İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Trafik Kazası Sonucu Yolcu Ölümü Sebebiyle Sigorta Şirketine Karşı Açılan Destekten Yoksun Kalma Maddi Tazminat Davası.
Özet: Bu dava, trafik kazasında yolcu olarak hayatını kaybeden çocuklarının desteğinden yoksun kalan anne ve babanın, kazaya karışan ve davalı şirketçe zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesiyle sigortalı aracın kusurlu sürücüsü nedeniyle uğradıkları zararın tazmini amacıyla açtıkları belirsiz alacak davası olup, davacılar başlangıçta 1.000 TL talep ederken ıslah ile bu miktarı 1.200.000 TLye çıkarmış, davalı ise talebin haksız olduğunu, belirsiz alacak niteliği taşımadığını, sigorta şirketi nezdinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sürücü kimliğinin belirsiz olduğunu, poliçe limitleri ve kusur oranları ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu ve "hatır taşıması" indirimi uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin müşterek çocuğu ----- ili --- ilçesinden 11.06.2023 tarihinde -- ilçesi istikametinde sürücüsünün ---- olduğu ve yine müvekkilin yolcu olarak arka koltuğun- neticesinde hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağınd----- plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu gereği kusurlu olduğunu, mütevaffa ----- kusursuz olduğunu, vefatı sebebiyle geriye anne ve babası ---- ve----- mirasçı olarak kaldıklarını, ----- plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, ölen ---- desteğinden yoksun kalan müvekkillerinin maddi zararlarının karşılama sorumluluğu doğduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkillerinin destekten yoksun kalmaları sebebiyle maddi tazminatlarını karşılaması için başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını beyan ederek, davalının belirtilen sigorta poliçesi açısından, poliçelerdeki limitler dahilinde, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin 11.06.2023 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talepler olduğunu, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca iş bu davadan önce müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru olmadığını, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek, davanın ----- ihbar edilmesine ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunana HMK 61 vd. maddeleri uyarınca tebligat yapılmış, ihbar olunan tarafından dosyaya herhangi bir beyan dilekçesi sunulmamıştır.
Davacılar vekili 01.07.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Talep artırım dilekçeleri taleplerinin kabulü ile 1.000,00 TL olarak talep ettikleri müvekkilleri için destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini arttırarak (artırılan miktar 1.199.000,00 TL) 1.200.000,00 TL'nin (anne için 670.848,31 TL, baba için 529.151,68 TL) ödenmesi şeklinde arttırdıklarını, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı veklili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan davaya ilişkin trafik kaza tutanağında sürücünün dava dışı ----- olduğu belirtilmiş ise de söz konusu tespitin tamamen beyana dayalı olduğunu, savcılık evrakları ile de sabit olduğu şekilde, kaza sonucu vefat eden şahısların yaklaşık 20 metre ileride dere içinde bulunduğunu, öncelikle davaya konu aracın sürücüsünün kimliği tespit edilmesi gerektiğini, rapora ve talep arttırımına bu yönüyle itiraz ettiklerini, poliçede taraf olan isleten (sigortalı) ya da işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda, ölen kişi üçüncü kisi sayılmayacağı için desteginden yoksun kalanların zararından sigortacının sorumlu olmayacağını, müvekkili şirket aleyhine tazminat hesaplaması yapılması halinde, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- CBS'ye yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
SGK'ya yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır.
İlgili Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:
Dava, 11.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı aracın kaza yapması sonucu, araçta yolcu konumunda bulunan davacıların murisi müteveffa ----- vefat etmesi sebebiyle, müteveffanın annesi ve babası olan davacılar yönünden, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat davası davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nın 53. maddesi (818 sayılı BK 45. maddesi) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın sağlığında elde ettiği net gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
SGK'ya yazılan yazıya verilen cevapta, müteveffaya ve davacılara ait hizmet dökümü gönderilmiş, rücuya dair herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir.
---- yazılan yazıya verilen cevapta, ------ plaka sayılı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyasının bir örneği gönderilmiş, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 10.06.2024 tarihli rapora göre, ----- plakalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 asli kusurlu olduğu, yolcu konumunda olan müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaza sebebiyle müteveffanın annesi ve babasının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları, yapılacak hesaplamada, Karayolları Trafik Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ---- Gazetede yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde ---- Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan Yargıtay --- Hukuk Dairesinin----- sayılı ilamları da dikkate alınarak ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluk limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, yapılan hesaplamaya ve garamaten paylaştırmaya göre, davacı---- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 670.848,31 TL olduğu, davacı ----- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 529.151,68 TL olduğu rapor edilmiş olup, davalı tarafça sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişi heyetinin ek rapordaki görüş ve kanaatinin kök rapordaki ile aynı olduğu, ayrıca hatır taşıması hususunun takdirinin Mahkemede olduğu rapor edilmiştir.
Müteveffa ----- vefatı sebebiyle annesi ve babası olan davacılar ---- ve ----- müteveffanın desteğinden yoksun kaldığının kabulü gerekmiş olup, davalı sigorta şirketi 2918 sayılı KTK'nın 97 ve devamı maddelerine göre sorumlu kabul edilmiştir.
Davacılar vekili, 01.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile anne---- için 670.848,31 TL, baba ----- için 529.151,68 TL maddi tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih, ---- esas ---- karar sayılı ilamında: "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır. ...
Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı, yine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ilgili bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yapılması gerekirken, toplam olarak %40 oranı üzerinden yapılarak davacılar aleyhine durum yaratıldığı anlaşılmaktadır" belirtilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay -----Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih, ---- esas ----- karar sayılı ilamı).
Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ----- sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle █████/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davacı tarafça ıslah ile birlikte, anne ----- için 670.848,31 TL, baba ----- için 529.151,68 TL talep edilmiş ise de, davalı tarafça hatır indirimi yapılmasının talep edildiği, müteveffanın yolcu olarak taşınmasının hatır taşımacılığı kapsamında olduğu ve anılan içtihatlar uyarınca hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği anlaşıldığından, yerleşik içtihatlar uyarınca, %20 hatır taşımacılığı indirimi yapılmak suretiyle davacı anne ----- destekten yoksun kalma tazminatının 536.678,65 TL, baba ----- destekten yoksun kalma tazminatının 423.321,34 TL olduğu kabul edilmiş, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan KTK'nın 97. maddesine göre sigorta şirketinin temerrüdü kendisine müracaat tarihinden sekiz iş günü sonra başlayacağından temerrüt tarihi 02.10.2023 tarihi olarak kabul edilmiştir. Ayrıca yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp motosiklet olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile toplam 959.999,99 TL'den;
-536.678,65 TL'nin 02.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ----- verilmesine,
-423.321,34 TL'nin 02.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ----- verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 65.577,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcı ile 4.100,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 4.369,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.207,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan peşin alınan 269,85 TL harcı ile 4.100,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 4.369,85 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 336,75 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.706,60 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 8.565,28 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.560,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 640,00 TL'sinin davacılardan müştereken tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 84.501,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ---- verilmesine,
6-Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 67.498,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı------ verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ------ tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!