatını şartları açısından uygun illiyet bağının bulunup araştırılmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesi hükmüne göre hesabın hatalı olduğunu, destek gören çocuk açısından bakım ihtiyaç sürelerinin hatalı belirlendiğini, kazazedenin askerlik süresinde geçireceği sürenin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, emsal ücretin ve davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, işverenin kastı ve ağır ihmali bulunmadığından tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının babası ... işçi ...'ın davalılar iş ortaklığının yüklendiği hızlı tren alt yapı inşaat sırasında vardiya çavuşu olarak çalıştığı, kazanın olduğu 28.09.2014 tarihinde ekskavatör operatörü ... ekskavatörün içindeyken yanına giderek yapılacak işi tarif ettiği ve akabinde ekskavatörün arka tarafına geçtiği, kendisini görmeyen işçi ...'nın ... işçiyi ekskavatörün paletleriyle üzerinden geçerek ölümüne sebebiyet verdiği, ...'nın Geyve Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E.-████████ K. sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün 17.11.2016 tarihinde kesinleştiği, Ankara 4. İş Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamının incelenmesi ile ...'ın annesi ve ağabeyi tarafından tazminat davası açıldığı, dava konusunun ...'ın 28.09.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde hayatını kaybetmesi nedeniyle açılan manevi tazminat davası olduğu, bu dosya kapsamında aldırılan 12.08.2017 tarihli kusur heyet raporunda; davalılardan oluşan iş ortaklığının %70, ölen işçinin %20, ekskavatör operatörü işçinin %10 kusurlu olduklarının tespit edildiği, Ankara 4. İş Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi bakımından ilgili dosyanın aynı iş kazasına ilişkin tazminat dosyası olması ve davalısının aynı olması nedeniyle hükme esas alınmasında sakınca bulunmadığının anlaşıldığı, işçinin geliri, iş görebilirlik çağı, kusur oranları, bağlanan ilk peşin sermaye değeri gibi tüm verilere göre yapılan maddi tazminat hesaplamasında hata bulunmadığı, 60 yaş sonrası için yapılan hesaplama ile SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek miktarın tazminattan mahsup edilmesinde hata bulunmadığı, hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına ve dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.