Kooperatif yöneticilerinin zimmetten mahkumiyetinin görevi kötüye kullanmaya çevrilerek, dava zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi.
Özet: Temyiz mercii, yerel mahkemenin zincirleme basit zimmetten verdiği mahkumiyet kararını, sanıkların kooperatif işlerine fiilen karışmaması ve yönetim kurulu kararı olmaksızın sözlü bağış yapılması şeklindeki eylemlerini icrai görevi kötüye kullanma olarak yeniden nitelendirerek bozmuş ve bu suç için geçerli olan 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımının suç tarihi itibarıyla dolması nedeniyle sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine hükmetmiştir.
5. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    SUÇTAN ZARAR GÖREN
    : Hazine
    SUÇ
    : Nitelikli zimmet
    HÜKÜM
    : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanıklar hakkındaki hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
    Sanık ...'ın kooperatifin parasal işleriyle fiilen ilgilenmemesi ve diğer sanıkların da yazılı bir yönetim kurulu kararı almaksızın sözlü olarak kooperatif üyelerine yardım maksadıyla dava konusu eşyaları bağışlamaları şeklinde sübut bulan eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 20.03.2006 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!